Tarihe göre süzülmüş ögeler: Pazartesi, 04 Kasım 2019 - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber
Pazartesi, 04 Kasım 2019 16:28

05 Kasım 2019 - Salı - Burdur Gazetesi

05 Kasım 2019 - Salı - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv

Burdur’da 3 gündür kayıp olan yönetmen Mehmet Şafak Türkel, son yolculuğuna uğurlandı.

Gazetemiz Muhabiri ve eski Yazı İşleri Müdürümüz Hasan Türkel’in oğlu Merhum Yönetmen Mehmet Şafak Türkel ‘in cenazesi öğle namazına müteakip Burdur Ulu Camii’nden kaldırıldı.

Cenazeye, Vali Yardımcısı Ali Nazım Balcıoğlu, Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, CHP İl Başkanı İzzet Akbulut, BUTSO Başkanı Yusuf Keyik, Sanatçı Sümer Ezgü, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, siyasi partilerin temsilcileri, kurum müdürleri, basın mensupları, sevenleri ve meslektaşları katıldı.

Kılınan cenaze namazının ardından Mehmet Şafak Türkel’in cenazesi Sultandere Mezarlığına defnedildi.

Bizde Burdur Gazetesi ailesi olarak Yönetmen Şafak Türkel’e Allah’tan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabırlar diliyoruz. 

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Bedesten Çarşı’da yapılan çalışmaları gazetemize anlattı. 

 

Bedesten Çarşı gündeme geldiğinden bugüne kadar gerek proje süreci gerekse proje süreci boyunca sorunlar arasındaydı. Bunun ardından Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Bedesten Çarşı ile ilgili ihale sürecini başlattığını çarşı esnafıyla yaptığı toplantıda söylemişti. 

Bedesten Çarşı’da birtakım eksikliklerin giderilmesi için geçtiğimiz aylarda ihaleye çıkıldı. İhaleye çıkan firmaya yer tesliminin yapılmasının ardından Bedesten Çarşı’da tadilat başladı. Yapılar çalışmalar neticesinde Bedesten Çarşı’nın ve bodrum katındaki otoparkın su izolasyonu bitirilmiş, ortadaki boş alanın üstü kapatılarak kafeteryaya çevrildi. 

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, çalışmaların en kısa sürede bitirileceğini aktararak Bedesten Çarşı’daki sorunların tekrar yaşanmayacağını söylediğini ifade etti.  

Belediye Başkanı Ali Orkun Bedesten Çarşı konusuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada;

“Bedesten Çarşı çalışmalarında sona geliyoruz. Bedesten Çarşısı’nı yeni yüzüyle, yeni haliyle yalıtımı, izolasyonu bitirilmiş, oradaki esnaf arkadaşlarımızın bütün dertleri, sorunları giderilmiş, bodrum katındaki otoparkın su izolasyonu bitirilmiş ve ortadaki boş alanında üstü kapatılarak oraya bir kafeterya yapılmış ve vatandaşımızın kısmen serin, kışın da dış mekandan kurtarıldığı ferah, ışıklı ve sıcak bir ortamı birkaç gün sonra Burdur halkına armağan etmiş olacağız. 

Bedesten Çarşı’daki esnaf, 5 yıllık bir eziyetin ardından tedirginlikleri büyük ölçüde giderilmiş, bizlere teşekkür eden ama geride kalan 5 yıl içerisinde yaşadığı zorlukları da zaman zaman ifade eden, bunları bir daha yaşamak istemediğini ifade eden bizlerinde onlara verdiği cevap olarak yaptığımız ince, titiz ve sık dokuyarak ürettiğimiz çalışmanın neticesinde o bölgede artık o esnafımızın o sorunları yaşamayacağını ifade ettik. Zaten şimdiden de görmeye başladılar. Ne yağan yağmurda ne de kapılarını kapattıklarında izolasyonla ilgili sorun yaşamadıklarını kendileride ifade ediyorlar. Sabırları için kendilerine teşekkür ediyorum. Biz hukuki bir süreci yürütmeye çalıştık. Orada mümkün olduğu kadar esnafımızın mağduriyetinin giderilmesini bu kaynaklarını daha önce kullananlardan sağlamak ya da düzeltilmesini zorlayarak çaba sarf ettik. Ama malesef istediğimiz gibi olmadı. Sonunda kendimiz işe el attık. Burdur Belediyesi olarak yeni bir ihale ile Bedesten Çarşısı’nı halkımızın hizmetine sunuyoruz.” bilgisi verdi.

Hatice Dursun  

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

Eski Sayıştay Daire Başkanı Ali Serdar, gazetemiz muhabiri ve eski yazı işleri müdürümüz Hasan Türkel’in oğlu Yönetmen Mehmet Şafak Türkel’in acı haberinin ardından bir yazı kaleme aldı. 

 

Eski Daire Başkanı Serdar yazısında;

“1981 yılında Burdur’da doğan Mehmet Şafak Türkel, Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema-Televizyon Bölümünü bitirdi.

Sinema, video, araştırmacı ve yönetmen olarak sanat dünyasında yer aldı.

Canlı performanslara video çalışmalarına ilk olarak 2001-2002 sanat sezonunda Uğur Seyrek’in koreografisini yaptığı “Mavi Gözlü Dev” adlı neo-klasik bale eseriyle başlamıştır. Ardından Tamer Levent’in “Yaşamaya Dair”, Yasemin Altıoklar’ın “Nazımla Dans”, Uğur Seyrek’in “Kimlikler”, “İçgüdü”, Cüneyt Çalışkur’un “Gorgon’un Armağanı” adlı Bale, Modern Dans ve Tiyatro eserlerinin video tasarımlarını yapmıştır. 

D.O.B Genel Müdürlüğünde Modern Dans Topluluğu ile yerleşik olarak çalışmalarını sürdüren Şafak Türkel son olarak 2004-2005 sanat sezonunda Julian Moss’un MDT repertuarına kazandırdığı “İddialı Danslar”, Bürge Öztürk’ün koreoğrafisi yaptığı “Control”, Mehmet Balkan’ın “Don Quijote” ve “Karışık Hisler” adlı klasik ve modern ve son olarak Uğur Seyrek’in Antalya Devlet Balesi için hazırladığı “Kontrast” adlı modern eserlerin video tasarımını yapmıştır. İngiltere, Almanya, Kore, Yunanistan, Makedonya, Gürcistan, Fas ve Türkiye sahnelerinde video performanslar sergilemiş festival ve bienallere katılmış, dans ve  video konulu seminerler vermiştir.

‘Burdur da İlköğretim’ Yazılı Araştırması ile 1998 yılında Tarih Vakfı Liseli Gözüyle Cumhuriyet Yerel Tarih Yarışması, Jüri Özel Ödülü aldı.

2012 de Meriç Sümen’in “Tutku”, 2013 de “Göle Yas” belgesel filmlerinin;  2002 de “Fırtına”,  “anısına”ve “Nefis Nefs” 2004 de “Neden” ve “”Bir Düş”, 2005 de “Sadece Kahve” 2007 de “Kuğu” 2009 da “Ayna ve Bar” ve   “Kusursuz İnsan”. 2011 de “TEK nefes”, 2012 de “Bodrum Rüyası” 2013 de“Uğurlama”, 2014 de “Veda”, 2015 de “Forewell” kısa filmlerin  yönetmenliğini yapmıştır.

2001 yılından itibaren otuzdan fazla bale, modern dans ve tiyatro eserinin video tasarımını yapmıştır. Yönetmen olarak 20’den fazla dans filmi, kısa film ve belgesel film çekmiş, yerli ve yabancı festivallere katılmış ve ödüller almıştır.

Görüldüğü gibi Şafak Türkel, sanat yaşamına hızlı bir gitiş yapmış video düzenlemeleri ve yönetmen olarak çok sayıda eserler kazandırmıştır. Ulusal ve uluslarası arenada kendini göstermiş, deyim yerindeyse kanıtlamıştır. Bu yönüyle Burdur’umuzun gurur kaynağı olmuştur.

Google’de 175.000 Sonuç

Sevgili Şafağın ne denli bir önemli sanatçı olduğunun bir başka kanıtı, Google’da araştırma yaparken gördüm. Mehmet Şafak Türkel için Google’da 15 sahifede 175.000 bulguya rastladım. Bu azımsanacak bir sonuç değildir. Başka bir Burdurlu hemşerimizin bu ölçüde bir sonuca rastlayamayacağımızı düşünüyorum

GÖL YOKSA BURDUR YOK

Sevgili Şafağı Burdur Gölü için kollarını sıvadığı 2014 yılında tanıdım. İstanbul’da yaşayan Şafak Burdur Gölü için Ankara’da da karargâh kurdu. Sık sık geldi. Birkaç kez odamda misafir ettim. Çalışmaları için fikir teatisinde bulunduk. Katkı istedi. Ben de bütün uğraşısına elimden geldiğince yardımcı oldum. CHP Genel Başkanı arkadaşım Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmesini ve röportaj yapmasını sağladım. Göl için etkinliklere katılacak Hacettepe Üniversitesindeki sanatçıları Burdur’a toplu olarak ulaşımlarını sağlamak üzere Çankaya Belediyesi’nden otobüs temin ettik.

Sevgili Şafağın Projelerine Belediye Başkanımız Ali Orkun Ercengiz de sürekli destek oldu.

Belirttiğim gibi Şafak Kardeşimi Burdur Gölü için çırpınırken tanıdım. Bitmez tükenmez bir enerjisi ve geniş bir sanatçı çevresi vardı. Bu enerjisiyle onlarca sanatçı dostunu Burdur Gölüne dikkat çekmek için seferber etti. Burdur’a getirerek Lisinia Doğal Yaşam Merkezi, Burdur Gölü ve Makü Konferans salonunda; dans, müzik, panel vb. sanatsal ağırlıklı etkinlikler düzenledi.

Google’da yaptığım araştırmada özetle aşağıdaki sonuçları buldum.

Göle Yas Belgeseli

Şafak Türel’in Burdur Gölünün kurtarılması için kalıcı bir esere imza attı. Göle Yas belgesel filmini yaptı, yönetti.

Doğduğum göl kuruyor, o kurumasın diye bir film çekmek istiyorum” diyerek 2 yıl önce Burdur’a gelen Yönetmen Şafak Türkel’in hazırladığı Göle Yas Belgeseli’ne Burdur Gölü ev sahipliği yaptı. Burdur Belediyesi’nin organizasyonuyla Halk Plajı’nda düzenlenen Burdur Galası’nda Hacı Ali Yılmaz, Selva Erdener ve Sümer Ezgü sahne alarak, şarkılarını Burdur Gölü için seslendirdiler.

Yıllardır uzak kaldığı eski bir dostunu, kurumakta olan Burdur Gölü’nü kurtarmak için, sanatçı dostlarıyla göle geri dönen ısrarcı bir yönetmenin umudu Göle Yas… Film 15 yıl önce sinema okumak için Burdur’dan ayrılan Mehmet Şafak Türkel’in 15 yıl sonra doğduğu gölü kurtarmak, sularında büyüdüğü kırgın dostunun kurumasını önlemek için dostlarıyla verdiği 15 aylık mücadeleyi anlatıyor. Bir belgesel film kurumakta olan bir gölü kurtarabilir.

Dansçı ve Kareograf Ziya Azazi Göl Üstünde Dans Etti

Projeye destek veren dansçı ve koreograf Ziya Azazi, göl içinde kurulan sahnede dans ederken sanatçı Sümer Ezgü de 3 telli curasıyla ‘Gurbet Havası’nı seslendirdi.

Burdurlu Sanatçı Sümer Ezgü’den Projeye Tam Destek

TÜRK Halk Müziği’nin Burdurlu sanatçısı Sümer Ezgü, son dönemde su kapasitesinin önemli bir bölümünü kaybeden Burdur Gölü’ne dikkati çekmek için ‘Su Gelir Güldür Güldür’ türküsüne göl kıyısında klip çekti.

Sanatçı Sümer Ezgü, geçen yıl piyasaya çıkan ‘Hakiki Ankara Havaları’ adlı albümünün ikinci klibini ‘Su Gelir Güldür Güldür’ türküsüne çekti. Yönetmenliğini Şafak Türkel’in yaptığı klibin çekimleri, kuruma tehlikesiyle karşı karşıya olan Burdur Gölü kıyısında yapıldı.

Projeye katkıda bulunan Sümer Ezgü bu doğal felaketin yalnız gölü değil, tüm çevresini de etkileyeceğini belirtmiş. Bir kültürel mirasın da tehdit altında olduğu kesin. Bölge insanının ve bilhassa çocukların konuya hassasiyetlerini artırmak için onları çalışmalarına dahil eden Şafak Türkel daha önceki yapımlarından edindiği tecrübeyle belgeselde dansa da önemli bir rol veriyor. 

Projeye katkıda bulunan Sümer Ezgü bu doğal felaketin yalnız gölü değil, tüm çevresini de etkileyeceğini belirtmiş. Bir kültürel mirasın da tehdit altında olduğu kesin. Bölge insanının ve bilhassa çocukların konuya hassasiyetlerini artırmak için onları çalışmalarına dahil eden Şafak Türkel daha önceki yapımlarından edindiği tecrübeyle belgeselde dansa da önemli bir rol veriyor. 

İbretlik Bir Etkinlik, SU ORUCU

Göl kıyısında yapılan etkinliklerin en ilginci “Su Orucu” gelir.

Burdur Gölü’nün kurumasıyla birlikte Burdur Gölü havzasında tarım yapılamayacak. İçme suları tükenecek ve hatta tüm dünyadaki temiz su kaynaklarının tükenişine ve milyonlarca insanı bekleyen susuzluğa şahit olacağız” dedi. ‘Susuzluğu test edeceğiz’ Buluşmaya çok sayıda sanatçının da destek verdiğini ifade eden Göle Hayat Derneği Başkanı, Yönetmen Mehmet Şafak Türkel ise “Biz tutacağımız bu iki günlük yasın yalnızca şehir sınırlarını değil ülke sınırlarını da aşacak bir toplu uyanışı tetiklemesini hedefliyoruz. Bir günlüğüne de olsa susuzluğu anlamak için susuz kalmayı deneyimleyelim istiyoruz. Yalnızca su içmemek değil, evinizde, tarlanızda, mutfağınızda yani yaşamınızın her anında su kullanmamak için çaba gösterin. Ve bu su orucunu kendinize zarar vermeyecek sınıra kadar sürdürün. 1 saat de olsa 24 saat de olsa susuzluğu tecrübe edin” diye konuştu. 

Susuzluğu su orucu ile anlayın

Göle Hayat Derneği Başkanı, Yönetmen Mehmet Şafak Türkel, susuzluğa dikkat çekerek, “Biz tutacağımız bu iki günlük yasın yalnızca şehir sınırlarını değil ülke sınırlarını da aşacak bir toplu uyanışı tetiklemesini hedefliyoruz. Bir günlüğüne de olsa susuzluğu anlamak için susuz kalmayı deneyimleyelim istiyoruz. Yalnızca su içmemek değil, evinizde, tarlanızda, mutfağınızda yani hayatınızın her anında su kullanmamak için çaba gösterin. Ve bu su orucunu kendinize zarar vermeyecek sınıra kadar sürdürün. 1 saat de olsa 24 saat de olsa susuzluğu tecrübe edin” diye konuştu.

27 Eylül 2014’te proje kapsamında gerçekleşen Su Orucu kampanyası büyük ses getiren ve tüm Türkiye’den destek gören filmin ilk gösterimi, 10 Mayıs Pazar Saat 15.00 ‘te Harbiye TRT Radyo Evi’nde yapılacak. Gösterimin başında besteci Turgay Erdener ve şair Gonca Özmen’in Burdur Gölü için besteledikleri iki şarkı; projeye destek veren sanatçılar Selva Erdener, Dilek Türkan, Görkem Ezgi Yıldırım ve İbrahim Yazıcı tarafından seslendirilecek. Gösterim sonrası yönetmenle söyleşi de gerçekleştirildi.

Tehlike çanları

Burdur Gölü’nü kurtarmak için yürütülen süreci konu alan belgesel filmin yönetmeni Türkel, bu sonuçtan büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Dünyada ‘Burduricus’ olarak adlandırılan balık türünün tek yaşam alanı olarak bilinen Burdur Gölü, bilinçsiz sulama ve buharlaşma nedeniyle hızla yok oluyor. 4.3 milyar ton su varlığının her yıl 330 milyon tonunu bu nedenlerle kaybeden ve 20 yıl sonra tamamen yok olacağı öngörülen göl için tehlike çanları çalıyor.

Göle Yas Belgeseli Ulusal ve Uluslararası Yarışmalarda Boy Gösterdi

Göle Yas Belgesel Filmi “Sürdürülebilir Yaşam Film Festivalinde gösterime girdi.

Göle Yas, TRT Belgesel Yarışmasına katıldı ve finale kaldı. 

“Göle Yas, - Songs for the Lake” elgesel filmi 6-9 Ekim’de Avusturya’da 15’incisi düzenlenecek ‘Innsbruck Çevre Filmleri Festivali’ne başvuran 552 film arasında ilk 11’de finale kaldı

Göle Yas-Songs for the Lake’ belgesel filmi 6-9 Ekim’de Avusturya’da 15’incisi düzenlenecek ‘Innsbruck Çevre Filmleri Festivali’ne başvuran 552 film arasında ilk 11’de finale kaldı.

Su kapasitesinin 3’te 1’ini son 35 yılda kaybeden, her yıl 330 milyon ton suyun yok olduğu Burdur Gölü’nün korunması amacıyla geçen yıl 27 Eylül’deki Su Orucu ve Göle Yas etkinlikleri kapsamında hazırlanan ‘Göle Yas’ isimli belgesel, uluslararası bir başarı elde etti. Yönetmenliğini Mehmet Şafak Türkel’in yaptığı ‘Göle Yas-Songs for the Lake’ belgesel filmi 6-9 Ekim’de Avusturya’da 15’incisi düzenlenecek Innsbruck Çevre Filmleri Festivali’ne başvuran 552 film arasında ilk 11’de finale kaldı.

Burdur Gölü’nü kurtarmak için yürütülen süreci konu alan belgesel filmin yönetmeni Türkel, bu sonuçtan büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Burdur Gölü için verilen sözler tutulmadan, dünyanın sayılı göllerinden olan Salda Gölü için de tehlike çanlarının çalmaya başladığına dikkati çeken Türkel, “Salda Gölü’nün dışarıdan gelen tek su kaynağının önüne sulama barajı yapmak büyük vicdansızlık olur” dedi.

ACI AMA ÇOK ACI BİR KAYIP

Yukarıda özetlemeye çalıştığımız gibi, Burdur olarak çok önemli bir değerini yitirmiştir. Acımız büyüktür. Daha yapacak çok önemli işlerin vardı. Yapardın da. Yapacakların eksik kaldı. Yapacaklarından mahrum kaldık.

Kederli ailesine özellikle gazeteci babası Hasan Türker’e, Burdurlu hemşerilerime  baş sağlığı diliyorum.

Sevgili Şafak Kardeşim,  ışıklar içinde uyu.”

Yayınlandığı Kategori Manşet

Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nca Ticaret ve Sanayi Odası’nda ‘e-Dönüşüm Süreci’ konulu seminer düzenlendi. Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Serkan Vurgun’un konuşmasının ardından ‘e-Dönüşüm Süreci’ ile ilgili sunum yapıldı.  

Uzun zamandır taslak olarak yayınlanan ve yasalaşması beklenen VUK 509 Sayılı tebliğ ile Elktronik Defter Genel Tebliği’nde değişiklik yapılamasına dair tebliğ 19 Ekim’de Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi.  

19.10.2019 tarihli ve 30923 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3 Sıra No.lu Elektronik Defter Genel Tebliği (Sıra No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile;

e-Fatura uygulamasına geçme zorunluluğu bulunan mükellefler aynı zamanda e-Defter uygulamasına da geçmek zorunda olacak. Bu mükellefler faturalarını ve defterlerini kağıt ortam yerine elektronik ortamda düzenleyip, muhafaza ve ibraz edecekler.

Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Serkan Vurgun konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada;

“Günümüzde küreselleşme ile birlikte, bilişim ve teknoloji alanında ortaya çıkan yenilikler, değişen müşteri beklentileri ve her alanda artan rekabet, işletmeleri daha rasyonel çalışmaya zorlamış ve birçok iş kolunda işlerin bilgisayar ortamına taşınmasına neden olmuştur.  Bugün her alanda olduğu gibi ticari hayatta da e- dönüşüm süreci başlamıştır. Mali konularda elde düzenlenen faturalar, irsaliyeler gibi birçok işlemler artık internet ortamında bilgisayarlarda düzenlenecek ve bu durum ise işletme muhasebesini yakından ilgilendirmektedir.

Vergi Usul Kanunu uyarınca elektronik uygulamalara ( e- fatura, e- defter, e-arşiv fatura, e-sevk irsaliyesi, e-serbest meslek makbuzu, e- müstahsil makbuzu, e- bilet ) gibi uygulamalara geçiş sürelerinde, zorunluluk kapsamlarında ve belge türlerinde çok önemli değişiklikler yapılmıştır.

Bu değişiklikler vergi mükelleflerinin belge düzeni iş ve işleyiş sistemlerinde önemli değişimlerin yaşanmasını, vergi ve muhasebe süreçlerinin daha hızlı bir şekilde elektronik ortama taşınmasını beraberinde getirmektedir.

Vergi mükelleflerinin yapılan mevzuat değişikliklerine uyum sağlamaması halinde cezalar ile karşı karşıya kalacakları da bu tebliğde açıklanmıştır.

Vergi mükelleflerinin bu değişikliklere uyum sağlayabilmeleri için, geçiş sürelerine uygun bir şekilde alt yapı personel temini, sisteme başvuru, mali mühür, yazılım ve entegratör temini gibi çalışmalarını yapmaları gerekmektedir.

2018 hesap dönemi brüt satış hasılatı 10 Milyon TL ve üzeri olan mükellefler 1/1/2020 tarihinden itibaren, 

2018 veya 2019 hesap dönemleri brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafı iş hasılatı) 5 Milyon TL ve üzeri olan mükellefler1/7/2020 tarihinden itibaren e-fatura uygulamasına geçmek zorundadırlar.

Tebliğin yayım tarihi itibarıyla e-Fatura uygulamasına geçmiş olan mükelleflerin 1/1/2020 tarihine kadar, e-arşiv fatura uygulamasına geçiş zorunluluğu nedeniyle ileri tarihte e-Fatura uygulamasına dahil olacak olan mükelleflerinse geçiş tarihi itibariyle e-Arşiv fatura uygulamasına geçmeleri zorunludur.

e-Ticaret paydaşı olan internet satış platformları, internet ortamında ilan yayınlayanlar ve internet reklam aracıları e- Fatura ve e-Arşiv Fatura uygulamasına geçmek zorundadırlar.

e-Arşiv Fatura uygulamasına dahil olmayan mükelleflerce, 1/1/2020 tarihinden itibaren düzenlenecek faturaların vergiler dâhil toplam tutarı vergi mükelleflerine yapılan satışlarda 5.000 TL’yi, vergi mükellefi olmayanlara yapılan satışlarda ise 30.000 TL’yi aşması halinde Gelir İdaresi Başkanlığının ücretsiz olarak mükelleflere açtığı fatura düzenleme portalı aracılığı ile düzenlenmesi zorunludur.

Tüm serbest meslek erbapları (avukatlar, mali müşavirler, serbest çalışan doktorlar, mimarlar, mühendisler vb.) 2020 yılı Haziran ayından itibaren serbest meslek makbuzlarını e-Serbest Meslek Makbuzu olarak düzenlemek zorundadırlar.

Hal kayıt sistemi kapsamında sebze ve meyvelerin ticareti ile iştigal eden tüccar ve komisyoncular 1/1/2020 tarihinden itibaren e-Fatura, e-Arşiv Fatura, e-İrsaliye, e-Müstahsil Makbuzu uygulamaları ile e-Defter uygulamalarına dahil olmak zorundadırlar

Sigorta, emeklilik ve reasürans şirketleri Sigorta Poliçeleri ile Sigorta Komisyon Gider Belgelerini, bankalar dekont belgesini, yetkili döviz müesseseleri de Döviz Alım-Satım belgelerini ve tüm mükelleflerce kullanılan Gider Pusulası belgesi e-Belge olarak düzenlenebilecektir.

Akaryakıt istasyonları dahil olmak üzere EPDK’dan akaryakıt sektöründe faaliyette bulunmaya ilişkin lisans alan tüm mükelleflerin Tebliğde öngörülen geçiş zamanlarında e-Fatura, e-Arşiv Fatura, e-İrsaliye ve e-Defter uygulamalarına geçiş zorunluluğu getirilmiştir

Gübre takip sistemi kapsamında bulunan mükelleflerce gerçekleştirilen sistem kapsamındaki malların sevkinde e- İrsaliye kullanma zorunluluğu getirilmiştir.

Demir çelik sektöründe, madencilik alanında vergi kayıp ve kaçağını azaltmak ve sektörde haksız rekabeti engellemek amacıyla imalat, ihracat veya ithalat faaliyetinde bulunan mükelleflerin e-irsaliye uygulamasına geçiş zorunluluğu öngörülmüştür.

E-Fatura uygulamasına dahil olan mükelleflerin çiftçilerden gerçekleştirdikleri zirai mahsul alımlarında kağıt ortamda düzenledikleri müstahsil makbuzlarının elektronik ortamda e- Müstahsil Makbuzu olarak düzenlenmeleri zorunludur.

Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’nca Vergi Usul Kanunu uyarınca düzenlenmesi zorunlu olan belgelerin elektronik ortamda düzenlenmesine yönelik olarak yayımlanan Tebliğler gözden geçirilmiş, tüm tarafların tek kaynaktan bilgilenmelerinin temin edilmesi ve elektronik belge uygulamalarında bütünlüğün sağlanması amacıyla 19 Ekim 2019 tarih ve 30923 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Tebliğ’de 

- e-fatura

- e-Arşiv Fatura

- e-İrsaliye

- e-serbest meslek makbuzu

- e-müstahsil makbuzu

- e-gider pusulası

- e-bilet

- e-sigorta komisyon gider belgesi

- e-sigorta poliçesi

- e-döviz alım-satım belgesi uygulamaları ile ilgili açıklamalarda ve düzenlemelerde bulunulmuştur.

E FATURA

Kapsama Giren Mükellefler

En Geç Başlama Tarihi

Zorunluluk

Brüt Satış Hasılatı 5 Milyon TL ve Üzeri (2018 veya 2019 hesap döneminde bu şartı sağlayan mükellefler)

01.07.2020

Zorunlu

Brüt Satış Hasılatı 5 Milyon TL ve Üzeri (2020 veya müteakip hesap dönemlerinde sağlayan mükellefler, ilgili hesap dönemini izleyen yılın yedinci ayının başından itibaren, e-Fatura uygulamasına geçmek zorundadır.

01.07.2020

Zorunlu

EPDK Lisanslı Şirketler (bayiler dahil) - ÖTV I

01.07.2020

Zorunlu

Motorlu Taşıtlar imal, ithal, bayiler) - ÖTV III

01.07.2020

Zorunlu

İnternet Aracılığı ile satış, kiralama işlerine internet siteleri yoluyla aracılık edenler

01.07.2020

Zorunlu

İnternet reklamları yayınlayan internet reklam hizmet aracıları

01.07.2020

Zorunlu

Komisyoncu veya Tüccar olarak Sebze -Meyve Ticareti yapanlar

01.01.2020

Zorunlu

3065 Sayılı KDV kanununun 11.Maddesi kapsamında mal ihracı (Türkiye’de ikamet etmeyenlere özel fatura ile yapılan bavul ticareti kapsamındaki satışlar dahil) ve Yolcu Beraberi Eşya İhracı (Türkiye’de ikamet etmeyenlere KDV hesaplanarak yapılan satışlar) kapsamında fatura düzenleyecek olanlar

01.07.2020

Zorunlu

E ARŞİV FATURA

Kapsama Giren Mükellefler

En Geç Başlama Tarihi

Zorunluluk

e-Fatura Uygulamasına Dahil Olanlar

01.01.2020

Zorunlu

İnternet Reklamcılığı Hizmet Aracılığı Yapanlar

01.01.2020

Zorunlu

İnternet üzerinden Mal ve Hizmet Satışı Yapanlar

01.01.2020

Zorunlu

Özel Uygulama : e-Arşiv uygulamasına dahil olmayan mükelleflerin 01.01.2020 tarihinden itibaren düzenleyecekleri faturaların, vergiler dahil toplam 30.000 TL’yi aşması durumunda (vergi mükelleflerine düzenlenenlerde vergiler dahil 5.000 TL’yi aşması durumunda) e-arşiv fatura düzenlemeleri zorunludur.

E DEFTER

Kapsama Giren Mükellefler

En Geç Başlama Tarihi

Zorunluluk

e-Fatura Uygulamasına Dahil olanlar

e-Fatura uygulamasına dahil olmaları ile birlikte

Zorunlu

Bağımsız Denetime Tabi olan Şirketler

01.01.2020

Zorunlu

Özel Uygulama : e-Defter dosyaları ile bunlara ilişkin berat dosyalarının ikincil kopyalarının, gizliliği ve güvenliği sağlanacak şekilde e-Defter saklama hizmeti yönünden teknik yeterliliğe sahip ve Başkanlıktan bu hususta izin alan özel entegratörlerin bilgi işlem sistemlerinde ya da Başkanlığın bilgi işlem sistemlerinde 1/1/2020 tarihinden itibaren asgari 10 yıl süre ile muhafaza edilmesi zorunludur.

E İRSALİYE

Kapsama Giren Mükellefler

En Geç Başlama Tarihi

Zorunluluk

EPDK Lisanslı Şirketler (bayiler dahil) - ÖTV I

01.07.2020

Zorunlu

Motorlu Taşıtlar imal, ithal, bayiler) - ÖTV III

01.07.2020

Zorunlu

Maden İşletme ruhsat sahipleri ve kişilerle yaptığı sözleşme ile maden üretenler

01.07.2020

Zorunlu

Şeker İmalatçıları

01.07.2020

Zorunlu

Demir Çelik Üreticileri / GTİP72 / GTİP73

01.07.2020

Zorunlu

Gübre Takip Sistemine Kayıtlı Kullanıcılar

01.07.2020

Zorunlu

2018 ve müteakip yıllarda brüt satış hasılatı 25 Milyon TL ve üzeri olan e-fatura mükellefleri

01.07.2020

Zorunlu

Komisyoncu veya Tüccar olarak Sebze -Meyva Ticareti yapanlar

01.01.2020

Zorunlu

E SERBEST MESLEK MAKBUZU

Kapsama Giren Mükellefler

En Geç Başlama Tarihi

Zorunluluk

01.02.2020 itibariyle faaliyetine devam edenler

01.06.2020

Zorunlu

01.02.2020 ‘den sonra faaliyetine başlayacak olanlar

Başladıkları ayı izleyen 3. ay sonu

E MÜSTAHSİL MAKBUZU

Kapsama Giren Mükellefler

En Geç Başlama Tarihi

Zorunluluk

e-Fatura Uygulamasına Dahil Olup müstahsil makbuzu düzenleyenler

01.07.2020

Zorunlu

Komisyoncu veya Tüccar olarak Sebze -Meyve Ticareti yapanlar

01.01.2020

Zorunlu

E GİDER PUSULASI

Kapsama Giren Mükellefler

En Geç Başlama Tarihi

Zorunluluk

Birinci ve İkinci sınıf tüccarlar

İsteğe bağlı

İsteğe bağlı

Kazancı basit usulde tespit edilenler

İsteğe bağlı

İsteğe bağlı

Defter tutmak mecburiyetinden olan serbest meslek erbabı

İsteğe bağlı

İsteğe bağlı

Defter tutmak mecburiyetinden olan çiftçiler

İsteğe bağlı

İsteğe bağlı”

Yayınlandığı Kategori Manşet
Pazartesi, 04 Kasım 2019 16:28

“Maskeni tak farkındalık yarat”

2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası etkinleri kapsamında LÖSEV gönüllüleri Cumhuriyet Meydanı’nda, helva ikramında bulundu. LÖSEV İl Temsilcisi Şerafettin Acar ve LÖSEV gönüllüleri, Lösemili Çocuklar Haftası’nda çeşitli etkinlikler düzenliyor. “Maskeni Tak Farkındalık Yarat” sloganıyla Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya gelen LÖSEV gönülleri vatandaşalara helva ikramında bulundu. Etkinliğe Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, üniversiteliler ve vatandaşlar da destek verdi. 

LÖSEV İl Temsilcisi Şerafettin Acar 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası’yla ilgili olarak yaptığı açıklamada;

“2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında burada bulunmaktan mutluluk duyuyoruz. Siz gönüllülerimiz, destekçilerimiz ile birlikte LÖSEV büyük bir ailedir. 

Bu büyük aile 22 yıl önce zor şartlarda aynı amaç altında bir araya gelen bir avuç idealist kişi ile birlikte büyümüş, bugün geldiği noktaya ulaşmıştır. LÖSEV, 2-8 Kasım etkinlikleri kapsamında herkesi lösemili çocuklara destek olmaya davet ediyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında farkındalık etkinlikleri ile sesimizi duyurmak istiyoruz. 

Bizler;

Löseminin önlenebilir ve tedavi edilebilir olduğunu, lösemili çocukların maskelerini kendilerini korumak için taktıklarını, LÖSEV’in çocuk ve yetişkin hastalara ayni, nakdi ve sosyal destekler verdiğini duyarlı Türk halkı ile paylaşıyor, daha bilinçli bir kamuoyu için herkesi davet ediyoruz. Her yıl 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası’nın bir önceki yıldan daha çoşkulu ve hastanemizin tam ruhsatı ile taçlanarak tekrarı dileklerimizle.”dedi. 

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz löseminin tedavisi mümkün bir hastalık olduğuna dikkat çekerek;

“Özellikle erken yaşta daha çok rastladığımız lösemi çocuklarımızın mutlak surette tedavi edilerek yaşama kazandırıldığı bir hastalık. LÖSEV’in bugün Burdur Meydanı’nda veya tüm Türkiye’de düzenlediği etkinliklerle bir farkındalık yaratmaya çalıştığı, bizlerinde ilin yöneticileri, idarecileri olarak katkı vermemiz gerektiğini düşünüyorum. Çünkü tedavisi mümkün olan bir hastalıkta geç kalınmaması çok önemli ve bu konuda tüm yurttaşlarımızın katkı koyabileceği bir hastalık türü. Ben destekliyorum. Arkadaşlarımızı da bü özverili çalışmalarından ötürü tebrik ediyorum. Umuyorum lesimiden her kurtulan çocuk yarına umut olsun.” dedi.

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet
Pazartesi, 04 Kasım 2019 16:28

AFAD, AKUT ve Kolluk Kuvvetlerine teşekkür

30 Ekim Çarşamba gününden beri Yönetmen Şafak Türkel’den haber alamayan ailesi durumu polise bildirip, kayıp başvurusunda bulundu.

Başvurunun ardından AFAD, AKUT ve Kolluk Kuvvetleri tarafından arama çalışmaları başlatıldı. Aile’nin ekiplere verdiği bilgiler doğrultusunda, Antalya yolu üzerindeki ormanlık ve dağlık alanlar başlanan aramalara çok sayıda ekip katılarak destek verdi. Kayıp ihbarının yapılmasıyla birlikte geçtiğimiz Cumartesi günü akşam saatlerinde, olay yerinde detaylı aramaya katılan ekipler drone destekli aramalarında Antalya yolu üzerinde bulunan bir dağlık alanda, dere yatağı içerisinde Yönetmen Türkel’in cansız bedenine ulaştı.

Polis olayla ilgili soruşturma başlatırken Yönetmen Türkel’in cenazesi otopsi yapılmak üzere Burdur Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Otopsi’nin yapılmasının ardından Ulu Cami’de kılınan cenaze namazı sonrasında, Sultandere Mezarlığına defnedildi.

Yayınlandığı Kategori Manşet

CHP Milletvekili Mehmet Göker, çiğ sütün referans fiyatının 2,30TL olmasanın ardından basın bülteni yayınladı.

Milletvekili Göker yayınladığı bültende; “Bilindiği üzere Ulusal Süt Konseyi, 2 Ekim 2019 tarihinde yaptığı toplantı ile çiğ sütün referans fiyatın 15 Kasım 2019 tarihinden itibaren 2 lira 30 kuruş olarak uygulanmasına karar vermiştir. Söz konusu fiyat 15 Kasım 2019 tarihinden 31 Aralık 2020 tarihine kadar geçerli olacaktır.

Yine 22 Aralık 2018 tarihinde Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Ocak, Şubat ve Mart 2019’da çiğ süt destekleme priminin litre başına 15 kuruşluk artışla 25 kuruş olarak çiftçiye ödeneceği belirtilmiştir. Ancak seçimlerden sonra sadece Nisan ayında 25 kuruşluk prim ödemesi yapılmış ve bütçede para olmaması gerekçe gösterilerek Mayıs-Haziran dönemi primleri 10 kuruşa düşürülmüştür.

Her sektöre para bulan, teşvikler ve destek paketleri yaratan hükümet nedense söz konusu kesim çiftçiler ve üreticiler olduğu zaman kesenin ağzını bağlamaktadır. Yandaşa para bulan AKP iktidarı her zaman olduğu gibi üreticiyi ve hayvancıyı görmezden gelmektedir. Söz konusu bu durum, zaten sıkıntı içinde olan süt üreticisini, daha da zor duruma sokacaktır. Yüksek girdi maliyetleriyle üretim yapmaya çalışan süt üreticileri çiğ sütten para kazanamadıkları için kritik öneme sahip olan anaç hayvanlar kesime gönderilecektir.

Aslında hayvancılıkta yaşanan bu sorunlar bugünün sorunları değildir. Türkiye, hayvancılık sektöründe orta ve uzun vadeli bir politikaya sahip olamadığı için piyasada arz-talep dengesi ve fiyat istikrarı bir türlü sağlanamamış ve piyasa yıllardır ithalat ile terbiye edilmeye ve düzeltilmeye çalışılmıştır. Ama uygulanan ithalat politikaları, sistemi düzeltmek bir yana dursun iyice içinden çıkılmaz bir hale getirmiştir.

Sonuç olarak, çiğ süt üreticisi desteklenmezse daha önce olduğu gibi 1 milyondan fazla inek kesime gönderilir ve yaklaşık 9 yıldır devam eden ithalat en az iki katına çıkar. 

Yerel seçim öncesinde çiğ süt destekleme primini 10 kuruştan 25 kuruşa çıkaran AKP iktidarı süt üreticilerini kandırmıştır. Kendilerini bu yanlıştan vazgeçmeye çağırmak bizim asli görevimizdir.

 

Yayınlandığı Kategori Manşet
No Internet Connection