Tarihe göre süzülmüş ögeler: Cumartesi, 02 Kasım 2019 - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber
Cumartesi, 02 Kasım 2019 14:47

04 Kasım 2019 - Pazartesi - Burdur Gazetesi

04 Kasım 2019 - Pazartesi - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv
Cumartesi, 02 Kasım 2019 14:47

Öğrenci ulaşım ücretleri 1,95 TL oldu

MAKÜ Öğrencilerinin sosyal medya hesaplarından başlattığı toplu taşıma ile ilgili indirim isteklerine karşılık Burdur Hak Otobüsleri Kooperatifinden açıklama geldi. Kooperatif öğrenci taşıma ücretlerini 1,95 TL olarak belirlendiğini açıkladı.

Halk Otobüsleri Kooparatifi Yönetim Kurulu, sosyal medya hesabından yaptığı duyuruda;

“Geçtiğimiz günlerde sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar neticesinde öğrencilerimizin taşıma ücretleri konusundaki şikâyetlerini değerlendirdik Güncel maliyetlerimizi kontrol ettiğimizde bugün akaryakıt fiyatlarındaki artış başta olmak üzere, birçok maliyetimizin artmış olmasına rağmen Belediye Başkanımız ile 28 Ekim’de yaptığımız toplantıda, Belediye Başkanımız bizden fiyatları indirmemizi talep etti. Üyelerimiz ile gerçekleştirdiğimiz toplantıda üyelerimiz, bu fiyatların bizim maliyetlerimizi kurtarmayacağını ifade etmiş olsalar da 29 Ekim 2019 günü İlimiz Valisi Sayın

Hasan Şıldak başkanlığında, Burdur Belediye Başkanımız ve Üniversite yönetimi ile hep birlikte toplantı gerçekleştirdik. Bizden öğrencilere destek vermemiz konusunda Sayın Valimiz Hasan Şıldak başta olmak üzere, tüm hazirun ricada bulundu. Tekrar üyelerimiz ile görüşerek, bu fedakârlığı bir defaya mahsus yapmamız gerektiğini ve ilimizde misafir olan öğrencilerimizin eğitim ve öğretimlerine katkı vermek üzere üniversite öğrencilerinin taşıma ücretlerinde fiyat değişikliği kararını aldık.

2 Kasım 2019 saat 00.00’dan itibaren öğrenci taşıma ücretlerimiz 1.95 TL olarak güncelliyoruz ve öğrencilerimizin eğitim ve öğretim hayatına elimizden gelen katkıyı sunmaya çalışıyoruz. öğrencilerimize hayırlı olsun. Hepinize başarılar diliyoruz.”dedi.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Cumartesi, 02 Kasım 2019 14:47

STK’lardan Salda Gölü ziyareti

Çevre konusunda önemli faaliyetler gerçekleştiren Sualtı Araştırmaları Derneği, Doğal Hayatı Koruma Vakfı ve Doğa Araştırmaları Derneği temsilcilerinden oluşan heyet, Salda Gölü çevresinde incelemede bulunmak üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı koordinesinde İlimize ziyaret gerçekleştirdiği açıklandı.

İlk olarak Burdur Valiliğine ziyaret gerçekleştiren STK Temsilcileri ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Ümit Turan, Vali Hasan Şıldak ile görüşerek yürütülen çalışmalarla ilgili görüşlerini paylaştılar.

Vali Şıldak ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade ederek, İlimizin ve Ülkemizin en önemli doğal güzelliklerinden biri olan Salda Gölü’nün korunarak gelecek nesillere aktarılması ve koruma kullanım dengesi içerisinde turizme kazandırılması noktasında Burdur Valiliği’nin Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızla koordinasyon içerisinde yürüttüğü çalışmaları Daire Başkanı Turan ve beraberinde yer alan STK temsilcileriyle paylaştı.

Salda Gölü ve çevresinin 2018 yılına kadar çok düzensiz ve doğal yapısını olumsuz yönde etkileyen müdahalelere maruz kalmış iken son bir yıllık dönemde alınan titiz önlemlerle Gölün ve çevresindeki doğal ortamın adeta kurtarıldığını ifade etti. Bundan sonra Göl çevresinde uygulanacak projeler ve alınan önlemle temel hedefin korunmasından asla taviz vermemek ve bu noktada, bilimsel çalışmalardan çıkan sonuçlardan yararlanmak olduğunu belirtti.

Vali Şıldak, konuya yaklaşımları, ilgi ve destekleri için kendilerine teşekkür etti.

STK Temsilcileri ve Daire Başkanı Turan nazik kabulü dolayısıyla Vali Şıldak’a teşekkür ederek, bir süre kendisiyle görüştükten sonra yerinde incelemede bulunmak üzere Salda Gölü’ne geçtiler.

Salda Gölü beyaz adalar bölümünde yaptıkları incelemeden sonra basın mensuplarına açıklamada bulunan Daire Başkanı Turan, Salda Gölü’nde yapılacak çalışmaların sivil toplum kuruluşlarından ayrı değil tamamen şeffaf ve saydam bir şekilde onlarla birlikte yapılacağını söyledi.

Araştırma ve Tescil Daire Başkanı Turan açıklamasının devamında; “Bölgede yapılacak uygulamalarda kesinlikle bir betonlaşma olmayacak. Sadece sökülebilir, takılabilir yapılar ve halkın gerçek, acil ihtiyaçlarını karşılamak için yapılmış bazı üniteler var. Bunlar lavabolar, su ihtiyacı, duş ihtiyacı gibi şeyler bölgede daha önce ulaşılamayan şeyleri. Bakanlığımız ve Valiliğimizle birlikte İl Müdürlüğümüzün de denetlemeleri ile Salda Gölü doğal halini tekrar kazanmış durumda” dedi.

Bölgenin florasına baktığınızda daha önce araçlarla girilen alanda şu anda araç kullanımı yok, sadece alana yaya olarak girilebiliyor. Kış ayı olmasına rağmen bölge yoğun ziyaretçi çekiyor. Bunun tek sebebi burada aldığımız tedbirler. İleriki aşamalarda biyolojik çeşitlilik, yönetim plânı çalışmalarında Üniversitelerin teknik desteği ve Sivil Toplum Kuruluşlarının işbirliği ile birlikte alınacak kararlar doğrultusunda uygulamalar yapılacak ve alınacak uygulama kararları ile herhangi bir yapılaşmaya, betonlaşmaya gidilmeyecek. Bakanlık olarak bunun sözünü veriyoruz. Bu bölge sadece günü birlik ziyaret için gelen vatandaşların kullanımına hizmet veren bir alan olacak. Halihazırda da zaten günü birlik kullanım dışında herhangi bir yapılaşma söz konusu değil.

Daha önce bölgede kaçak kullanım, araç trafiği, gelişi güzel çadır kurulumları ve katı atık kirliliği söz konusuydu. Bugün geldiğimiz noktada yapılan su analizlerinde bile Salda’nın su kalitesinde bir artış tespit edildi. İçme suyu kalitesi düzeyinde bir kaliteye sahibiz. Bu geçen yıllarda yapılan analizlere göre iyi bir sonuç. Bu da bizim iyi bir yolda olduğumuzu gösteriyor. Bizlerle birlikte buraya gelen STK temsilcilerine teşekkür ediyorum.  Buranın Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmesinde büyük destekte bulunan Sayın Cumhurbaşkanımıza da ayrıca teşekkürlerimizi iletiyoruz” ifadelerini kullandı.

Doğa Araştırmaları Derneği Başkanı Osman Erdem Salda Gölü’nün Türkiye’nin en önemli değerlerinden birisi olduğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti. “İletişim çağında yaşıyoruz. Alan tanındıkça çok daha fazla talep oluyor. Yazın çok kalabalık ziyaretçi vardı. Önümüzdeki yıllarda bu kalabalık daha da artacak. Alanın zarar görmemesi için, bu gördüğümüz güzellikleri çocuklarımızın torunlarımızın da yaşaması gerekiyor. Bizim görevimiz, sorumluluğumuz da bu. Alanın Özel Çevre Koruma alanı ilan edilmesi önemli bir gelişme. Mutlaka burada da alanın zarar görmemesi için alan yönetim planının hem de ziyaretçi yönetiminin yapılması gerekiyor. Takipçisi olacağız. Bizden beklenen desteği, katkıyı sonuna kadar vermeye çalışacağız” dedi.

Doğal Hayatı Koruma Vakfı Doğa Koruma Direktörü Sedat Kalem de yaptığı açıklamada; “Salda Gölü yalnız Türkiye için değil dünya için çok özel bir alan. Hem oluşum şekli hem etrafındaki bitki örtüsü, canlı yaşamı, buradaki sosyal hayatı ile bütün Türkiye’nin ilgisinin üzerinde olduğu bir göl. Burada doğayla insanların gölden beklentisini dengeli bir şekilde yürütmemiz gerekiyor. Bugüne kadar nasıl geldiyse bundan sonra da çocuklarımızın torunlarımızın Salda Gölü’nden aynı şekilde faydalanmasını sağlamamız lazım. Bundan sonra gölde izlenecek, alınacak kararların, yönetim plânının, hazırlanmalı, ziyaretçi yönetim plânı hazırlanmalı, bundan sonra alınacak kararlarla ilgili bütün süreçlerin katılımcı şeffaf olmalı. Yalnız burada bulunan STK’lar değil, özellikle yerel paydaşların da bu diyalog kapısından girerek görüş ve önerileri ile buna katkıda bulunmalı. Herşey daha iyi bir Salda Gölü için” diye konuştu.

Sualtı Araştırmaları Derneği’nden Özge Kır’da yaptığı açıklamada; “Umarım bu güzellik gelecek nesillere de kalacak. Bu güzelliğin korunması gerekiyor. Bakanlığımızın da gerekli yardımı desteği gösterdiğini gördük. İnşallah böyle devam eder” diye konuştu.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Türkiye’de 2-8 Kasım tarihleri arası Lösemili Çocuklar Haftası. Ülkemizde LÖSEV, lösemili çocuklar yararına ve onların ihtiyaçları doğrultusunda çalışmalar yapan en önemli kurum. LÖSEV, her yıl Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında çeşitli farkındalık etkinlikleriyle kamuoyunu daha fazla bilinçlendirmeye çalışıyor.

LÖSEV İl Temsilcisi Şerafettin Acar, ilimizde 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası’nda çeşitlikli etkinlikler yapacak. 3 Kasım Pazar günü başlayan etkinlikler 6 Kasım Çarşamba günü sona erecek. 

2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası’nda 4 Kasım Pazartesi günü Cumhuriyet Meydanı’nda ‘Maskemi Takarım Farkındalık Yaratırım’ etkinliği düzenlenecek. Helva ikramınında yapılacağı etkinlik 12.00-14.00 arasında olacak. 6 Kasım Çarşamba günü ise Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi yerleşkesinde Öğretim Üyesi Mehmetali Çakır başkanlığında Avşarhan önünde farkındalık etkinliği yapılacak. 

Lösemi ciddi fakat tedavisi olan bir hastalık. Sevgi ve umut, lösemili çocuklarımızın ihtiyacı olan öncelikli iki şey. Bayındır Sağlık Grubu olarak, tüm dünyanın ve Türkiye’nin Lösemili Çocuklar Haftasını kutluyor, sağlıklı ve mutlu nesillerle geleceğe uzanmayı ümit ediyoruz. Lösemi, bir kan hastalığıdır. Damarlarımızda dolaşan kanın yapıldığı yer kemik iliğidir ve kök hücrelerin anormal hücreye dönüşmesi ile lösemi hastalığı ortaya çıkar. En çok 1-5 yaş arasında görülür. Erken teşhis önemlidir. 

Lösemiden korunmak için, fast food gıdalar ve market ürünleri ile beslenmemeli, annelerimizin yaptığı ev yemekleri yenmeli. Kolalı, gazlı, boyalı, suni şekerli, GDO’lu, kansorejen ve kimyasal katkılı tüm gıdalardan uzak durulmalı. Cep telefonu başta olmak üzere tablet, bilgisayar gibi radyasyon yayan cihazları mümkün olduğunca az kullanılmalı. Plastik eşyaları ve deterjanları hayatımızdan çıkarmak için büyükler aydınlatılmalı. Şeker ve unlu besinler çok az tüketilmeli, kilo almamalı, obez olmamalıyız. Düzenli uyku uyumalı ve spor yapmayı alışkanlık halineg getirmeliyiz. 

Lösemi kromozomlardaki değişim sonucu damarlarımızda akan kanın esas yapıldığı yer olan kemik iliğimizdeki an ana doğurgan hücrelerde meydana gelen buzulmadır. Solukluk, halsizlik, kansızlık, kanamalar, lenf bezlerinde büyüme ve kemiklerde ağrı en sık görülen belirtileridir. 

Hatice Dursun

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

CHP Burdur Milletvekili Dr. Mehmet Göker, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya Aşı Takip Sistemi hakkında yazılı soru önergesi verdi.

Sayıştay tarafından hazırlanan Sağlık Bakanlığı 2018 Denetim Raporu ile gün yüzüne çıkan aşıların depolarda çürümesi ve zamanı geçtiği için imha edilmesi ile ilgili sorunların hala devam etmekte olduğunu belirten Göker, “Basına yansıyan haberlere göre Aşı Takip Sisteminde veri girişi yapan personelden kaynaklı veri hataları bütçede ekonomik yük oluşturmaktadır.

ATS üzerinden yapılan incelemelerde geçen yıl 808 bin doz tüberküloz, 383 bin doz kızamık, 293 bin doz kabakulak-kızamık-kızamıkçık, 42 bin 682 doz mevsimsel grip ve 32 bin 500 doz Hepatit B olmak üzere 1 milyon 628 bin doz aşının İl Sağlık Müdürlükleri’nin deposunda bozulduğu tespit edilmiştir” dedi.

Söz konusu aşıların maddi değerinin 113 milyon lira olduğu düşünülürse maddi kaybın ne kadar büyük olduğu anlaşılmaktadır diyen CHP’li Vekil Sağlık Bakanlığına bir takım sorular yöneltti.

CHP Burdur Milletvekili Dr. Mehmet Göker yazılı soru önergesinde şu sorulara yer verdi. 

1 milyon 628 bin doz aşının İl Sağlık Müdürlükleri’nin deposunda bozulduğu iddiaları doğru mudur?

Aşı Takip Sisteminde veri girişi yapan personel kaynaklı veri hatalarının önlenmesi adına Bakanlığınızca ne tür çalışmalar yapılmaktadır?

Tarihi geçmiş aşılar hangi yöntemlerle ve nasıl imha edilmektedir?

Söz konusu 113 milyonluk zarar hususunda ne düşünüyorsunuz?

Yayınlandığı Kategori Manşet
No Internet Connection