Tarihe göre süzülmüş ögeler: Cumartesi, 08 Aralık 2018 - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber
Cumartesi, 08 Aralık 2018 12:55

10 Aralık 2018 - Pazartesi - Burdur Gazetesi

10 Aralık 2018 - Pazartesi - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv

Şeker İş Sendikası Başkanı Mustafa Onay, çiftçiye şeker pancarını direk fabrikaya getirin denildiğine işaret edip, “peki siz Elmalı’da, Gölhisar İbecik’teki bir çiftçinizi mali imkanı olmayan bir çiftçinizi direk fabrikaya pancarınızı getirin dediğiniz zaman belki bu yıl pancarım heder olmasın, emeğime yazık olmasın diyerek getirebilir. Ama önümüzdeki yıl bu fabrikalarda pancar ektirecek kişi ararsınız” uyarısında bulundu.  

Şeker İş Sendikası Şube Başkanı Mustafa Onay, Burdur Şeker Fabrikası’nın şeker pancarı kampanyası, pancar üreticilerinin teslimi, şeker fabrikası özelleştirme süreci hakkında gazetemize değerlendirmelerde bulundu. Şeker fabrikasının özelleştirilmesi hususundaki endişelerini belirten Başkan Onay, Şeker fabrikaları devredilecekse model olarak ABD, Almanya, Fransa, Rusya gibi ülkülerdeki şeker özelleştirmelerindeki modelin nasıl olduğunu gözlemlemeli eğer bunu yapmayıpta özel firmalara bu şeker fabrikaları devrediliği zaman, özellikle pancar ekicilerini hasatlarını kaldırıp bu pancarları direk olarak fabrikaya getirmelerini istediğinildiği zaman burada rekolte düşüşü yaşanacağı konusundaki kaygılarını dile getirdi. 12 Ekim’de başlayan şeker pancarı kampanyasının 2-3 Ocak’ta sona ereceğini söyleyen Şeker İş Sendikası Başkanı Onay, ihaleye giren Erser Sterk Şirketi’nin uzatma tarihinin 25 Aralık’ta biteceğini açıkladı.   

 Şeker İş Sendikası Başkanı Mustafa Onay Burdur Şeter Fabrikası’nın şeker pancarı kampanya süreci hakkında bilgi vererek;

“Ben öncelikle Burdur’umuzun görsel ve yazılı medyasının Burdur Şeker Fabrikası’yla ilgili duyarlılıklarını kutluyorum. Hepsine ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum ve bunu borç olarak kabil ediyorum. Çünkü özelleştirme arefesinden bugüne geldiğimizde hem yazılı hem de görsel medyada hiçbir zaman bir şikayetim olmadı. Hepsini çağıracağımız ve röportaj yapacağımız zaman gece gündüz demeden bize yardımcı oldular.  Bu vesileyle tüm basınımıza teşekkür ederim. 

Bilirdiği üzere Burdur Şeker Fabrikamız 2018-2019 kampanyasını devredilecek miydi, devredilmiş miydi, ne zaman devredilecek, satıldı, gidiyor, elveda Burdur’a diye söylemlerle kampanyamızı sevinerek söylüyorum Türk Şeker olarak çalıştırmaya devam ettik. 12 Ekim 2018 tarihinde başlamış olan pancarın şekere yolculuğu takriben 2-3 Ocak 2019 tarihinde sona erecek. Bu arada bu üretim döneminde emeği geçen tüm emekçi kardeşlerimizi, memur arkadaşlarımızı yürekten kutluyorum. Ciddi bir iş kazası olmadı. Bu yıl 6 il, 26 ilçe ve 151 köyde ekim yapıldı. 4183 çiftçiyle ekim sözleşmesi imzalandı ve bunun karşılığında da 420 bin ton pancar işleyecek Burdur Şeker Fabrikamız. Bu 420 bin ton pancar karşılığında da takriben 56 bin ton şeker elde edilecek. İnşallah bu son kampanyamız olmaz. Bu ileriki zamanlarda da yeni yeni kampanyalarla ulaşmak istiyoruz Burdur Şeker çalışanları olarak.

Özelleşitirilen 14 fabrikanın 13 tanesi ihalesi yapıldı. Şubat ayında ihaleye çıkıldı. Mayıs ayında satıcı firmalar belirlendi ve kamanyaya gireceğimiz dönemlere kadar 10 fabrikanın devri yapıldı. Burdur, Ilgın ve Yozgat Şeker Fabrikaları’nın devirleri gerçekletirilmedi. Alıcı firmalar  teknik şartnameye göre bir uzatma verilmesi gerekirken, üçüncü defa ek süre istemleriyle  bugüne gelindi. Biz Burdur Şeker Fabrikası olarak Türk Şeker kültürüyle, çiftçimizle şeker fabrikasını o kültürle yürütmeye devam ettik. Dolayısıyla kamuoyunu yansıyan çiftçilerimizde herhangi bir getirme veya pancar konusunda herhangi bir problemleri olmadı. Temenni ediyoruz ki devletin çalıştırmış olduğu fabrikaların tamamaında olmadı. Şu anda çiftçi adına Burdur Şeker Fabrikamız’da kayda değer bir problem gerçekleşmedi.

Bilindiği üzere Şeker Fabrikası ihle süreci tamamlandıktan sonra bizim revizyon dönemi içerisinde işçilerimizin 68 adedinin emekli olacağı kesinleşti. 69 işçimizde diğer fabrikalara naakil talepleri vardı. 95 işçimizde Burdur’da ve ilçelerinde diğer kamu kurumu kuruluşlarında çalıştırılmak üzere 4B statüsüne geçmek üzere müracatta bulundular. Şu anda şeker kampanyımızı 239 örgütlü sendikalı işçimizle, 47 memurumuzla, 540 taşeronumuzla ve 69 görevlimizle halihazırda şeker istihdam kampanyımız devam ettirmekteyiz şu anda. Türk Şeker Genel Müdürlüğü’nün şöyle bir talimatı vardı. Fabrika devredilmediği sürece biraz önce emekli nakil ve 4B’yi istemiş olan arkadaşlarımızın fabrikalarını terketmemeleri telkininde bulunulmamıştı.”dedi.

İhaleye giren Erser Sterk Şirketi’nin devralması hususundaki süreci anlatan Şeker İş Sendikası Başkanı Onay;

“Normalde Mayıs ayında ihalesi tamamlandı. İhaleyi kazanan firmanın şartnamesine göre 1 defa ek süre talep etmesi gerekirken, üçüncü defa uzatmaya gidildi. Üçüncü uzatmanın tarihi de 25 Aralık 2018 tarıhında süresi doluyor. Özelleştirme İdaresi şartnamede bir defa uygun gördüğü bir uzatma süresini üçüncü defa uzatabiliyorsa artık bunun bir sonunun olmadığını düşünüyoruz. Burada şartnamenini yazılan hükümlerinin hiçbir şekilde uyulmadığını görüyoruz. Bununla ilgili Şeker İş Sendikası olarak hukuki yollara da başvuruyoruz ama şu ana kadar herhangi bir sonuç alamadık. 25 Aralık 2018 bizim için çok önemli bir tarih. 25 Aralık 2018’de zaten kampanya süremiz bitmiyor. Kampanyamız devam etmekte. Siz o tarihte fabikayı devrettim derseniz bugüne kadar devredilmiş olan 10 şeker fabrikasını da bugün devretmişsiniz yarın işçilerimize gidin arkadaş biz sizin iş akdinizi feshettik, artık işe gelmeyin demişlerdir. Şimdi burada iş akdimizi feshederlerse eğer biz demek ki 26 Aralık 2018 tarihinde işegelmeyeceğiz anlamına gelir. Ama bu şeker fabrikasının 24 saat hiç durmadan çalışması, eğer böyle bir karar alınırsa eğer bu şeker fabrikası ileriki dönemlerde çalışamaz.  

Bizim Şeker İş Sendikası olarak alıcı firmayla herhangi bir ilişkimiz yok. Türkiye Şeker Fabrikaları Genel Müdürlüğü,’yle, Şeker İş Sendikası Genel Müdürlüğü’yle iletişim halindeyiz, Şirketin şu ana kadar Burdur Şeker Fabrikası’yla ilgili ciddi bir alma girişiminde bulunduğunu şu ana kadar görmedik. Bunu neden böyle söyledik? Diğer devredilen 10 fabrikada şunları gördük? Alıcı firmaların şekerde çalışan mühendisleri günlerce belki de aylarca fabriksanın başında durdular. İşletmeyi, ziraatı, personeli gördüler. Yani şeker şirketinni çalışma kriterlerinin nasıl olduğunu izledikten sonra şeker fabrikalarını devraldılar. Ama Burdur Şeker Fabrikası’nda alıcı firma. bir defa geldi işçiler ve diğer arkadaşlarımızla bir toplantı yaptı. Ondan sonra gayriciddi kişilerle iletişim kurarark fabrikayı alma girişimlerinde bulunduğunu tahmin ediyoruz. Ama bugüne kadar bununla ilgili herhangi bir sonuç alamadık.”değerlendirmesinde bulundu. 

Şeker Fabrikalarının özelleştirilmesinde devredilen 10 fabrikada, ulusal kanallarda bir gün olmazsa ikinci gün özellikle çiftçilerin sıkıntılarının hat safhada olduğunu görüldüğünü vurgulayan Şeker İş Sendikası Başkanı Mustafa Onay;

Şeker fabrikaları devredilecekse model olarak ABD, Almanya, Fransa, Rusya gibi ülkülerdeki şeker özelleştirmelerindeki modelin nasıl olduğu gözlemlenmeli bize göre. Bunu yapmayıpta özel firmalara bu şeker fabrikalarını devrettiğiniz zaman, özellikle pancar ekicilerini hasatlarını kaldırarak bu pancarları direk olarak fabrikaya getirmelerini istediğiniz zaaman burada rekolte düşüşü kaynaklanacak. Bunu neden söyledim? 6 il, 26 ilçe ve 151 köyde pancar alımı yaptığımızı söyledik. 23 merkezimizde pancar üretimi devam ederken, pancar alımı gerçekleştiriyoruz. Bu fabrikanında günlük işleme kapasitesi 5200 ton. Yani siz buraya günlük 10000 ton getirirseniz eğer, 10 gün sonra bu fabrikada kapasitenin üzerinde pancar getirmiş olursunuz ve işlenemez bir hal alırsınız. Öyle bir planlama yapılmalı ki bu 23 toplama merkezinde özel şirket bile olsa orada pancarlarını çiftçilerden almaya devam etmelidir. Diğer özelleştirilen fabrikalarda bunun çok ciddi yapılmadığını görmekteyiz. Diyorlar ki çiftçiye direk fabrikaya getireceksin. Peki siz Elmalı’da, Gölhisar İbecik’teki bir çiftçinizi mali imkanı olmayan bir çiftçinizi drek fabrikaya pancarınızı getirin dediğiniz zaman belki bu yıl pancarım heder olmasın, emeğime yazık olmasın diyerek getirebilir. Ama önümüzdeki yıl bu fabrikalarda pancar ektirecek kişi ararsınız. Dolayısıyla şeker fabrikaları, özelleştirilirken Türk Şeker’in bugüne kadar getirmiş olduğu bu program ve planlamanın devam etmesi ülke, Burdur ekonomisine ciddi şekilde katkı sağlayacaktır.

Sorunların bir tanesi de diğer özelleştirilmiş olan fabrikalarda fire sorunu. Türk Şeker’in çalıştırmış olduğu fabrikalarda pancar kamyonunuzla veya traktörünüzle içeri girdiğiniz zaman firenizi ve pancar içesindeki şeker oranınızı hemen görebilirsiniz. Bunu görmenizde de hiçbir sakınca yoktur. Diğer firenizde ciddi bir yükseklik görüyorsanız itiraz edebilirsiniz. Şeker oranında yüzde olarak düşüklük görüyorsanız bunu da itiraz edebilirsiniz. Türk Şekre’in çalıştırmış fabrikalarda bunlara itiraz ettiğiniz zaman bir defa, iki defa daha bunlara analiz yaptırma şansınız var. Diğer fabrikalarda görüyoruz ki yüzde yirmilerin üzerinde bir fire çıkarılıyor. Bu yüzde yirmi üzerinde çıkarılan fireler çiftçinin zarar etmesine neden olan firelerdir ve tekrarının yapılıp yapılmadığını da bilemiyorsunuz. Çünkü dışarıya kapalılar. Pancar içerisindeki şeker oranınında yüzde 10’un altına düştüğü zaman veya düşürüldüğü  zaman çiftçinin kesinlikle zarar etmesine sebep olacaktır. Önümüzdeki yıl pancar ekecek çiftçi aranır diye düşünüyorum.”sözleriyle kaygılarını dile getirdi.

Şeker Fabrikalarında özelleştirme arefesinde olan bir konuda fabrikadaki işçiliğin çok yüksek olduğu ve çalıyan insanların çalışmadan ücret kazandıkları birçok defa dile getirildiğini ifada eden Şeker İş Sendikası Başkanı Onay;

 “Türkiye Şeker Fabrikalarında çalışan hem memurlar hem işçiler Türkiye4de TÜİK’in açıklamış olduğu yoksulluk sınırının altında maaş alan işçiler ve memurlardır. Bunu hangi arkadaşımız, hangi gazetecimiz isterse bizlerle irtibata geçerek aldığımız maaşları inceleyebilirler. Burada şeker fabrikaları acaba zarar mı ettiriliyor kaygısı var? Şu örneği vereyim;

Bir defa eker maliyetindeki en büyük gider kalemi pancardır. Pancar yaklaşık olarak maliyetin %60’ına tekabül eder. Burdur Şeker fabrikası doğalgazla çalışıyor. Tahminen bu yıl şu anda ödediğimiz doğalgaz ücreti 6,5 milyon lira. Hammadde oranını, enerji oranını, satın alma oranlarını da dahil ederseniz işçiliğin çok cüzi miktarlarda olduğunu göreceksiniz. Burada 239 örgütlü işçi, 47 memur var. 540 taşeron var. 69’da görevli işçi var. Görevli işçi ne rdemek? Pancar kampanyasını yıllarca yapmayan Çarşamba Şeker Fabrikası özelleşitirilmesi yaplımıyor nedense. Burdur Şeker Fabrikası özelleşitirilecek. 600 bin kotası var. Ama Çarşamba Şeker Fabrikası hiçbir kampanya yapmıyor. Onlar özelleştirilmiyor. Oradaki işçiler ve kampanyası 15 gün, 40 gün, 50 gün arasında şeker fabrikalarını kampanyaları bitti şu anda. Oradaki işçiler buraya yardım etmek üzere geliyor. 609 işçi birkaç gün içerisinde 100’e çıkacak. Bunlarında Burdur’a katıklarını düşünün. Burdur ekonomisine katkı sağlıyoryar. Bu 100 görevli işçiyi biz misafirhalerde biz misafir ediyoruz. Bizimde 40 civarında bir misafir etme kapasitemiz var. Biz Burdur’daki otellerin geneline yatmaları, ikamet etmeleri için yönlendiriyoruz. Burdur Şeker Fabrikası’nda 540 taşeron işçisi çalışıyor. Bu arkadaşlarda asgari ücretle çalışıyor. Yani Burdur Şeker Fabrikası’nı biz devrettikten sonra bu gelirlerden mahrum olunacak. Geçen yıl, 200 trilyon lira bir girdi sağlamış olan Burdur Şeker Fabrikası’nı çalıştıdığı zaman nasıl bir girdi sağlayacağını belki bilemiyoruz.”dedi.

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet
Cumartesi, 08 Aralık 2018 12:54

CHP İlçe başkan adayları açıklandı

CHP’de Mart 2019’da yapılacak yerel seçimler için 212 belediye başkan adayı daha belli oldu. Yapılan açıklamaya göre 2019 31 Mart’ta yapılacak Yerel seçimlerde CHP’nin Yeşilova adayı Mümtaz Şenel, Karamanlı Adayı Turgut Yasa, Çeltikçi Adayı Ahmet Bozdağ. CHP Parti Meclisi Toplantısı sonrası Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun kesinleşen belediye başkan adaylarını açıkladı. Açıklama ile 7 büyükşehir ve 10 il dahil 212 aday daha belli oldu. CHP’de şimdiye kadar 464 belediye başkan adayı netleşti. Toplamda 8’i büyükşehir 20 il başkan adayı açıklandı. Halen belediye başkanı olan 40 isim yerlerini korudu.

Kurultay toplama sürecinde Muharrem İnce’nin yanında yer alarak imza veren Parti Meclisi üyesi Bülent Ecevit Tatlıdil’in Konya Ereğli Belediye Başkan adayı olarak gösterilmesi dikkat çekti. Ardahan’da eski milletvekil Faruk Demir, Bilecik’te Semih Şahin belediye başkan adayı oldu

Büyükşehirlerde mevcut başkanlarla devam

1. Ardahan: Faruk Demir 2. Aydın Büyükşehir: Özlem Çerçioğlu (Mevcut başkan) 3. Bilecik: Semih Şahin 4. Çanakkale: Ülgür Gökhan (Mevcut başkan) 5. Çankırı: Mustafa İbişoğlu 6. Çorum: Özgür Kılıç 7. Edirne: Recep Gürkan 8. Eskişehir Büyükşehir: Yılmaz Büyükerşen (Mevcut başkan) 9. Hatay Büyükşehir: Lütfü Savaş (Mevcut başkan)10. Karaman: Emin Ege 11.Kırşehir: Selahattin Ekicioğlu 12.Malatya: Soner Gökçe 13.Mardin Büyükşehir: Süleyman Sarı 14. Muğla Büyükşehir: Osman Gürün (Mevcut başkan) 15. Sinop: Barış Ayhan 16. Tekirdağ Büyükşehir: Kadir Albayrak (Mevcut başkan).

CHP adayları

AFYON:Çobanlar: Beytullah Tota. Bayat: Hüseyin Özaktan. Yeşilçiftlik: Mehmet Ali Sakal. Dereçine: Ömer Yıldız. Emirdağ: Barış Can. Karaadilli: Hasan Damar. ADIYAMAN: Kömür: Murat Yapık. AĞRI: Hamur: Muzaffer Ademi. AKSARAY: Eşmekaya: Turgay Eşmekaya. Sarıyahşi: Eren Özdaş.Sultanhanı: Ahmet Karacaer. AMASYA: Gümüşhacıköy: Zehra Özyol (Mevcut başkan). Hamamözü: Mustafa Erge. ANKARA: Kalecik: Hamza Alper Gümüş. ANTALYA: Gazipaşa: Mehmet Ali Yılmaz. ARTVİN: Borçka: Ercan Orhan. Yusufeli: Barış Demirci. Ardanuç: Yıldırım Demir (Mevcut başkan) AYDIN: Germencik: Fuat Öndeş. Yenipazar: Mehmet Yüsran Erden. BALIKESİR: Karesi: Levent Tellioğlu. Sındırgı: Tuncay Öztürk. Gömeç: Mehmet İrem Himam. l Gönen: İbrahim Palaz. BATMAN: İkiköprü: Yalçın Kaya. Bekirhan: Hasan Sönmezsoy. Balpınar: Kemal Demir.  Yücebağ: Uğur Atalay. BİLECİK: Bozüyük: Mehmet Talat Bakkacıoğlu. Dodurga: Yusuf Yiğit. Osmaneli: Faik Üstün. Pazaryeri: İbrahim Torun. Yenipazar: Gönül Kaya. BİNGÖL: Adaklı: Şahin Işın. Solhan: Ertan Turgut. BİTLİS: Ahlat: Mazlum Şahin.Ovakışla: Faik Kartal. BOLU: Kıbrıscık: Emin Tekemen. BURDUR: Çeltikçi: Ahmet Bozdağ. Karamanlı: Turgut Yasa. Yeşilova: Mümtaz Şenel.

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

CHP Milletvekili Dr. Mehmet Göker’in radyoloji çalışanları için kesintisiz 90 gün Fiili Hizmet Zammı Süresi hakkında kanun teklifi verdiği açıklandı;

 Söz konusu teklif kanunlaşırsa ağır ve yıpratıcı işlerde yani doğal ve yapay radyoaktif, radyoiyonizan maddeler veya bütün diğer korpüsküler emonasyon kaynakları ile yapılan işlerde çalışanlar kesintisiz ve 90 gün süresince Fiili Hizmet Zammından yararlandırılmış olacaklar.

Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifim Gerekçesi ile birlikte ektedir.

GENEL GEREKÇE

Bundan 123 yıl önce, 8 Kasım 1895 tarihinde Alman fizikçi Prof. Dr. Wilhelm Conrad ROENTGEN‘in, X-ışınlarını keşfettiği ve insanlığın hizmetine sunduğu gündür.8 Kasım 1895 yılı radyoloji biliminin doğduğu, radyasyonun, hastalıkların tanı ve tedavisinde kullanılmaya başlandığı gündür. Bu nedenle ülkemizde ve dünyada bu günü dünya radyoloji günü olarak kutlanmaktadır.Batıya göre 1896’da Fransız Fizikçi Henri Becqurel ilk olarak uranyum tuzunun görünmez ışınlar yaydığını fark etmiştir. İki sene sonra Marie Curie ve eşi Pierre Curie uranyum ile deney yaparken benzer ışınlara rastlamışlardır. Bu deneyde polonyum ve radyum oluştuğunu görmüşlerdir ve bu iki elementi ilk keşfedenler olmuşlardır. Polonyum ve özellikle radyum’un daha fazla ışın yaydıklarını gözlemişlerdir. Biz burada radyasyonun biyolojik etkilerini (zararlarını) aktarmaya çalışacağım. 

İyonlaştırıcı radyasyon, enerjinin dokuya aktarılması ile, hafif bir kızarıklıktan kansere, hatta ölüme kadar varan sonuçlara yol açmaktadır.

Radyasyonun biyolojik etkisi konusunda, radyasyonun şiddeti, tipi, verildiği süre vb. özellikler ile radyasyona maruz kalan biyolojik yapının özellikleri etkileyicidir.

Radyasyonun sağlık etkileri dozun büyüklüğüne ve vücudun ışınlanan bölgelerinin özelliklerine göre değişik zamanlarda ve farklı tiplerde ortaya çıkabilir.

Radyasyonun etkileri deterministik etkiler ve stokastik etkiler olarak sınıflandırılır.

Deterministik Etkiler

1)Ölüm

2)Cilt Yanıkları

3)Katarakt

4)Kısırlık

B.Stokastik Etkiler

Düşük dozlarda ortaya çıkması olası etkilerdir. Etkinin ortaya çıkması için bir eşik değer söz konusu değildir. Stokastik etkiler nedeniyle kanser olma olasılığının saptanmasında belirsizlikler vardır. 

Stokastik Etkiler

1)Kanserleşme Etkisi

2) Genetik Etkisi

1-Kanserleşme etkisi

Radyasyon, hemen hemen bütün dozlarda ve bütün dokulardan tümörlerin oluşmasına yol açabilir, ancak bazı tip tümörler, diğerlerine oranla daha yaygın görülürler. Genellikle sık bölünen hücrelerden oluşan doku ve organlar, bu konuda daha elverişlidirler. Radyasyonun kansere neden olduğu, genellikle deneysel hayvan çalışmaları ve bazı gözlem ve epidemiyolojik çalışmalar sonucu ortaya çıkarılabilmiştir. Özellikle radyasyonla çalışanlarda daha çok meydana gelen deri kanserleri, çeşitli nedenlerle X ışını ile tedavi edilenler, tiroid tümörleri, akciğer tümörleri ve kemik tümörleri radyasyonun neden olduğu tümörler arasında en önemlileridir.

2-Genetik Etkisi

Üreme hücrelerinin ışınlanmasıyla ilişkili olan genetik etkiler, daha sonraki kuşaklarda çok önemsiz etkilerden, ölüme neden olabilecek anormalliklere kadar değişebilir. Tam olarak, etki mekanizması bilinmemektedir. Tüm bunlara ek olarak, sindirim ve solunum yolu ile vücuda giren bazı radyoaktif maddelerin de sağlığa önemli ölçüde zararlı etkileri vardır. 

         Bu değerlendirmeler ışığında;

           Resmi Gazetenin 16 Temmuz 2013 tarih ve 28709 sayısında yayınlanan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılan “Sağlık Kuralları Bakımından Günde Azami Yedi Buçuk Saat Veya Daha Az Çalışması Gereken İşler Hakkındaki Yönetmeliğin’’ ‘‘ İkinci Bölüm’’ başlıklı ‘‘Genel Hükümler’’ alt başlıklı ‘‘Günde azami yedi buçuk saat çalışılabilecek işler’’ başlıklı 4. Maddenin 1. Fıkrasının (1) Bir çalışanın günde ancak yedi buçuk saat çalıştırılabileceği işler aşağıda belirtilmiştir. ‘‘Ö’’ bendinde;

‘‘ö) Radyoaktif ve radyoiyonizan maddelerle yapılan işler:

• 19/4/1937 tarihli ve 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanunun  Ek 1 inci maddesinde  yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla doğal ve yapay radyoaktif, radyoiyonizan maddeler, veya bütün diğer korpüsküler emanasyon kaynakları ile yapılan işler.’’ Maddesinde Radyoloji çalışanlarının ağır ve riskli iş grubunda sayılmasına rağmen Fiili Hizmet Zammı Süresi kesintisiz 90 gün olarak uygulanması gerekirken ne yazık ki uygulanmamaktadır.

5510 sayılı ‘‘SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU’’ nun ‘‘Fiilî hizmet süresi zammı’’ başlıklı 40.) Maddesi şu şekildedir;

‘‘MADDE 40- (Değişik: 17/4/2008-5754/25 md.)  

Aşağıda belirtilen işyerlerinde ve işlerde 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında çalışan sigortalıların prim ödeme gün sayılarına, bu işyerlerinde ve işlerde geçen çalışma sürelerinin her 360 günü için karşılarında gösterilen gün sayıları, fiilî hizmet süresi  zammı olarak eklenir. 360 günden eksik sürelere ait fiilî hizmet süresi zammı, 360 gün için eklenen fiilî hizmet süresi ile orantılı olarak belirlenir. Çalışmanın fiili hizmet süresi zammı kapsamında değerlendirilebilmesi için, tablonun (13) ve (14) numaralı sıralarında belirtilen sigortalılar hariç sigortalının kapsamdaki işyerleri ile birlikte belirtilen işlerde fiilen çalışması ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalması şarttır. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/42 md.) Tablonun (10) numaralı sırasında belirtilen sigortalıların, fiili hizmet süresi zammından yararlandırılacakları dönem içinde kalan; yıllık ücretli izin, sıhhi izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile eğitim, kurs, iş öncesi ve sonrası hazırlık sürelerinde fiilen çalışma ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalma şartı aranmaz.

Aşağıdaki bentlerden birden fazlasına dahil olanlar için, en yüksek olan bentten fiilî hizmet süresi zammı uygulanır.’’ demektedir. 

Aynı durumda olan Tablonun 10. Bendinde Yeraltı İşleri çalışanları, Tablonun 13. Bendinde Türk Silâhlı Kuvvetlerinde, Jandarma Genel Komutanlığında ve Sahil GüvenlikKomutanlığında  çalışanlar, Tablonun 14. Bendinde ise Emniyet ve polis mesleğinde, Milli İstihbarat Teşkilâtında çalışanlar yer almaktadır. Tablo 10 bendinde çalışanlar kesintisiz FHZ süresi 180 gün uygulanmaktadır. Tablo 13 ve 14 bendinde çalışanlar kesintisiz 90 gün FHZ süresizden yararlanmaktadırlar. Tablo 11 bendinde Radyoaktif ve radyoiyonizan maddelerle yapılan işlerde çalışanlar yer almaktadır. Radyoaktif ve radyoiyonizan maddelerle yapılan işlerde çalışanlar 90 gün FHZ süresinden kesintisiz 90 uygulanması gerekirken ne yazık ki 5510 sayılı kanunun 40. maddesinde ‘‘yıllık ücretli izin, sıhhi izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile eğitim, kurs, iş öncesi ve sonrası hazırlık sürelerinde fiilen çalışma ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalma şartı aranmaktadır.’’ Ağır ve yıpratıcı işlerde yani Doğal ve yapay radyoaktif, radyoiyonizan maddeler veya bütün diğer korpüsküler emanasyon kaynakları ile yapılan işlerde çalışanlar Tablo 10, Tablo 13 ve Tablo 14. bendlerde belirtilenler gibi kesintisiz 90 gün FHZ süresinden yararlandırılmalıdır. Anayasamızın 10. Maddesindeki ‘‘ aynı kanuna tabi eşitler arasındaki eşitlik ilkesi’’ gereği çalışma barışının sağlanması amacıyla bu kanun teklifi verilmektedir. Bu nedenle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 40. Maddesinde değişiklik yapılması gerekmektedir.

MADDE GEREKÇELERİ

MADDE 1- Ağır ve yıpratıcı işlerde yani doğal ve yapay radyoaktif, radyoiyonizan maddeler veya bütün diğer korpüsküler emonasyon kaynakları ile yapılan işlerde çalışanlar tablo 10, tablo 13 ve tablo 14 bentlerde belirtilenler gibi kesintisiz ve 90 gün FHZ süresinden yararlandırılmış olacaklardır.

MADDE 2-  Radyoloji kolunda çalışanların haklarının geri alınması amaçlanmaktadır.

MADDE 3- Yürütme maddesidir.

SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

MADDE 1- 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 40. maddesinin 3. fıkrasının son cümlesinde yer alan “Tablonun (10) numaralı sırasında belirtilen sigortalılar” ibaresi, “Tablonun (10) ve (11) numaralı sıralarında belirtilen sigortalılar” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 2- Bu Kanun 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Yayınlandığı Kategori Manşet

İlimizde  5 yıldır Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Vekili olarak görev yapan Mustafa Saraç, makine mühendisi olarak görev yapmak üzere Antalya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne tayin edildi. Burdur’un en eski müdürleri içerisinde yer alan Çevre ve Şehircilik Müdürü Mustafa Saraç, cuma günü itibariyle yeni görevine başladı. 

Eski Çevre ve Şehircilik Müdür Vekili Mustafa Saraç Burdur’un en eski müdürlerinden olduğunu vurgulayarak;

“Burdur’da 5 yıldır Çevre ve Şehircilik Müdürü Vekili olarak görev yaptım. Burada yaptığım görev süresi içerisinde hiçbir şekilde siyasetle, belediyeyle ve vatandaşla sıkıntım olmadı. Sadece görev değişimi nedeniyle Antalya’ya makine mühendisi olarak atandım.

Burdur’da görev aldığım süre içerisinde gece gündüz demeden çalışarak en az imkanla en çok işi yapmaya çalıştım. Burdur’un en eski müdürlerindenim. Buradaki görev sürecimde 4 tane valiyle birlikte çalıştım. Her zaman vatandaşa ve kente faydalı oldum.   

Tayin oluşum hiçbir beceriksizlik ya da başka bir nedenden dolayı değil, sadece görev değişimi gereği Antalya’da makine mühendisliği mesleğimi devam ettireceğim.”dedi ve herkese teşekkür etti.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Cumartesi, 08 Aralık 2018 12:54

Geleceğim Güvende

Vali Hasan Şıldak’ın, eşi Fatma Nur Şıldak ile birlikte,  Çocuk ve Gençler Sosyal Koruma ve Destek Programı (ÇOGEP) Geleceğim Güvende Projesi kapsamında düzenlenen etkinliğe katılmasına ilişkin açıklama yapıldı;

ÇOGEP kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü sekretaryasında, Çocuk Şube Müdürlüğü, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Türk Hava Kurumu Burdur Şubesi ortaklığında 2018 yılı içerisinde “Geleceğim Güvende” isimli proje hayata geçirildi.

Proje ile ilgili bugün Sevim Zekai Piribaş Çocuk Eğitim ve Destek Merkezi (ÇODEM)’nde düzenlenen Model Uçak Yapımı sertifika dağıtım programına başta Vali Hasan Şıldak ve eşi Fatma Nur Şıldak olmak üzere, İl Emniyet Müdürü Arif Çankal, İl Milli Eğitim Müdürü Mahmut Bayram ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdür V. Hasan Güven ve öğrenciler katıldı.

Düzenlenen programda Vali Hasan Şıldak ve protokol üyeleri tarafından  13 öğrenciye Model Uçak Yapımı sertifikaları dağıtıldı. Ayrıca proje kapsamında ÇODEM’e 1000 kitap hediye edildi. Sertifika dağıtımının ardından öğrenciler ile bir süre sohbet eden Vali Hasan Şıldak, daha sonra ÇODEM’im bahçesinde öğrenciler yaptıkları model uçakları uçurdular.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Cumartesi, 08 Aralık 2018 12:54

En fazla işyeri kapanan il Burdur

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken’in açıklamalarına göre, nüfusuna oranla en fazla iş yeri kapanan il Burdur.

Açıklamaya göre; Kasım sonu itibarıyla esnaf ve sanatkar sayısı 1 milyon 740 bin 141.

Esnaf ve sanatkarlara ait 1 milyon 882 bin 629 iş yeri bulunduğunu ifade eden Palandöken, yılın 11 ayında 210 bin 312 iş yeri açıldığını, 95 bin 25 iş yerinin ise kapandığını aktardı.

Bu yılın 11 ayında geçen yılın aynı dönemine göre iş yeri açılışlarının kısmen azaldığını, kapanışların ise arttığını belirten Palandöken, geçen yıl söz konusu dönemde 211 bin 75 iş yeri açılmışken, 2018’in aynı döneminde bu rakamın 763 adet azalışla 210 bin 312’ye gerilediğini,  söz konusu dönemler itibarıyla iş yeri kapanışlarının da 87 bin 211’den 95 bin 25’e çıktığını aktardı.

Nüfusa göre en fazla açılış Muğla’da

TESK Başkanı Palandöken, nüfusa göre en fazla iş yeri açılışı ve kapanışının gerçekleştiği illere ilişkin açıklamasında;

“11 ayda nüfusa göre en fazla iş yeri açılışı Muğla’da gerçekleşti. Muğla’nın ardından Burdur, Çanakkale, Antalya ve Kırklareli en fazla iş yeri açılan iller oldu. Nüfusa göre en az iş yeri açılışı ise İstanbul’da görüldü. İstanbul’u Şırnak, Muş, Batman, Diyarbakır izledi. Nüfusa göre en fazla iş yeri kapanışı ise Burdur’da görüldü. Muğla, Tunceli, Mersin ve Eskişehir de nüfusa göre en fazla iş yeri kapanışı olan iller listesinin başlarında geldi, Yılın 11 ayında en çok iş yeri açılışının yapıldığı meslek kolu bakkallık.” Dedi.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Cumartesi, 08 Aralık 2018 12:54

MAKÜ empati parkuru

Avşarhan’da MAKÜ Eflatun Topluluğu’nca, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’ne yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla Empati Parkuru düzenlendi. 

Yapılan empati parkurunda sarı çizgi yolunda yürüme,çimli yol ve taşlı ve kasisli yoldan geçme gibi engeller yer aldı. Empati parkurunu katılımcılar koltuk değneği, tekerlikli sandalye ve gözleri bağlı bir şekilde tamamlarken çoğunluk gözleri bağlı yürümeyi tercih etti.

MAKÜ Eflatun Topluluğu’nun empati parkuru oluşturmaktaki amacı, iki dakikalığına bile olsa yetersizliği olan bireyleri anlayabilmek onlara böyle durumlarda yardımcı olmamız gerektiğini hissettirebilmek ve her birimizin birer engelli adayı olduğunu hatırlatmak.

Yayınlandığı Kategori Manşet
No Internet Connection