Tarihe göre süzülmüş ögeler: Salı, 04 Aralık 2018 - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber

05 Aralık 2018 - Çarşamba - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv

AK Parti İl Gençlik Kolları Yönetim Kurulu 

Üyeleri Mehmet Çakır, Yunus Erkan ve Yunus Taşkesen’in Belediye Meclis Üyesi Aday Adaylığı Başvurularını İl Gençlik Kolları Başkanı Hasan Yağcı ile birlikte AK Parti İl Başkanı Volkan Mengi’ye teslim ettikleri açıklandı;

Yapılan ortak açıklamada Burdur gençliğinin sorunlarını belediyeye aktarmak, gençlerin belediyede sesi olmak ve gençlere çözüm olabilmek üzere yola çıktıklarını, AK Parti Belediyecilik anlayışını gençliğin verdiği heyecan ile Burdur’a kazandıracaklarını, Burdur’un her sokağına, her ferdine hizmet götürmek üzere çalışacaklarını ilettiler.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Salı, 04 Aralık 2018 15:28

Hepimiz Burdur için çalışıyoruz

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, seri ziyaretlerine ara vermeden bir yandan esnaf ve vatandaş ziyaret edip, diğer yandan sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelmesine ilişkin açıklama yapıldı; 

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz ve CHP İl Başkanı İzzet Akbulut, Şoförler Odası Başkanı Durmuş Ceylan, Burdur Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Metin Sipahi, Berberler ve Kuaförler Odası Başkanı Veli Soy, Terziler ve Kasketçiler, Tuhafiyeciler ve Konfeksiyon Esnaf Odası Başkanı Osman Yalvaç, Bakkallar ve Bayiler Esnaf Odası Başkanı Orhan Aksoy, Elektrik ve Elektronik Teknisyenleri Sıhhi Tesisatçılar ve Tamircileri Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkan Osman Özen, Lokantacılar ve Pastacılar Esnaf Odası Başkanı Birol Kaval, Kahveciler Odası Başkanı Mehmet Ali Seçer ile Manavlar ve Sebzeciler Esnaf Odası Başkanı Tuncay Yiğit’i ziyaret etti. 

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz Burdur Belediyesinin yapmış olduğu hizmetleri anlatarak “Belediye olarak her zaman her istek ve talebinizde yanınızda olduğumuzu bilmenizi isterim. Hepimiz Burdur için çalışıyoruz ve birlikteliğimizi ne kadar sıkı tutarsak daha iyi işler başaracağımıza inanıyorum” dedi.

STK başkanları ise Başkan Ercengiz’e, kentin sorunlarının çözümü noktasında her zaman desteğini hissettiklerini söyleyerek, kenti üst seviyelere çıkarmak için birlikte çalışmaya devam edeceklerini ifade etti. STK Başkanları gerçekleştirdiği ziyaretten dolayı memnuniyetlerini dile getirerek Başkan Ercengiz’e teşekkür ederek başarılar dilediler.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Burdur Belediyesi faaliyete geçirdiği üretim ve depolama alanında birçok bitki, ağaç ve ağaççıkları kendi üretiyor.

Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nce serada üretilen mevsimlik çiçekler, ağaç ve ağaççıklar şehrin park ve refüjlerine dikiliyor.

Burdur Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü kendi yetiştirdiği mevsimlik çiçek ve diğer bitkilerle şehri yeşillendiriyor. Park ve Bahçeler Müdürlüğü kendi serasında yıllık 1 milyon 500 bin mevsimlik çiçek, 30000 çalı grupları, ağaç ve ağaççıklar yetiştiriyor.

Burdur belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nce serada yetiştirilen mevsimlik çiçekler, çalı grupları ve ağaçlar şehrin bütün park, bahçe ve refüjlerine dikiliyor. Parklara, bahçelere ve refüjlere dikilen çiçekler ve ağaçlar kentimizi renklendiriyor. Burdur Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü bünyesinde yetiştirilen çiçeklerin park, bahçelere ve refüjlere dikimini de Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri yapıyor. 

Park ve Bahçeler Müdürlüğü Serası’nda mevsimlik çiçek olarak 1 milyon 500 bin adet hercai menekşe, aslanağzı, petunya, kadife, ateş çiçeği, süs lahanası, lale soğanı, sardunya, kasımpatı, pervane çiçeği yetiştiriliyor. Yıllık 30000 adet çalı grupları ve ağaççıklar olarakta gül, fıstık çamı, Lübnan sediri, hanımeli, ateş dikeni, kaya sarmaşığı, lavanta, akasya, taflan, mandevilla, meleklerin borusu, kaliforniya güneşi, zakkum gibi süs bitkisi ve ağaç üretimi yapılıyor.

Burdur Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü Ayla Pesen gazetemize yaptığı açıklamada;

“Kış mevsimi için dikilecek olan çalı grupları ve mevsimlik çiçeklerimiz hazır. Parklarda dikimlerimizi başlattık. Kışlık mevsimi çiçek dikimlerimiz devam ediyor. Park ve Bahçeler Müdürlüğü bünyesindeki serada yıllık 1 milyon 500 bin mevsimlik çiçek, 30000 çalı grubu, ağaç ve ağaççıklar yetiştiriyoruz. 

Yetiştirdiğimiz mevsimlik çiçekleri, çalı grupları ve ağaççıkları park, bahçe ve refüjlere dikiyoruz. Park ve bahçeler haricinde kamu kurumları ve camilerin ihtiyaçları içinde bitki temin ediyoruz. Bütün park, bahçe ve refüjlere dikilen mevsimlik çiçek ve diğer bitikilerin üretimini Park ve Bahçeler Müdürlüğü yapıyor.”dedi.

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet

Milletvekili Mehmet Göker Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilmesi hususunda yazılı basın açıklaması yayınlayarak; “Bilinçli bir toplum oluşması adına kadınlarımızın eğitimde, siyasette, yönetim kadrolarında ve karar alma mekanizmalarında erkeklerle eşit haklara sahip olması gerekmektedir.” Dedi. 

Kadınların sosyal ve kültürel alanlarda, eğitimde, hukukta, aile içinde, çalışma hayatında, toplumsal yaşamda ve siyasette erkeklerle eşit haklara sahip olması, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nde 1926 ile 1934 tarihleri arasında yapılmaya çalışılmıştır. Atatürk’ün girişimiyle kadınların siyasal yaşama katılmaları yönünde yapılan ilk değişiklik 1930 yılında belediye seçimlerinde seçme hakkı tanınması olmuştur. Bu girişimi 1933′de çıkarılan Köy Kanunu ile muhtar seçme ve köy heyetine seçilme hakkı desteklemiş ve son olarak 5 Aralık 1934′te de Anayasa’da yapılan bir değişiklikle Türk kadınına, milletvekili seçme ve seçilme hakları tanınmıştır.

Kadınlarımızın seçme ve seçilme hakkını elde etmesi toplumsal hayatta gerçekleşen en büyük kazanımlardan  biridir. Kadınlarımızın dünya ülkelerinden çok önce elde ettiği kazanımlara karşın, siyasette ve ülke yönetiminde yeterince aktif ve söz sahibi olduklarını söylemek günümüz koşullarında mümkün değildir. Türkiye’den 20-30 yıl sonra kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıyan birçok Avrupa ülkesinde kadınların meclisteki temsil oranları yüzde 50’lere yaklaşmaktadır. Türk kadını kapalı kapılar ardında, çocuk büyütmekten başka hiçbir işlevi olmayan, bilinçsiz ve her alanda erkeğe bağımlı birer köle haline getirilemeyecek kadar değerlidir.  Bilinçli bir toplum oluşması adına kadınlarımızın eğitimde, siyasette, yönetim kadrolarında ve karar alma mekanizmalarında erkeklerle eşit haklara sahip olması gerekmektedir. 

Büyük Atatürk Türk kadınına milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınması üzerine “Bu karar, Türk kadınına sosyal ve siyasî hayatta bütün milletlerin üstünde yer vermiştir. Çarşaf içinde, peçe altında ve kafes arkasındaki Türk kadınını artık tarihlerde aramak lâzım gelecektir. Türk kadını evdeki uygar yerini salâhiyetle almış, iş hayatının her safhasında başarılar göstermiştir. Siyasî hayatta Belediye seçimlerinde tecrübesini yapan Türk kadını, bu sefer de milletvekili seçme ve seçilme suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor. Uygar memleketlerin birçoğunda kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onu salâhiyet ve liyakatle kullanacaktır. Bu notla en mühim inkılâplardan birini anmış oluyoruz” diyerek konunun önemini vurgulamıştır.

Bu duygu ve düşüncelerle kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkı verilmesinin 84. yıldönümünü kutluyorum.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Burdur Ticaret Borsası Kasım ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Hikmet Çangır başkanlığında yapıldı. Yapılan ve yapılacak olan çalışmaların değerlendirildiği Mecliste, tarım ve hayvancılıktaki sorunlar ve çözüm önerileri ile ülke ekonomisi gibi konular ele alındı. Burdur Ticaret Borsası (BTB) Yönetim Kurulu Başkanı Veteriner Hekim Ömer Faruk Gündüzalp, ekonomi ve tarım sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, meclis üyelerine sunum yaptı. 

2018 yılının, gerek ülke, gerek iş dünyası gerekse tarım ve hayvancılık sektörü açısından sıkıntılı geçtiğini aktaran Burdur Ticaret Borsası Başkanı Ömer Faruk Gündüzalp, “Umudumuzu hiçbir zaman yitirmemeliyiz. Bu tür zorlukları aşmak için birlik olup, heyecanla çalışmalarımızı, üretimimizi devam ettirmeliyiz. Çünkü stratejik sektör olan tarım ve hayvancılık sektörünü, hak ettiği konuma birlikte getireceğiz. İl olarak, ülke olarak kalkınmak istiyorsak, üretmek zorundayız. Üreticimizi üretimden kaçırmamak için doğru teknikleri, doğru bilgileri kullandırmamız gerek. Bizim işlem hacmimizin yüzde 47’sini çiğ süt oluşturuyor. Kaliteli süt üretimini daha ucuza mal etmek istiyorsak, sanayi yeminden biran evvel uzaklaşıp, ucuz ve kaliteli kaba yem üretmemiz lazım” şeklinde konuştu.

Kullanılan fabrika yemi hammaddesinin, yüzde 65’inin yurt dışından ithal olarak geldiğini vurgulayan Gündüzalp, “Üreticimiz zarar etmeyip, kar etmek istiyorsa, kendi kaba yemini kendisi üretmesi lazım. Yoksa bu şartlar altında üreticimizin para kazanması çok zor. Tarımsal desteklemelerin 1 yıl değil, orta ve uzun vadeye yayılması gerekli. Besicilikte önemli bir girdi olan Pancar Küspesi üretiminin arttırılması için pancar üretimi gözden geçirilmeli. İlimizin endüstriyel tarım ürünleri olan Anason, Rezene, Haşhaş ve Susam gibi bitkiler, Bakanlığımız tarafından desteklenmeli, özel teşvikler verilip, yurt dışı ihracat engeli kaldırılmalı” dedi. 

2016 yılında, 2015’e göre bir miktar düzelen Türkiye’nin süt ve süt ürünleri ihracatı, 2017 yılında biraz daha arttığını belirten Gündüzalp, “2016 yılında süt ve süt ürünleri ihracatımız 176 bin ton. İthalatımız ise 24 bin ton olmuştu. Rakamlara baktığımızda, 2017 yılında yaklaşık 335 milyon Dolarlık ihracat, 90 milyon Dolarlık ithalat yapıldı. Sonuç olarak 2017 yılı sonunda süt ve süt ürünü ihracatımızda 2016 yılına göre yüzde 9,1 oranında artış yaşandı. Ancak, Hollanda’ya baktığımızda, 2017 süt ve süt ürünlerindeki ihracatı 10 milyar 122 milyon 779 bin Dolar, et ihracatına baktığımızda 9 milyar 441 milyon 474 bin Dolarlık ihracat gerçekleşmiş. Neden, çünkü girdi maliyetleri yok. Bizim biran evvel İsrail, Hollanda vb. ülkelerin hayvancılık modelini bırakıp, Türk tipi hayvancılık modeline geçmemiz lazım. Yem bitkisi üretiminde, hayvancılığa dayalı bir ürün deseni oluşturmalıyız. Hayvan ıslah projelerini yaygınlaştırıp, buzağı ölümlerini azaltmalıyız” ifadelerini kullandı. 

Tarım, enflasyonun baş sorumlusu gibi olarak gösterildiğine dikkat çeken Gündüzalp, “Tarımsal üretim ve ticaret enflasyonunun (ÜFE) yıllık yüzde 16 civarında, buna karşın yurt dışı üretici enflasyonunun (YD ÜFE) yüzde 55’ten fazla, yurt içi üretici enflasyon ise yüzde 40’tan fazla. Bu fiyat artışlarını yaşamış olan üretici ve ticaret kesimi, tüketiciye bunu yüzde 25 olarak yansıtabilmiştir. Bu dönemde tarımsal üretim ve ticaret ile uğraşanlar, ilan edilen tüketici enflasyonunu aşağıya çeken bir görev üstlenmiştir. Eğer bu karşılaştırmayı yıllar boyunca yaparsak, göreceğiz ki aslında tarım sektörü, diğer sektörlerden çok daha az düzeyde enflasyonu etkilemiştir. Tarım sektöründen çekilme eğiliminin bir sebebi de budur. Maliyetlerini, fiyatlarına yansıtamayan bir sektör büyüyemez. Nitekim son açıklanan büyüme rakamlarında küçülen tek sektör tarım sektörüdür. Herkes şundan emin olsun ki, bu küçülme üreticinin tembelliğinden değildir” şeklinde konuştu.

Diğer bir sorun ise küresel ısınma ve yeraltı sularının giderek azalmaya başladığını aktaran Gündüzalp, şu şekilde konuştu, “Uzmanlara göre, iklim değişikliklerinin de etkisiyle önümüzdeki yıllarda üretimi daha fazla konuşur hale geleceğiz. Türlü zorlukları yaşayan tarım sektörünün bir de bu tabloyla karşıya kalması, başta Tarım ve Orman Müdürlükleri olmak üzere herkesi yakından ilgilendiriyor. Yeniden bilgileri ve paylaşımları gözden geçirmek zorunlu hale getiriyor. Bu konuda karar vericilerin iş işten geçmeden önlem alacağına inanıyorum.”

Yayınlandığı Kategori Manşet