Tarihe göre süzülmüş ögeler: Cumartesi, 29 Aralık 2018 - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber
Cumartesi, 29 Aralık 2018 14:29

31 Aralık 2018 - Pazartesi - Burdur Gazetesi

31 Aralık 2018 - Pazartesi - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun mevcut CHP’li Belediyelerde ve 31 Mart’ta kazanacakları yeni Belediyelerde asgari ücretin 2 bin 200 TL olacağını açıklaması üzerine Burdur Belediyesi, 1 Ocak’tan geçerli olmak üzere bu oranın altında maaş alan işçilerin maaşlarını asgari olarak 2 Bin 200 TL’ye çıkardı. 

Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’in Sultandere Hizmet Kampüsünde Burdur Belediyesi bünyesinde görev yapan 540 işçi ile bir araya gelerek bir toplantı yaptığı açıklandı;

Toplantıda konuşan Belediye Başkanı Ercengiz, “Öncelikle bir yılı daha hep beraber tamamlıyoruz. 2018 yılında çok şükür büyük bir kaza, bela olmadan, Burdur Belediyesi hizmetlerini aksatmadan birlikte vatandaşımıza hizmet ettik.

Hizmet ederken bir taraftan emekçimizin hakkını korumak, emekçimizin evine götürdüğü ekmeği nasıl daha çoğaltabiliriz diye formüller de aradık. Göreve geldiğimizde asgari ücret 909 TL idi. Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, ‘CHP’li Belediyelerde asgari ücret 2 bin 200 lira olacak, 31 Mart’ta Cumhuriyet Halk Partili  olacak yeni Belediyelerde de en az asgari ücret 2 bin 200 liranın altında olmayacak’ demişti. 1 Ocak 2019 itibarıyla sizlerin net maaşı da 2 bin 200 lira olacak. Hepinize hayırlı uğurlu, bereketli olsun” dedi.

Başkan Ercengiz, “2018 yılını sağ sağlim kapattık, 2019 yılında da kazasız belasız bir yıl olmasını diliyorum, hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum, ailelerinize de kucak dolusu selam gönderiyorum” dedi.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Sektör toplantısında, Türkiye ve dünyadaki tarımsal durum değerlendirmelerinde bulunan Bakan Pakdemirli, “Kaynaklarımızı düzgün ve doğru değerlendiriyoruz, bu bir başarıdır ama önümüzdeki 20 yıl için bunu daha ileriye taşımalıyız”dedi.

Tarım ve Orman Bakanı Dr.Bekir Pakdemirli, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Konferans Salonu’nda katıldığı Tarım Sektörü Değerlendirme Toplantısı’nda üreticiye önemli destek müjdeleri verdi.

Tarım ve Orman Bakanı Dr.Bekir Pakdemirli, MAKÜ, kamu kuruluşları ve sektör temsilcilerinin de yer aldığı Tarım Sektörü Değerlendirme Toplantısı’na katıldı.

MAKÜ Konferans ve Sergi Salonu’nda yapılan toplantıda, sunum yapıldıktan sonr Rektör Prof.Dr. Adem Korkmaz, Bakan Pakdemirli’ye Bölgesel Kalkınma Odaklı Hayvancılık Projesi’ni tanıttı.

Bakan Pakdemirli son 16 yılda Burdur’a yapılan yatırımlar hakkındaki açıklamasında;

“Burdur’a genç çiftçi projesinde 1.1 milyon lira hibe verilmiş, 462 proje yapılmış. Kırsal kalkınma hibelerinde 30 milyon hibe, büyükbaş hayvanlarda yüzde 87 artmış, küçükbaş ise yüzed 64 artmış, 15 baraj ve gölet, 220 bin alanın sulak alana açılması, 2 şehir 6 bağ ormanı, 2044 aileye kredi ve hibe verilmiştir” bilgisi vererek;  

“Tarım Orman Bakanlığı olarak ana görevimiz üreticiyi korumaktır. Ama tüketiciyi de korumamız gerekiyor. Tüketicilerin de ürünleri çok pahalıya tüketmemesi gerekiyor. Uğradığımız finansal saldırı sonucunda alınan önlemlerle ciddi bir mesafe kat edildi ve dövizde daha da iyi ilerlemeler olacağını söyleyebiliriz. Tarım sektörü diğer sektörlere göre daha fazla etkileniyor. Sizin dertlerinizle dertleniyoruz. Elimizden geldiğince destekleri arttırmaya çalıştık. Gübrede yüzde 15 indirim alınmıştı yüzde 5 daha geliyor. Yem sektöründen de beklenti içerisindeyiz. 2019’a daha pozitif bakarak yem sektörünün de indirime gideceğini umuyorum. Buğday ve arpa desteklemelerini 5 kuruştan 10 kuruşa çıkardık. Destekleri 8 liradan 10 liraya çektik. Market fiyatlarının da stabil kalmasına özen gösterdik.”dedi.

Çiğ süt için 119 milyon 21 bin lira destekleme ödemesine cuma akşamı başlandığını belirten Bakan Pakdemirli;

“Süt ile ilgili konuda ise üreticiyi küstürmememiz gerektiğinin farkındayız ama belli bir ekonomik dengeler de var” diyen Bakan Pakdemirli, “Süt ile ilgili destekleri 10 kuruştan 25 kuruşa çıkardık ilk 3 ay geçerli olmak kaydıyla. 41 ilimizdeki hayvancılık yatırımlarına yüzde 50 hibeye devam ediyoruz. Atıl durumdaki 2 milyon hektar tarım alanlarından da 13 milyon lira kazanç elde edeceğiz. Destekler konusunda tamamen kitleleri memnun etmek mümkün değil ama en etkili şekilde kullanmaya çalışıyoruz. Bazı müjdeleri açıklıyoruz. Tarımsal desteklerimiz 2018’de toplamda 14,5 milyardan, 2019’da da 16,1 milyar liraya çıkıyor. Besicilik yapan 48 bin 400 üreticiye bakanlığımızca ruhsatlandırılan kesimhanelerde kesilen 314 bin 532 büyükbaş hayvan için toplam 78 milyon 790 bin lira besi desteği ödemesi yapacağız. Bu da hayvan başına ortalama 250 lira. 2018 Temmuz-Ağustos döneminde üretilen 1 milyon 588 bin ton çiğ süt için 119 milyon 21 bin lira destekleme ödemesine bu akşam başlıyoruz. Buzağı desteklemeleri kapsamında da 520 milyon destekleme ödemesine de önümüzdeki hafta başlayacağız”değerlendirmesi yaptı.

Kaynaklarımızı doğru değerlendirmemiz gerektiğine vurgu yapan Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli;

“Dünyada dengesizlikler var ve bu oran daha da artacak. Kendi ülkemizin tükettiklerini üretebilirsek hatta daha fazlasını üretebilirsek daha avantajlı konuma geleceğiz. Türkiye’de de 100 milyona giden bir nüfusumuz var. Yüzde 50 daha fazla gıda üretmemiz gerekiyor. Devlet olarak üreticinin önünün açmamız gerekiyor. Bu çok kolay değil. Tarıma elverişli araziler tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de azaldı. Bu konuda çok önemli adımlar atılmıştır. Bu da iyi bir ilerleme. Erozyon ve toprak kaybı ile mücadelede dünya birincisiyiz. Orman varlığını arttıran nadir ülkelerdeniz. Hedefimiz toplam arazimizin yüzde 30’u kadar alana sahip olmaktır. 7 milyar fidana doğru ilerliyoruz. Orman tarımla üretimle çok ilgili. Ağaç olmayınca yağış, su ve tarım olmuyor. Tarımsal hasılada 7. ülkeyiz. Toprak varlığı olarak dünyada 17.ülkeyiz. Demek ki biz, kaynaklarımızı düzgün ve doğru değerlendiriyoruz, bu bir başarıdır ama önümüzdeki 20 yıl için bunu daha ileriye taşımalıyız. O yüzden üretici başta olmak üzere, tüm paydaşların bunda katkısı olacak.”dedi.

Rektör Prof.Dr. Adem Korkmaz hayvancılık projesiyle ilgili yaptığı açıklamasında;

“Hayvancılık alanında desteklenecek 5 pilot üniversiteden biriyiz. Bu kapsamda birçok proje yapıyoruz ve bu çalışma Burdur’un tüm aktörleri ve sivil toplum kuruluşları ile birlikte hazırlandı. Öncelikle problemleri tespit ettik ve bu problemlerden yola çıkarak yapılabileceklerin üzerinde durduk. Sektör ve işbirlikleri ile sektör meclisi toplantısında 2 yıldır üzerinde çalıştığımız ve uzun çalışmalardan sonra ortaya çıkan ve hükümetimiz tarafından da destek bulan hayvancılık projemizin de tanıtımında bir arada bulunmak bizim için heyecan vericidir. Problemleri tespit ettik ve bu problemleri ele alarak sektör iş birliği ve danışmanlıklarla birçok proje ortaya çıktı. Şu anda sahadayız, uygulamalarını sahaya taşıdık. Bu uzun bir yolculuk. Hepsi bir anda olacak bir iş değil tarım ve hayvancılık çok dinamik bir alan çünkü. Şunun farkındayız sorunların çözümü noktasında sorunların tartışıldığında nedenlerin üzerinde durulup konunu sosyal kültürel sosyoekonomik temeline inerek incelemek istiyoruz. Akademinin zihniyet dönüşümü çok önemli. Sektörler üniversiteye bakıyor, sivil toplum örgütleri bu konunun bileşeni. Sektörle çiftçiyi birleştiren merkezlerle birlikte yaptığımız her kararın sektörle bağını sağlamış oluyoruz. Her sorunun çözümünün sadece devletin vereceği destek ve teşviklerle yapmak istemiyoruz. Çağımızda artık şartlar çok hızlı değişiyor, teknoloji gelişiyor. Bizler çalışmalarımız bu dönüşüme uygun olarak yapmak istiyoruz. Sosyal ve eğitim politikalarına bakmadan problemlerimizi uzun dönemde kalıcı çözmek çok zor oluyor. Üniversite bu noktada nerede dersek, üniversite devasa büyük çiftliklerle çalışmalar yapmak istemiyoruz. Üniversite, sektöre yön veren, bilgisi ve eğitimiyle üniversitenin onayının geçtiği bir sistemi öngörüyoruz”dedi.

Rektör Korkmaz Bakan Pakdemirli’den 2 hususta istirhamda bulunduğunu ifade ederek; 

“O zaman marka oluşturmuş oluyoruz. Tarım bakanımıza 2 husus istirham edeceğim. Akademi olduğumuz için 2 pilot köyle proje uygulamalarına başlıyoruz. Beşkavak köyü küçükbaş hayvan çalışmaları yapacağız. Diğer köyümüz olan Büğdüz köyünü de büyükbaş çalışmalarımızı yapıyoruz. Üniversitemizde çok yetenekli 10 kişilik ekibimiz var, bu ekibimiz ve sizlerle ortak bir proje yapabilirsek organik bir birliktelik yapmış oluruz diye düşünüyorum. Umuyorum burdur üniversite sektör tüm aktörleriyle hayvancılık ve hayvancılıkta elde ettiği başarıyı sağlayacak kapasitede olduğunu düşünüyorum. Katılan herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Değerlendirme Toplantısında açıklama yapan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli;

“Eski düzende su ve toprak ayrı yönetildiği için bakanlıklar arasında çekişme oluyordu. Toprak ve suyun bir arada yönetilmemesi, orman ve tarımın bir arada yönetilmemesi yanlıştı, o yüzden birleşmesi bizi büyük bir aile yapıyor. 81 ilimizi gezmek istediğimi söylemiştim. 6 aydan kısa bir sürede birçoğunu gezdik, dertlerini ve önerilerini dinledik. Bizim çiftçimizin problemini daha rahat bir şekilde çözmek için havza biçiminde yönetmek istiyoruz. Daha iyi bir yönetimle yerinden yönetimle sorunları çözebiliyor olacağız. Anında sizin problemlerinize cevap verebilecek şekilde çok kısa bir sürede çözmeye çalışıyoruz” dedi.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Eğitim İş Burdur Şubesi Başkanı Erkan Putgül basın açıklaması yayınlayarak “Öğretmenlik meslek kanunu’nun öncelikle alanda yani paydaşlar noktasında ardından mecliste oluşacak ortak akılla çıkarılması zorunludur ve olmazsa olmaz maddelerimizin en başında yer almaktadır.” Dedi;

 

AKP döneminde en itibarsızlaştırılan mesleklerden olan öğretmenliğe dair hükümetin bir meslek kanunu hazırlığı içinde olması büyük önem arz etse de, bu hazırlıkların yürütülüş biçimi, önceden bir yerlerde hazırlanmış taslaklarla hareket edilmesi, eğitimin tüm paydaşlarından doğru biçimde görüş alınmaması, eğitimciler için hayati önem taşıyacak olan bu kanuna dair şimdiden düşündürücü olmuştur.

Kupon arazilerden, araçların camlarındaki filmlere kadar hiçbir konuyu başka bir devlet kurumuna bırakmayan Cumhurbaşkanı, tıpkı 2023 Eğitim Vizyon Belgesi’nin önemli kısımlarını Milli Eğitim Bakanı’na bırakmayıp kendisi açıklamayı tercih ettiği gibi, öğretmen meslek kanunu için de kendi kurduğu kurulla Saray’ında bir toplantı düzenlemiştir.

Eğitim Öğretim politikaları için oluşturulan kurulun üyelerinin eğitimden ziyade işletme, mühendislik ve ilahiyat menşeili olduğunu da hatırlatmak isteriz.

Böyle önemli bir toplantının Milli Eğitim Bakanlığı’nda yapılması ve bu görüşmelerin şeffaf olması gerektiğini düşündüğümüz için Eğitim-İş olarak Saray’daki toplantıya katılmadık.

Ama eğitim sisteminin atar damarı olan eğitimcilerimizin meslek kanununda olmazsa olmaz olarak raporladığımız maddeleri MEB’e defaten iletmiş bulunmaktayız.

Saray’daki hazırlığın ardından ortaya yetersiz, ihtiyaca cevap olmayan bir kanun tasarısı çıkar ve eğitim alanındaki sendikalardan, uzmanlardan “laf olsun diye” görüş alındığı kanaati oluşursa diye, tarihe not düşmek için öğretmen meslek kanununda olması gerekenleri kamuoyuyla paylaşıyoruz.

İŞTE HAKKANİYETLİ BİR KANUN İÇİN ROTA

Eğitim-İş olarak altını çiziyoruz: Öğretmen meslek kanununda aşağıdaki tüm içeriklerin sağlanması elzemdir:

1- Mesleğimiz Onurumuzdur. Mesleğimizin AKP iktidarları döneminde düşürüldüğü durum ve itibar kaybının giderilmesine, öğretmenlik mesleğinin eğitimin birincil öznesi olduğunun vurgulandığı yönelik düzenlemeler yapılmalıdır.

2- Yapılacak kanuni düzenlemede öğretmenliğin tanımı: “Öğretmenlik: Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, devletin gözetim ve denetimi altında yapılması zorunlu eğitim ve öğretim işleri ile bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir uzmanlık mesleğidir.” İçerikli olmalıdır.

3- Kamusal eğitimin zorunlu kılınması

4- Karma eğitim zorunluluğunun korunması

5- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundan gelen iş güvencesinin daha da arttırılması ve, grevli toplu sözleşme hakkı tanınarak ülkenin aydın kesimi, ülkenin geleceğine yön veren öğretmenlerin örgütlenmeleri önündeki engellerin kaldırılması,

6- Kamu kurumları dışında olmak üzere öğretmenlere siyaset yapma serbestisi getirilmesi

7- Atamaların sözleşmeli değil, kadrolu olması.

8- Tüm atama kademelerinde liyakatin esas alınarak sözlü sınav gibi sübjektif uygulamalara son verilmesi, 

9- Ücretli öğretmenlik uygulamasına son verilmesi,

10- 666 sayılı KHK ile bazı kamu görevlilerine verilen ek ödemeden öğretmenlerin de yararlandırılması,

11- Öğretmenlere yıpranma payı verilmesi,

12-Öğretmenler için 2005 yılında düzenlenen Uzman Öğretmenlik/Başöğretmenlik kavramlarının kaldırılarak öğretmenlik mesleğinin uzmanlık mesleği olduğunun çıkarılacak kanuna da işlenmesi ve Uzman öğretmenlik/başöğretmenlik için ödenen tazminatların kıdeme bağlı olarak tüm öğretmenlere ödenmesi.

13- Tüm öğretmenlerin maaş karşılığı ders saatinin 15 olarak belirlenmesi

14- Norm kadro hesabından 15 saat esasına geçilmesi,

15- Öğretmenlere angarya görevlerin verilememesi,

16- Eğitim faaliyetlerinin Milli Eğitim Bakanlığı denetiminde öğretmenler eliyle yapılması ve hiçbir şekilde dernek, vakıf ya da başkaca kuruluşlara devredilememesi, eğitim kurumlarının dernek ve vakıfların faaliyet alanları olmasından kurtarılması,

17- Öğretmenlere ödenen ek ders ücretlerinde yöneticiler arasındaki ve öğretmenler arasındaki (branş, meslek Öğretmenleri… gibi) farklılıkların sonlandırılarak eşitlik sağlayan bir düzenlemeye gidilerek adaletli bir ek ders düzenlemesinin alt yapısının oluşturulması,

18- Yönetim kademelerinin öğretmenlerden oluşması ve kariyer sistemi uygulanması. Yani alandan olmayanların eğitimi yönetmemesi, her yönetim kademesi için alanda belli çalışma sürelerine bağlı bir yapı kurulması

19- Kanunun öğretmenlik mesleğini icra eden (devlet/özel ayrımı olmaksızın) tüm öğretmenleri kapsaması,

20- Eğitimde özel okul kavramının son bulması, uygun kurumların kamulaştırılması bu işlem yapılana kadar özelde çalışan öğretmenlerin de ekonomik ve diğer haklarının devlet kurumlarında çalışanlarla eşit olması. (en azından altında olmaması)

21-İsteğe bağlı yer değiştirmelerde tüm kurumların ilan edilerek puan üstünlüğü esasına dayalı bir yapının ve takvimin oluşturulması,

22- Aile bütünlüğü, sağlık, öğrenim, can güvenliğine bağlı yer değiştirmelerin süreye bağlı olmaksızın mazeretin ortaya çıkışına göre karşılanacak bir sistem oluşturulması,…

23- Emeklilikte öğretim yılı sonu (Haziran-Temmuz) kısıtlamasının kaldırılması,

DAHA AZINA YA DA MAKYAJLI HAK GASPINA GEÇİT VERMEYİZ!

Ataması yapılmayan, öğretmenlerimiz de hesap edildiğinde sayısı 1.5 milyonu bulan eğitimcilerin bir meslek kanunun bulunması adeta zorunluluktur... Ancak unutulmamalıdır ki bu bir lütuf değil, Eğitim-İş başta olmak üzere alandaki tüm meslek örgütlerinin yıllar süren mücadelesi ve azminin sonucudur.

Buradan çıkışla Eğitim-İş olarak duyuruyoruz: Bu kanunun, doğalgaza önce zam sonra indirim yaparak müjde olarak yansıtılan tatlı su kurnazlıklarına dönüşmesine, öğretmenlerin hali hazırda kırpılmış haklarına daha da göz dikecek hadsizliğe ulaşmasına geçit vermeyeceğiz!

Öğretmenler, bu ülkenin geleceğinin mimarlarıdır; onların meslek kanununda insanlık onuruna aykırı şartlar barındıran maddeleri kabul etmeyeceğiz! Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün yolundaki eğitim neferlerine, Fakir Baykurt’un meslektaşlarına dair hayati bir kanunun, seçim malzemesi yapılmasına müsaade etmeyeceğiz! Öğretmenlerimizin haklarını ve onlardan alınanları biliyoruz, yıllardır onlar için direniyoruz, insanca yaşamdan daha azına tekabül eden bir meslek kanununa karşı boyun eğmeyeceğiz!

AKP iktidarlarının son 16 yılda eğitimde yarattığı tahribatı, her kanun çıkarışlarında yaşanan hak kayıplarını unutmadığımızdan sadece AKP eliyle yapılacak bir kanunun peşinen sorunlarla dolu olacağını düşünüyoruz.

Bunları kısaca hatırlayacak olursak;

• Uzman Öğretmenlik/Başöğretmenlik düzenlemesi(2004)

• 4B Sözleşmeli Öğretmen düzenlemesi(2007)

• MEB’e tahsisli arazilerin satışı düzenlemesi(2008)

• Teşkilat Yasasının değiştirilmesi, tüm kadroların lağvedilemsi, yeni bir kadrolaşma alanı yaratılması, Okul yöneticiliğine sözlü sınav getirilmesi (2011)

• 4+4+4 kanunu (2012)

• Dershanelerin kapatılması kanununa eklenen maddelerle MEB teşkilat yapısının yeniden şekillendirilmesi, eğitim kurumu yöneticilerinin görev süresinin 4 yıl ile sınırlandırılması, onbinleri bulan yöneticinin (il/ilçe müdürleri… dahil) görevine son verilmesi, (2014)

• Sözleşmeli ve Sözlü sınav ile öğretmen alımı (2016)

• Mesleki eğitim merkezlerinin de örgün eğitim kapsamına alınması, müfettişlerin görevlerinin sonlandırılması, yeniden müfettiş alımının (bu alanda da kadrolaşmanın) önünün açılması

Hal böyle iken yani 16 yıl boyunca yapılan düzenlemeler bu içerikte iken böylesine önemli bir kanunun öncelikle alanda yani paydaşlar noktasında ardından mecliste oluşacak ortak akılla çıkarılması zorunludur ve olmazsa olmaz maddelerimizin en başında yer almaktadır.

Yayınlandığı Kategori Manşet

MHP İl Başkanı Hikmet Ökte 2019 Mahalli seçimlerin gündeme geldiği ilk günden itibaren MHP Burdur İl Başkanlığınca, birtakım seçim çevrelerinde asılsız,mesnetsiz siyasi ahlaka uygun olmayacak bir şekilde; aday çıkarılmayacağı yönünde maksatlı olarak algı oluşturulmaya çalışıldığına değinen basın açıklaması yayınlayarak, “Burdur il merkezi başta olmak üzere, tüm ilçe ve beldelerimizde kesinlikle aday çıkartacağımızı net bir dille ifade ettik.” Dedi;

 Bütün bunlara rağmen her ortamda Burdur il merkezi başta olmak üzere, tüm ilçe ve beldelerimizde kesinlikle aday çıkartacağımızı net bir dille ifade ettik.Bu çalışmalar MHP Genel Başkanımız Sayın Dr. Devlet Bahçeli ve Genel Başkan Yardımcılarımızın bilgileri ve talimatları doğrultusunda yürütülmektedir.

Bu süreç zarfında il başkanlığımıza üçü merkezden olmak üzere toplam 21 belediye başkanı aday adaylığı müracaatı yapılmıştır.Aday adaylarımızın bir kısmının müracaatı genel merkezimize yapmış olduğumuz ziyaretlere tesadüf etmiş olması sebebiyle basında yer almıştır.Henüz basında yer almamış aday adaylarımız da çok yakın bir süreçte kamuoyuna tanıtılacaktır.

Aday belirleme sürecinin devam ettiği bir zaman diliminde bugün öğle saatlerinde MHP Burdur Merkez Belediye Başkan Aday Adaylarından bir şahsiyetin il başkanlığımızın bilgisi dışında sosyal medya aracılığı ile yaptığı bir açıklamada kendini aday göstererek aday adaylığından çekilmesi il merkezinde tek adaymış gibi kendini takdim etmesi doğruları yansıtmamaktadır.

Son bir haftada Burdur yerel basınında çıkan asılsız haberlerle söz konusu şahsiyetin adaylıktan çekilme açıklaması art arda gelmiş olması partimizce manidar karşılanmıştır.

Tüm Burdur kamuoyunun bilmesini isteriz ki seçimlerden kendi çıkarları doğrultusunda sonuç elde etmek isteyen toplum mühendisleri hedeflerine ulaşamayacak,hevesleri kursaklarında kalacaktır.

Burdur ilimizin on beş seçim bölgesinin tamamında kazanmak için aday gösterecek bu uğurda tüm imkanlarımızı seferber edeceğiz. Son olarak MHP içerisinde bir karışıklık yaşatma arzusu içinde bulunan malum çevreler bilmelidir ki MHP bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da dik duracak mücadelesini her ortamda kendine yakışır şekilde yapacaktır.

Bu duygu ve düşüncelerle 2019 Mahalli İdareler yerel seçimlerinin vatanımızı,milletimize ve Burdur’umuza hayırlar getirmesine temenni dilerim.

Kamouyuna saygı ile duyurulur

MHP İl Başkanı

Hikmet ÖKTE

Yayınlandığı Kategori Manşet

AK Parti Burdur Milletvekili TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Bayram Özçelik, Burdur Şeker Fabrikasının Özelleştirme İptali ile ilgili açıklamada bulundu. Özelleştirme iptalini Cumhurbaşkanın onaylaması ile resmileştiğini belirten Burdur Milletvekili Bayram Özçelik “ Özelleştirme kapsam ve programında bulunan Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş’ye ait olan Fabrikamız Özelleşme Üst Kurulu kararı sonucunda Şeker Fabrikasına  ilişkin ihale KARARIN  İPTALİNİ Cumhurbaşkanımız onaylamıştır.

14 fabrika ihaleye çıkmıştı ve bu fabrikaların 11 tanesinin özelleşmesi gerçekleşmiştir. Burdur, Yozgat, Ilgın Şeker Fabrikaları Özelleştirmeden İhaleyi Alan Firmalar süre uzatma sonrasında da teminat mektuplarını Özelleştirme Kuruluna veremedikleri için Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca iptal yazıları yazılarak Cumhurbaşkanımıza sunulmuştu. Cumhurbaşkanımız İhalenin İptalini Onaylamıştır. “ dedi. 

“BURDUR ŞEKER FABRİKASI ÜRETİME DEVAM EDECEK” 

Burdur Şeker Fabrikasının yeni sezon için tüm bakımlarının yapıldığını ve üretime devam edeceğinin belirten Milletvekili Bayram Özçelik “Burdur Şeker Fabrikamız Burdur’umuzun Ekonomik Lokomotiflerinden olup bu süreç sonrasında da yeniden Pancar Kotaları çerçevesinde önümüzdeki yıllarda da kampanyalarda çalışmaya devam edecektir. Burdur’daki ve komşu İllerimizin İlçelerindeki Pancar Üreticilerimizin Pancarlarını İşletmeye devam edecektir. Özelleşme süreci uzamasına rağmen bu yıl Pancar Üreticilerimizin sıkıntı çekmemeleri için her türlü hazırlıkları bakım onarım ödeneklerini Genel Müdürlükten çıkartarak Yakından Takip Etmiştik Allah’a Şükür bir sorun yaşanmadan önümüzdeki haftalarda kampanya tamamlanmış olacaktır.” şeklinde belirtti. 

“ FABRİKAMIZDA TEKNOLOJİK ve YENİ ÜRETİM YOLLARINI UYGULANMASI İÇİN ÇALIŞMALAR GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ”

Burdur Şeker Fabrikasının daha verimli, kaliteli ve kazançlı olması için çalışmalar gerçekleştirileceğini belirten Milletvekili Özçelik “ İptal Kararında Hazine ve Maliye Bakanımızın, Tarım ve Orman Bakanımızın Şeker Fabrikaları A.Ş’de kalması yönünde olumlu görüşleride etkili olmuştur. Fabrikamızın Şeker Fabrikaları A.Ş’de  kalması yönündeki görüşlerimizide  Bakanlarımızla görüşerek iletmiştim. Yeni Dönemde Fabrikamızdaki tüm Teknolojik ve Yeni Üretim Yollarını Uygulamaya koymaya çalışacağız. Şeker Fabrikaları Genel Müdürlüğüne Yeni Atanan Genel Müdür Ergün Yıldız ile yaptığım görüşmeler sonucunda önümüzdeki günlerde Fabrikamızı ziyarete gelecek ve fabrikamızda yapacağımız ve yeni üretim alanlarını oluşturmaya çalışacağız. Biz Sorumluluk Bilinci ile Fabrikamızın Yeni Dönemde de Daha Kaliteli, Daha verimli ve Daha Kazançlı Olmasının Yollarını Araştırıp Uygulamaya Koyacağız Bu Konuda Yaptığımız Hizmet ve Yatırımlar Yapacağımız Hizmet ve Yatırımların Teminatıdır. Burdurumuza, Üreticilerimize Hayırlı Olsun.” diye konuştu.

 

Yayınlandığı Kategori Manşet
Cumartesi, 29 Aralık 2018 14:28

İhracatımız ihtalatımızdan fazladır

Burdur Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf KEYİK: “Burdur ili olarak ihracatı, ithalatından kat be kat fazla olan ender illerden biriyiz. Bu yönümüzle diğer illere örnek gösterilebiliriz.” dedi.

BUTSO Başkanı Keyik  “Dünyada yaşanan ekonomik durgunluktan ne yazık ki ülkemizde nasibini almaktadır. Koalisyon hükümetlerinin olmamasını ve de kararların hızlı alınıp uygulanabilmesini ülkemiz açısından bir avantaj olarak görmekteyiz. 

Dünyadaki tüm üretimler dijital bir dönüşüm sürecinden geçerken, yatırımcı ve işadamlarımız bu dönüşümü yakalamak zorundadır.  Bu kapsamda Türkiye Ticaret Merkezlerini ve İhracat Destek Ofislerini daha etkin kullanarak ihracatta daha büyük adımlar atmamızın hem üretimin sürekliliği ve hem de yerel ölçekli hammadde temininde ciddi katkılar sağlayacağını düşünüyoruz. Ayrıca, Hükümetimizin kurduğu Türkiye Ürün İhtisas Borsası 2019 hasat döneminde faaliyete geçecektir.  Böylece gelişmiş tarım ürünleri piyasası oluşacağını, verimliliğin artacağını ve tarım sektöründeki paydaşlarımızın dünya standartlarında üretim yapabileceklerini düşünmekteyiz.” Açıklaması yaptı;

ÜRETİMDE VE İHRACATTA YÜZÜMÜZÜ DÜNYAYA ÇEVİRMEK ZORUNDAYIZ

BUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf KEYİK: “ Burdurlu ihracatçı firmalarımız üretim ve ihracatta yüzünü dünyaya çevirmiştir. Burdur ili olarak ihracatı, ithalatından kat be kat fazla olan ender illerden biriyiz. Bu yönümüzle diğer illere örnek gösterilebiliriz. Şunu özellikle belirtmek isterim ki, işletmelerimizin mutlaka ve mutlaka etkin internet siteleri olmalıdır. Hatta ve hatta bu siteler en az İngilizce ile desteklenmelidir. İşletmelerimiz teknolojiyi biraz daha kullanmak sureti ile e-ticaret kapısını açmak zorundadırlar. İşletmemize gelen müşteriden ziyade, elektronik ortamda satışlarla ticaret hacmimizi artırmak zorundayız. Dükkânını bekleyen mutlaka karnını doyuracaktır. Olması gereken; dükkânını beklerken e-ticaret yolu ile satış yaparak kazancımıza kazanç katabilmektir.” dedi. 

ELEKTRONİK ÇEK VE BONO SİSTEMİNE GEÇİLECEK

Ticaret ve sanayi alanındaki temel unsurların yerel dinamikler ve özgüven olduğunu kaydederek öngörülerine devam eden Başkan Yusuf KEYİK: “Hükümetimiz çekte yaşanan sorunları en aza indirgeyebilmek için “Karekodlu” çek uygulamasını hayata geçirmiştir. Bu uygulama ile çek sahipleri hakkında bilgi toplama imkanına sahip olunabilmektedir. 2019 yılında elektronik çek ve bono sistemine geçilmesi planlanmaktadır.  Devrim niteliğindeki bu çalışmaların 2019 yılında üretim ve verimliliğin sürdürülebilir olması adına tüm dinamiklerimizi ayağa kaldıracağına inanıyoruz. Burdur Ticaret ve Sanayi Odası camiası olarak, atılan adımların ekonomiye yansıması için üstümüze düşen her sorumluluğu yerine getirecek, daha çok çalışmaya, üretmeye devam edeceğiz. Bu vesile ile taleplerimize ses veren, Sanayici ve Tüccarımızın her an yanında hissettiği TOBB Başkanı Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu’na ve hükümetimize teşekkür ediyoruz.” dedi.

EĞİTİMLER UFKUMUZU AÇAR, KAZANCIMIZI ARTTIRIR

Burdur Ticaret ve Sanayi Odasının alanında uzman kişilerce eğitimler verdiğini de ekleyen Başkan Yusuf KEYİK: “Öncelikle üyelerimize ufkunu açabilmek, ticaretine katkıda bulunmak amacı ile Odamızca her yıl düzenli olarak eğitimler yapılmaktadır. Bu eğitimlere üyemiz olsun veya olmasın herkes davet edilmektedir. 1 kişi bile katılsa o 1 kişiyi önemsiyor ve eğitim çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. 2019 yılında da eğitimlerimiz devam edecektir. Alanlarında uzman eğitimcilerin vereceği eğitim programlarına gerek üyelerimizin ve gerekse konu ile ilgili vatandaşlarımızın katılımlarını bekliyoruz.” dedi.

 

Yayınlandığı Kategori Manşet
No Internet Connection