Tarihe göre süzülmüş ögeler: Çarşamba, 26 Aralık 2018 - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber

Burdur Şeker Fabrikası ihalesi iptal edildi, böylelikle Burdur Şeker Fabrikasının işletmesi Türk Şeker’de sahipliği devlette kaldı.

Burdur Şeker Fabrikası ile birlikte, başka şeker fabrikaları özelleştirme yolu ile ihaleye çıkarılarak satılmak istenmişti. Burdur Şeker Fabrikası ihalesini alan firma, ihalede öngörülen süre dolmasına rağmen, ödeme yapmayıp erteleme talebinde bulunmuştu. Ihale şartnamesine göre bir kez erteleme talebi hakkı bulunan firma, iki kez daha erteleme talebinde bulunmuş, 3. erteleme süresi sonunda da ödeme yapmayıp fabrikayı devralmamıştı. 

Bunun üzerine Burdur Şeker Fabrikası ihalesi iptal edilip, fabrika satıştan çıkarıldı. Burdur Şeker Fabrikası ile birlikte Yozgat ve Ilgın Şeker Fabrikaları’nın satış ihaleleri de iptal edildi. Böylece Burdur, Yozgat ve Ilgın Şeker fabrikalarının devlette kalması ve Türk Şeker tarafından işletilmeye devam edilmesi  kararı alınmış oldu. Burdur Şeker Fabrikası ihalesinin iptal edilmesi; fabrikanın satılmaması için büyük mücadele veren; büyük mücadele veren başta Şeker İş Sendikası Başkanı Mustafa Onay, yönetim kurulu üyeleri, Burdur Şeker Fabrikası çalışanları ve  pancar ekicileri, esnaflar, tüccarlar olmak üzere şehrimizdeki geniş bir kesimi sevindirdi.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Çarşamba, 26 Aralık 2018 15:51

27 Aralık 2018 - Perşembe - Burdur Gazetesi

27 Aralık 2018 - Perşembe - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv

Ziyarette uzun sayılabilecek 3 aydan fazla dönemde yerel seçim sürecenin sürdüğünü ve bu süreçte gittikleri her mahallede, sokakta, işyerlerinde ilgiyle güler yüzle karşılandıklarını, seçmenlerin bu ziyaret ve görüşmelerde sorunlarını ve önerilerini rahatlıkla ve samimiyetle dile getirdiklerini belirten Başkan Ercengiz; 

“Biz görevde olduğumuz sürece vatandaşa, ilimize hizmet etmenin vijdani rahatlığı içindeyiz. Halkımız 31 Mart yerel seçimlerinde, sandıkta bize onay verirse, üreten, paylaşan, geliştiren belediyecilik anlayışımızla yola devam ederiz. 

Ülkemizde her alanda

Demokratikleşme, hatta demokratik yapıdan geri gitme kaygıları yaşanıyor. Burdur demokrasiye kendi bünyesinde sahip çıkan, anti demokratik uygulamalara karşı çıkan, herkesin siyasi görüşünü, sosyal kültürünü serbestçe yaşayıp ifade ettiği bir il. Bu anlayış yeni değil, yıllardır var ve sürüyor. Halkımız ülkede yaşanan demokrasi kaygılarının, ilimizde yaşanmaması  için Sosyal Demokrat Belediyecilik anlayışını tercih etti. Bundan sonraki süreçlerde de aynı anlayışla tercihini ortaya koyacaktır. Burdur yabancıya misafirperver, komşuya yardımsever, hakkını arayıp korumada mücadeleci insanların yaşadığı bir ildir. Bizde; farklı siyasi görüşten insanlar, esnaflar, köylüler birbirlerinin siyasi görüş farklılıklarına saygı duyarak dostluk, komşuluk ederler. Şehirdeki seçmenler; yerel seçimler için, belediye başkanını seçmek için sandığa gittiklerinde, siyasi bakışla birlikte, o bakıştan daha ziyade uygulanan, uygulanacak, vadedilen belediyecilik anlayışına bakarak oy kullanırlar. Bu açıdan Burdur Belediyesi halkın belediyesi olmayı başarmıştır. Ürettiklerimizle halkımızın yaşamını kolaylaştırma amacı güttük. Kapımız herkese açık. Seçim süreci boyunca bütün vatandaşlarımıza, bütün mahallere ulaşıp seçmenlerle bir araya geleceğiz. Bu görüşmelerde salt oy istemekle kalmıyoruz, görüş öneri alıp, pek çok konuda fikir edinip veriler elde ediyoruz. Enerjik, çalışkan, dinleyen, soran, sorgulayan bir anlayışla, bir taraftan belediye hizmetlerimizi yürütüyor, bir taraftanda vatandaşa ulaşıp çalışmalarımızı, önümüzdeki dönem için projelerimizi anlatıyoruz “ dedi.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Çarşamba, 26 Aralık 2018 15:51

Vefatının 82.Yılında Akif

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi tarafından “Vefatının 82. Yılında Akif” konulu panel düzenlendi. İlahiyat Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleştirilen ve moderatörlüğünü Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz’ın yaptığı panele Yazar Mehmet Rüyan Soydan ve Araştırmacı İbrahim Öztürkçü de konuşmacı olarak katıldı. 

Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile başlayan panelin açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz, “Akif ismi sadece üniversitemizin isminin çok ötesinde bir olaydır. Ülkemiz coğrafyasında yaşanan tarihsel süreçler bakımından her yönden ortaya konulması, yeniden okunması, yorumlanması bakımından tarihsel, edebi bir şahsiyet olmanın dışında bir Akif ahlakı diyebileceğimiz, hepimizin de daha dikkat etmesi gereken bir konu olduğunu düşünüyorum. Akif alanında çok değerli çalışmalar yapan gizli kahramanlar diyebileceğimiz iki önemli isim de bugün konuğumuz oldular.” ifadelerini kullanarak “Akif’ten alacağımız çok dersler var. Günü birlik olayların içerisinde bulunduğumuz konum ve söylemler gelip geçer. Bugün tartıştığımız bir mesele yarın üzerinde ittifak ettiğimiz bir mesele olabilir. Akif gibi tarihte çok önemli bir misyon edinmiş, sadece yazılarıyla değil kişiliği ve ahlakıyla iz bırakmış bir şahsiyeti anıyor olmak farlı bir dünya içerisinde bir yolculuk sunuyor bize. Akif’in vefatından başlayıp Akif’in ahlakına değinerek bir panel gerçekleştireceğiz. Bu anlamda sözü konuklarımıza bırakıyorum.” dedi.

“Akif’in Ardından Bir Yıl” konulu sunumu yapan Yazar Mehmet Rüyan Soydan sözlerine “Akif’i çok sevdiğim için bir takım belgeler elime geçtikçe toparlamaya çalıştım bugün de bu belgelerin bazılarını yanımda getirdim.” diyerek başladı ve Akif’e ait bir saati göstererek “Akif, 27 Aralık 1936 akşam 7:45 sularında aramızdan ayrıldı. Akif öldüğünde gördüğünüz bu saat üzerinde miydi bilmiyorum ama kızı Suat Hanımdan bana intikal etti. O günden bu yana hala çalışıyor. Akif’in bizdeki emanetleri arasında bulunuyor.” dedi. 

Akif’in naaşının kaldırılış süreci hakkında da bilgiler aktaran Soydan, cenaze törenine Akif’in ailesi ve yakın arkadaşlarının katılmasının dışında bazı önemli şahsiyetlerin de yer aldığını vurgulayarak bunlar arasında Şair Yahya Kemal, Yazar Fazıl Ahmet Aytaç, Prof. Dr. Muhittin Bilgen, Mehmet Akif’in öğrencisi olan Milletvekili ve Yazar Şemsettin Günaltay, Milletvekili Çolak Selahattin Köseoğlu, Deli Fuat Paşa’nın oğlu Büyükelçi Esat Fuat Bey, Tahirül Mevlevi, Hattat Suhud Mevlevi’nin de olduğunu belirtti. Mehmet Akif’in ölümünün yankı uyandırmadığı gibi söylemlerin de doğruyu yansıtmadığına vurgu yapan Soydan sözlerine “Akif’in vefatı Türkiye’de büyük bir yankı uyandırmıştır. Akif akşam 7:45 sularında vefat ediyor ve dönemin önemli birçok gazetesinde ertesi gün vefat haberi yayınlanıyor. Ölümünden sonra Akif ile ilgili yazılar yazılmış ve hatta Mısır’ın önemli dergilerinde Akif hakkında bir yazı dizisi hazırlanmıştır. Meslektaşları Türk Baytarlar Birliği tarafından Mehmet Akif Özel Sayısı hazırlamışlardır.“ şeklinde devam ederek Akif’in ölümünden sonra yaşanan süreçler hakkında bilgiler aktardı. 

Daha sonra konuşan Araştırmacı İbrahim Öztükçü ise “Edebiyatımızda Çığlığın Virtüözü Mehmet Akif” konulu sunum yaptı. Araştırmacı İbrahim Öztükçü sunumunda “Mehmet Akif’in edebiyattaki yeri özeldir ve onu diğerlerinden ayıran önemli noktalar vardır. Mehmet Akif bir yol takip etmek istemiştir. Edebiyatta yansıma kuralı dediğimiz bir olgu vardır. Bu kuralda yazarın yazılarına kendi duygu ve düşüncelerini katmadan gördüklerini, dönemin olaylarını olduğu gibi anlatması, yansıtması söz konusudur. Akif çok önemli bir dönemde yaşamış bir şahsiyettir. O yüzden kendi yaşadığı döneme kayıtsız kalamamıştır ve natüralizmi benimseyerek toplumun zor durumda olduğu bir dönemde yansıma kuralını natüralizm ile birlikte uygulamıştır. Bunun yanı sıra Akif’in tertemiz bir Türkçesi bulunuyordu. Safahat Akif’in en önemli eseridir, Türkçenin en temiz ve en duru hali de Safahat’ın içinde mevcuttur. Akif’in lisan tutkusu da çok önemli bir noktadır. Akif iflah olmaz bir lisan aşığıdır. Lisan onda çalışma azmini ifade ediyor. Akif kadar Türk edebiyatında yetenek avcısı olan başka bir insan daha yoktur. Akif tam bir yetenek avcısıdır. Akif’in ilim tarihine kaydettiği insanların sayısı ciddi bir rakamdır. İşini ahlakıyla dürüstçe yapan kişileri ciddiye alan bir şahsiyettir. Edebiyata edebi sokan bir insandır. Ona göre ahlak, edebiyatın aynası olmak zorundadır. Sosyal medyada Akif’in cumhuriyet rejimi veya herhangi bir felsefe ya da akımla bağdaştırılmasına ya da düşman gibi gösterilmeye çalışıldığına şahit oluyoruz. Akif bunların çok ötesinde bir şahsiyettir. Kişi nasıl önemli bir şahsiyet olur? Mesela Sokrates neden önemli biridir? Sokrates felsefesi uğruna yaşamış ve bu uğurda ölmüş biridir. Bir felsefe uğruna hayatınızı ortaya koyarsanız o zaman önemli şahsiyet olarak anılırsınız. Akif’in de kişiliği, dönemini yansıtması ve edebi eserleri onu büyük bir şahsiyet yapıyor.” ifadelerini kullandı.

Panel, Rektör KORKMAZ’ın, panelistlere teşekkür etmesi ve anmalık takdim etmesinin ardından son buldu.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Burdur Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Keyik yaptığı yazılı basın açıklamasında;  “Çiğ süt fiyatındaki prim destekleri, tarım sektöründeki ithal girdi bağımlılığını azaltma ve ayrıca hayvan kesimini hızlandırmaya yönelik çalışmaların yapılması üreticilerimiz için olumlu bir gelişmedir.” dedi.

 

Burdur TSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Keyik:  “Hayvancılık sektöründe ‘acil önlemler paketi’ yılbaşından itibaren devreye girecek. Hayvan ithalatı, kırmızı et piyasası, çiğ süt primi, süt ürünleri ihracatına destek, yem hammaddeleri ithalatında gümrük vergilerinin sıfırlanması gibi bir dizi kararı kapsayan “acil önlemler paketi” 2019’un ilk günlerinden itibaren uygulamaya konulacak.” açıklamasında bulunup, bu uygulamaların üreticilerimizi maliyet anlamında rahatlatacağını belirtti. 

Çiğ süt prim desteği üreticilerimizi memnun etti

Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Keyik: “2019 yılı itibari ile çiğ süt prim desteğinin litre başına 10 kuruştan 25 kuruşa çıkacak olması üreticilerimizi sevindirmiştir. Çiğ sütteki destek üretimin sürdürülebilir hale getirilmesinde katkı sağlayacaktır. ‘Enflasyonla Topyekun Mücadele’ çalışması kapsamında süt üreticilerimizin üretim maliyetinin düşürülmesi, üretimde sürdürülebilirliğin ve de vatandaşların ucuz fiyata süte ulaşmalarını sağlayabilmek, tüketimde talep daralmasının önüne geçebilmek, arz- talep dengesini devam ettirebilmek amacıyla çiğ süt destekleme fiyatlarında yeniden düzenleme yapılmış olması üretici ve tüketici açıdan sevindiren bir gelişmedir. Bu kararı yerinde buluyoruz. Litre başına 15 kuruş günün şartlarına göre artmıştır. Böylelikle çiğ süt fiyatına desteğin artmasıyla üreticilerimiz emeğinin karşılığını bir nebze olsun alacaklardır. Çiğ süt fiyatlarında yapılan düzenleme üretim maliyetlerini düşürecek ve sürdürülebilir üretime katkı sağlayacaktır. Üreticilerimiz, her şartta üretmişler ve üretmeye de devam etmektedirler.  Üreticilerimiz; girdi maliyetlerinin yüksekliğinden şikayet etmektedirler. Bu destek bir nebze olsun üreticilerimize can suyu olacaktır.   Üreticiler, desteklerin 5-6 ay gibi gecikmelerle ödendiğinden şikâyet ediyorlardı.   Temennimiz açıklanan desteklerin, çiftçinin alın teri kurumadan ödenmesi yolundadır.” dedi

Hayvan kesimlerini hızlandırıcı önlemler 

Yeni uygulamalar ile hayvan kesimlerinin sıra beklemeden hızlandırılacağını da kaydeden BUTSO Başkanı Keyik; “Et ve Süt Kurumu depolarında biriken 20 bin tonu aşkın karkas et nedeniyle hayvan kesimi için 3 ay sonrasına gün veriliyordu. Şubat 2019’a kadar kesim için randevu verilen ve kesilmesi beklenen hayvan sayısı 300 bin başa ulaşmıştır. Alınacak önlemlerden birisi de hayvan kesimini hızlandırmaya yönelik olacaktır. Buna göre Et ve Süt Kurumu kesimleri hızlandırarak piyasadaki sıkışıklığı 1 ayda ortadan kaldırabilmelidir. Böylece yetiştirici hayvan kesimi için 3 ay beklemek zorunda kalmayacaktır.Basına yansıdığı kadar “Önümüzdeki 6 ay kasaplık hayvan ithalatı tercih edilmeyecektir. Hayvancılığa yönelik acil önlem paketinde kasaplık hayvan ithalatının yanı sıra damızlık Holstein gebe düve ithalatının durdurulması, besilik dana ithalatına da 2019 yılı içinde sınırlama getirilmesi de öngörülmektedir. İthalat yapmak için iç piyasadan belli miktarda hayvan alınması şartı getirilmesi planlanmaktadır. 2014 yılında ithalat yapmak isteyenler için piyasadan aldıkları hayvan kadar ithalat izni veriliyordu. Örneğin 100 baş ithal etmek için iç piyasadan 100 baş besi hayvanı alma şartı vardı. Şimdi tekrar bu uygulamaya geçilmesi planlanmaktadır. 

Alınacak bir başka önlem ise yem hammaddeleri ithalatına ilişkindir. Yem hammaddeleri ithalatında geçen yıl yüzde 7,8’e kadar düşürülen gümrük vergisi 2019 itibariyle sıfırlanması düşünülmektedir. Türkiye’de alınan önlem paketleriyle tarım ve hayvancılık sektörlerinde farkındalık oluşturup üretimde sürekliliğin devam ettirilmesi için önemli adımlar atıldığını görüyoruz.” Bilgisi verdi. Hayvancılık sektörüne verdiği önem ve desteklerden dolayı Tarım ve Orman Bakanımız Sayın Dr. Bekir Pakdemirli’ye ve hükümetimize teşekkür ediyoruz.” Dedi ve  Umuyoruz ki 2019 yılı Hayvancılık sektörü açısından daha verimli bir yıl olarak geçer, şimdiden Üreticilerimize hayırlı olsun. dileğinde bulundu.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği Burdur Şube Başkanı Seydi Ay, gazetemizi ziyaret etti.

Burdur merkezde 77 üyeye sahip olan Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği Burdur Şubesi Başkanlığı’nı, 1,5 yıldır sürdüren Başkan Seydi Ay, bu açıdan sivil toplum örgütleri içinde 4. sırada oldukları bilgisini verdi. Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği Burdur Şube Başkanı Seydi Ay, şehirmizdeki emekli astsubayların birlik ve beraberlik içerisinde yaptıkları her şeyin Burdur’un kalkınması, ileriye taşınması için olduğunu vurguladı.

Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği Başkanı Seydi Ay gazetemize yaptığı açıklamada;

“Yaklaşık 1,5 yıldır Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği Burdur Şube Başkanlığı’nı yapıyorum. Derneğimizde 77 üyemiz mevcut. Türkiye’de genel merkeze bağlı sivil toplum örgütlenmeleri içinde örgütlenme açısından 4. sıradayız. Salı günü genel merkezin organize ettiği bölge toplantısına katılacağım. Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği Genel Başkanı Hamza Gürgen’in davetiyle katılacağım toplantıda, Burdur’daki emekli astsubaylar arasındaki birlik beraberlikten ve yapılan projeler hakkında bilgi vereceğim. 

Burdur’daki emekli astsubaylar arasında sıkı bir birliktelik söz konusu. Ortak paydamız Burdur. Dernek olarak her türlü sosyal ve kültürel faaliyetlere katılıyoruz. Üyelerimizde yaptığımız çalışmalardan memnun. Ben başkan seçildikten sonra Vali, Belediye Başkanı ve diğer sivil toplum örgütlerinin temsilcileri derneğimizi ziyaret ettiler. Dernek olarak aktif çalışıyoruz. Burdur’un tanıtımını derneğimizle ve diğer alanlarla destekleyeceğiz.”dedi.  

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet
Çarşamba, 26 Aralık 2018 15:51

Tarihi Süreç İçinde Bilime Felsefi Bakış

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi tarafından düzenlenen ve Uluslararası Mehmet Akif Ersoy Bilim ve Sanat Ödülü sahibi Prof. Dr. Zekai Şen ile YÖK Yürütme Kurulu Eski Üyesi Prof. Dr. Durmuş Günay’ın konuşmacı olduğu “Tarihi Süreç İçinde Bilime Felsefi Bakış” konulu konferansın, Veteriner Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleştirildiği açıklandı; 

Moderatörlüğünü Süleyman Demirel Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Ali Dulupçu’nun yaptığı konferans, saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile başladı.

Açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Murat Ali Dulupçu, konuşmacılara hitaben “Matruşkayı hepimiz biliriz. İki tarafımda da oturan ustalar matruşka gibiler. Hem Şen hem de Günay hocayı takip ediyorum, ettikçe bilgiye doyulmuyor. Bugün burada öğrendikleriniz yıllar sonra bile karşınıza çıkacaktır. Usta olmak ayrı bir beceridir. Hem alanın uzmanı oluyorsunuz hem de el vererek insan yetiştiriyorsunuz. Bilimin bitmez tükenmez bir derya olduğunu bize hatırlattıkları için de bizi ayı zamanda mutsuz da eden insanlar. Şahsen öğrendikçe bildiklerim artacak bilmediklerim azalacak sanıyordum ama zaman bana bunun tam tersi olduğunu gösterdi. Bilimin ışığı ve yapısı çok farklı ve önemli. Her iki konuşmacı da birer mum gibiler ve onlar yandıkça bizler aydınlanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Konferans sunumlar ile devam etti. İlk sunumu “Bilim ve bilimin konusu” başlığıyla YÖK Yürütme Kurulu Eski Üyesi ve Maltepe Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Durmuş Günay yaptı. Prof. Dr. Durmuş Günay konuşmasında bilimin de bir bilgi olduğuna vurgu yaparak “Bilmeye ihtiyacımız da var. İnsan doğal olarak bilme ihtiyacı içerisindedir. En çok bilgi veren ise görme duyusudur. Bilgi öznedir. Bilgiyi alana ise nesnedir. Bilgi nesne ile özne arasındaki ilişki duyumlara dayanıyor. Bazen de deney ve gözlem de yapılsa bilinemiyor. Örneğin Tanrı var mıdır?, Ahlak nedir? gibi sorulara karşı akıl yürütmeyi kullanıyoruz. O yüzden bilimde tek bir felsefeye yer yoktur. O yüzden bilimden değil bilimlerden söz ediyoruz. Bilimin nesnesi bilimin konusunu da oluşturuyor. Sanat bilgisi ise resim, heykel ve müzik o bilginin nesnesi oluyor. Bilimsel bilgide ilişki deneyle, felsefede ise akıl ile ilişki kuruluyor. Bilmeye konu olan şey ‘varlık’tır. Varlık var mıdır yok mudur? bu çok tartışılan bir konudur. Felsefede bu dogmatizmdir. İnsan bilgiye göre davranır. Bilgiye bu bakımdan muhtacız” diyerek bilginin doğuşu ve gelişimi ile ilgili önemli bilgiler aktardı.

Gözlemlediğimiz ve saydığımız zaman sayı sonsuz çıkar dolayısıyla tümevarımların sonucu sonsuzdur. Yani tümevarıma varmak için yine tümevarıma başvurulması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Durmuş Günay, bugün eğitim sistemimizden düşünme tarzı aşılayan, bu tarz yaşadığımız birçok problemin sebebidir. Çocukluk çağındaki çevre zihnimizi şekillendiriyor. Türkiye’de 1995’ten sonra bilimi uygulayanlara dijitalleşenler deniyor. Örneğin çocuklarım benden daha iyi anlıyor bilgisayardan ve bu tarz aletlerden. Çünkü çocuklar doğduklarından çok kısa bir süre sonra bilgiyle teknolojiyle tanışıyorlar. Tümevarımcı bir eğitimden geçtiğimiz için biz daha gerideyiz.” vurgusunu yaparak bilginin herkes için farklı geçerliliği olduğuna değinerek “Bize öğretilen birçok şeyde kasıtlı ya da bilinçsizce yapılan hatalar var. Örneğin 8 saat uyunmalı söylemi. Bu çok yanlıştır. Bu kişiye göre değişir. Kimine 4 saat uyku yetiyor, kimi daha fazlasına ihtiyaç duyuyor. ” şeklinde konuştu. 

İstanbul Medipol Üniversitesi öğretim üyesi ve Uluslararası Mehmet Akif Ersoy Bilim ve Sanat Ödülü sahibi Prof. Dr. Zekai Şen ise felsefe üzerine bir sunum yaptı. Felsefenin bilgiye aşık olmak olduğunu vurgulayarak sözlerine başlayan ŞEN, “Bilgi kümesini etik, varlık, fizik ötesi ve anlam yükü oluşturur. Felsefe ve bilimin gelişimlerine bakıldığında büyücülük, sağduyu, kurguculuk gibi aşamalardan geçtiğini görüyoruz.” diyerek felsefenin gelişimi ve günümüzdeki yeri hakkında bir sunum gerçekleştirdi.

Konuşmaların ardından öğrencilerden gelen sorular yanıtlandı. Konferans, Rektör Prof. Dr. Adem KORKMAZ’ın moderatör DULUPÇU ile konuşmacılar ŞEN ve GÜNAY’a anmalık takdimi ile son buldu. 

 

Yayınlandığı Kategori Manşet
Çarşamba, 26 Aralık 2018 15:51

Kar çiftçiyi sevindirdi

Ülkemizin pek çok yeri ile birlikte Burdur şehir merkezine ve ilçelere kar yağdı. Meteoroloji; içinde bulunduğumuz hafta boyunca, ülke genelinde pek çok bölgede kar yağışı olabileceğini duyurmuştu.

Şehir merkezinde beklenen kar yağışı  az olmakla birlikte nihayet geldi.

Önceki gece yağan kar, ağaçlar, otomobiller, çatılar ve tepelerde birikti. 

İlçelerde ve köylerde kar yağışı şehir merkezine oranla daha fazla oldu. Özellikle köylerde yağan kar çiftçileri sevindirdi. Köylünün beklentisi, bu mevsimde daha çok kar yağması, böylelikle yer altı sularının derinlere çekilmesinin durması. Toprağın karla birlikte suya doyması.

Yayınlandığı Kategori Manşet
No Internet Connection