Tarihe göre süzülmüş ögeler: Salı, 25 Aralık 2018 - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber

Milletvekili Mehmet göker yaptığı yazılı basın açıklamasında, Burdur’a yapılan yatırımların devletin bütçesinden yapıldığına, ülkemizde vergi veren herkesin bu bütçede küçükte olsa bir katkısının bulunduğunun unutulmaması gerektiğine dikkat çekerek; “Sonuç olarak yerel seçimlere yaklaşık 3 aylık bir süre kalmıştır. Halkımızın sandıkta gereken yanıtı vereceğinden ve mevcut başkanımız Ali Orkun Ercengiz’i tekrar seçeceğinden en küçük bir kuşkumuz yoktur.” Dedi; 

Yazılı bir açıklama yapan AKP Burdur Milletvekili Sayın Bayram Özçelik, AKP iktidarları zamanında Burdur’a yapılanları 83 madde halinde sıralamıştır. Yapılan hizmetler için teşekkür ediyoruz.

Her şeyden önce bilinmelidir ki, Hükümetlerin görevi halk tarafından seçilen Belediye Başkanı hangi partiden olursa olsun, siyasi ayrım yapmadan ve ötekileştirmeden halkın yaşadığı Belediyeye ödenek çıkarmasıdır. 

Yapılan işler ve her türlü sosyal yardımlar Burdur Belediyesi için bir lütuf gibi görülmemeli ve siyasete malzeme konusu yapılmamalıdır. Hangi iktidar gelirse gelsin belediyelere belediye başkanının partisine bakılmaksızın gerekli desteğin verilmesi Anayasal bir zorunluluktur.  

Bilindiği üzere 2009 yılı seçimlerinde yaklaşık 600 oy farkla seçimi AKP kazanmış ve 2014 yılı seçimlerinde ise yaklaşık 4500 oy farkla seçimi CHP kazanmıştır. Bu demektir ki Burdur halkı yapılanları yeterli görmemiş, yönetime icazet vermeyerek CHP’ye görev tevdi etmiştir.

Geçmişe bakıldığında görülmektedir ki zamanında temeli atılan ve eksik kalan bir takım işler belediye başkanımız Sayın Ali Orkun Ercengiz tarafından devam ettirilmiş ve sonlandırılmıştır. Yapılan tüm hizmetler Burdur halkının daha rahat ve refah içinde yaşaması için hayata geçirilmiştir. 

Türkiye genelinde yarattığınız gerilim ortamını Burdur’da hissetmiyor oluşumuzda kuşkusuz sosyal demokrat belediyeciliğin etkisi çok büyüktür. Zor da olsa yakaladığımız bu huzurlu ortamı sizlerin siyasi hırslarınıza kurban etmeye niyetimiz yoktur.

AKP iktidarının kullandığı ayrıştırıcı ve ötekileştirici dilin Burdur için de kullanılmış olması yadırganacak bir durum değildir. İktidar olmak vatandaşların ekonomisini korumak ve milletin menfaatini ön plana çıkarmak olmalıdır. Bu kısır tartışmaların hiç kimseye faydası yoktur.

Burdur’a yapılan yatırımların devletin bütçesinden yapıldığı, yani ülkemizde vergi veren herkesin bu bütçede küçükte olsa bir katkısı bulunduğu unutulmamalıdır.

Sonuç olarak yerel seçimlere yaklaşık 3 aylık bir süre kalmıştır. Halkımızın sandıkta gereken yanıtı vereceğinden ve mevcut başkanımız Ali Orkun Ercengiz’i tekrar seçeceğinden en küçük bir kuşkumuz yoktur. 

Burdur’a yakışan ise biz, siz diyerek ayrıştırmadan, ötekileştirmeden kavgasız bir seçim süreci geçirmektir. Kazananın her zaman Burdur olması en büyük dileğimizdir.

Kamuoyuna saygılarımla…

Yayınlandığı Kategori Manşet

26 Aralık 2018 - Çarşamba - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv

MAKÜ Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çiçek, Türkiye Bilimler Akademisi’nin Genç Bilim İnsanı kategorisindeki proje yarışmasında ödüle layık görüldü. Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz, Rektörlük binasında basnı mensuplarını ağırlayarak, 2018 yılı genel değerlendirmesi yaptı ve Türkiye Bilimler Akademisi’nin Genç Bilim İnsanı ödülü hakkında bilgi verdi. 

 

2016 yılında bölgesel kalkınma odaklı üniversite seçilen MAKÜ, Burdur’un çok önemli bir sektörü olan hayvancılık sektörünün bilgiyle buluşarak evrilmesi ve niteliğinin değiştirilmesine yönelik projeler geliştirmeyi hedefliyor. Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz, cuma günü gelecek olan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye bu projeleri tanıtacak. Rektör Korkmaz, Türkiye Bilimler Akademisi’nin Genç Bilim İnsanı ödülünün tanıtımının ardından, üniversite yerleşkesi içinde yer alan sportif projeler ve diğer çalışmalar hakkında da açıklama yaptı.

Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz Türkiye Bilmler Akademisi’nin Genç Bilim İnsanı ödülü tanıtımını yaptığı basın toplantısında;

“2018 yılının son günlerine doğru yaklaştık. Zaman hızlı geçiyor. Bizde üniversitemizin bir başarısını hem sizlerle paylaşmak hemde 2018 yılının genel bir değerlendirmesini yapmak üzere bir sohbet toplantısı yapma arzumuz oluştu. Burdur’un gelişimi ve değişimine sektörel dönüşümüne yönelik çalışmalarıyla hem şehride hem bölgesind ehemde ulusal düzeyde önemli başarılı çalışmalar yapmaya devam ediyoruz. Bu anlamda en son geçtiğimiz hafta Türkiye Bilmler Akademisi’nin Genç Bilim İnsanı kategorisinde üniversitemiz Fen Edebiyat Fakültesi Ögretim Üyesi Ahmet Hoca’mız ödüle layık görüldü. Bu ödül kategorisi esasında Türkiye’nin 50 yıllık, 75 yıllık geleneğe sahip üniversiteleri bağlamında değerlendirildi. İTÜ, Boğaziçi, ODTÜ gibi üniversitelerinin genç bilim insanlarıyla bilim adamlarının aynı platformda bir yarışına sahip oldu. Üç aşamalı geçen bir sürecin sonunda ödüle layık görülen akademisyenlerimizden birisi olarak kabul edildi. Yarında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir törenle ödül hocamıza ve üniversitemize takdim edilecek. 

Ödüller ve başarılar esasında birer sonuç. Süreçlere, iklime ve ortama önem vermemiz halinde bu gibi başarılardan çokça elde edebileceğimizi düşünüyorum. Zira MAKÜ isminin ve sorumluluğunun bilincinde olarak yaptığı çalışmalarla hep yapısal ve niteliksel çözümlemeleri içeren çalışmalar içerisinde. Yani üniversiteler içinde bulundukları ekonomi, kültür, akademi içerisinde gerçekten ülkemizin çok önemli kurumları. Hatta daha ötesinde geçeyim. Türkiye’nin gelecekte çok daha güçlü ve çok daha kendine yeten ekonomik, teknolojik ve sosyolojik olarak kendine yeten bir ülke, bölge ve uluslararası düzlemde söz sahibi olabilmesi için yine üniversitelerden başka bir seçeneğimizi yok. İşin politikası, ekonomisi önemli ama bilgi çağının da ötesine geçtiğimiz Endüstri 4.0’ı konuştuğumuz bir çağda, sektörler olarak yeni gelişmelere ayak uydurmak , hatta uydurmakta yetmiyor artık bunun ötesine geçmek için bilgiyi üretmeniz, üretilmişi bir bilgiye dönüştürmeniz ve bunu hizmet ve sosyal sisteme bir çıktı olarak ortaya koymanız gerekiyor. Bunu da yapacak başka nitelikli bir kurum yok. Bir taraftan nitelikli insan kaynağını yetiştirirken bir taraftan bölgesine yönelik hizmetleri ve işleri yönetirken diğer taraftanda bilim alanında çalışmalarıda ısrarla ve ciddi bir şekilde devam ettirmelisiniz. MAKÜ olarak bizler olarak bizlerin izlediğimiz temel vizyon budur. Bu üniversitede öğrenci olmak şanstır, ayrıcalıktır. Bu üniversitenini bir çalışanı olmakta bizim açımızdan olmazsa bir değerdir. Tüm bunlardan baktığımızda bunu bir söylemden öteye geçerek eylemlerinize ve davranış biçimlerinize dönüştürdüğünüz takdirde bugün hocamızın huzurunuzda almış olduğu ödül ve benzeri süreçleri çok çok daha öteye taşıma fırsatımız var.”dedi.

Üniversitenini bölgesel kalkınma odaklı üniversite olarak seçildiğini hatırlatan Prof. Dr. Adem Korkmaz;

“Üniversitemizi 2016 yılının sonunda bölgesel kalkınma odaklı üniversite seçildi. Bu anlamdaki çalışmalarını hızlı bir şekilde sürdürüyor. 2018 yılının başında resmen başladı bu program. Bütçesi 2018’in başında tahsis edildi ve son 1 yılımızı tamamlamak üzereyiz. İnşallah yakın zamanda bu konuyla ilgilide bir çalışmamız olacak. Hatta kısmet olursa cuma günü Sayın Tarım Bakanı’mız geldiğinde de üniversitemizin hayvancılık projesini, bölgesel kalkınma modelini tanıtacağız. Bizimki projenin ötesinde Burdur’un çok önemli bir sektörü olan hayvancılık sektörünün bilgiyle buluşarak evrilmesi ve niteliğinin değiytirilmesine yönelik bir projeler bütünü. sSosyoloji ekiplerimiz sahada önce sosyal altyapı ve doku çalışması yaptılar. Verilerini şu anda aldık, inceleme sürecindeyiz. Yine çiftliklere ve köy sosyolojisine ilişkin köylülerin ya da kırsalda yaşayanların bir araya gelerek ortak işleri nasıl daha sağlıklı yürütmesi, ölçeklerin büyümesi, bilginin bu sektöre transferini içine alan ve geçekten Türkiye’de de model olabilecek bir proje. Geçtiğimz günlerde Türkiye bölgesel kalkınmada 5 yeni üniversite daha tespit etti, 2 yıl önce bizim belirlenen gruba. Siirt, Muş, Rize, Aksaray ve Kastamonu eklendi. Bu 5 üniversiteden 2’si hayvancılık konusunda pilot üniversite seçildi. Üniversitemizi temsilen ben artık bir anlamda bizimde modelimiz dikkat çektiği için bu yeni 5 üniversitenini seçiminde seçici kurulunda yer aldık. Bu süreçlere bizde katkı verdik. 

Üniversitemiz 2018 yılını iyi bir performansla geçirdi. Fiziki gerçekleşmede artık neredeyse sona geldik. En son Diş Hekimliği Fakültemizin ihalesini de yaptıktan sonra kısa dönemde bir prestij projemiz var Kültür Sanat Kongre merkezi diye. Projemiz hazırlandı. Ancak bu bir prestij. Yaklaşık 1000-1500 kişinin aynı anda etkinlik yapabileceği evrensel standarta sanat, kültür etkinliklerinin sergilenebileceği, MAKÜ’ye yaraşır bir kongre merkezi çalışmalarımız var.  Bu sanırım 2019-2020 gibi devreye girer. Şu anda uygulamada devam den 2017 yılının Temmuz’unda Ağustos’unda başlayan Türkiye’nin bir üniversitedeki en büyük spor kompleksi tamamlanmak üzere. Spor kompleksi bitti. Çevre düzenlemesi aşamasına gelindi. Sporcu eğitimi kamp merkezimizde artık dış işleri bitti iç işlerle ilgileniyoruz. KYK bir yatırımını üniversitemizin içine kaydırdı. Şehirimizdeki yaşanabilecek uzun-orta dönemli öğrenci konaklaması ile ilgili meseleyide büyük ölçüde regüle etmiş olacağız. 

Temel bilimleriniz yoksa biz ne yaparsak yapalım esas bilgiyi kaynağından üretemedikçe bilgiyi takip eden ya da başkalarının ürettikleri ürünleri taklit ederek ya da bunları ithal ederek ayakta durma şansınız var. Esas olan bilgiyi üretmekte temel bilimlerin işidir. Sosyal Bilimlerde sosyoloji, felsefe gibi iki bölümüde geçtiğimiz yıllarda biz hayata geçirdik. Fen Bilimleri alanında da fizik, kimya, biyolojiyi bir adım öteye geçerek üniversitemizi bu anlamda ana bilim ve nano teknoloji bizim üniversitemizde var. Esasında doluluk oranlarımızda var.  Bizim derdimiz bu ülkenini gelişmesi ve kalkınması için akademinin önünü açmak, bu iklimi oluşturmak.”değerlendirmesi yaptı.  

Fen Edebiyat Fakülkesi Doç. Dr. Ahmet Çiçek Türkiye Bilimler Akademisi’nin Üstün Nitelikli Genç Bilim İnsanı ödülü süreci hakkında açıklama yaparak;

“Türkiye Bilimler Akademisi’nin Üstün Nitelikli Genç Bilim İnsanı ödülü 2001 yılından beri veriliyor ve zorlu bir seçim üreci nden sonra değişik alanlardan öğretmi üyeleine takdim ediliyor. Bu sürecin ilk aşaması başvuru, son aşaması ise mülakat. Bu başvuru sürecinde Ocak ayında başvurmaya karar vermemde Fen Edebiyat Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Belgin Bardakçı bize ön ayak oldu ve Rektör Hocam’da destekleerek üniversite adına bizi aday gösterdiler ve bu süreçleri aşarak 37 akademisyen arasında yer aldım bende, bundan dolayı çok mutluyum. Biz burada çok emek harcadık. Çok çalışma yaptık. Son 2 yılda çıkardığımız 3 TÜBİTAK projesiyle ve hayvancılık projesi kapsamındaki projemizle yaklaşık bir buçuk milyon TL karşılığında laboratuvar kurduk. Akustik araştırma laboratuvarımız var. Bizim çalıştığımız konular Türkiye’de ilk sayılabilecek nitelikte. Bu çalışmaları geliştirmeye çalışacağız. Üniversitemizi ve ülkemizi bilim camiasında yetkili olarak temsil edebilmek adına. Bu ödül süreci bir anda olan bir şey değil. Zorlu bir süreç. Eğitimimizin başından başlayarak yüksek lisans, doktora ve öğretim üyeliğimizin çabalarının bir sonucu.”dedi ve kendisine destek veren herkese teşekkür etti.

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet

13-16 Aralık 2018 Türkiye Yüzme Federasyonu 11-12 Yaş Turkcell Ulusal Gelişim Projesi Türkiye Finali’ne ilimizi temsilen katılan Dilara Oktay, yarışmadan 1 gümüş, 3 bronz madalya ile geri döndü.

A-2 barajını geçerek gümüş madalyayı, A-1 barajını geçerek 3 bronz madalyayı hak eden yüzücümüz Dilara Oktay, altın madalyayı 17 salise ile kaybetti.

Ülkenin bir çok kentinden 1200 sporcunun, 13-16 Aralık’ta, Trabzon’da, Yüzme Milli Takımına seçilebilmek için kıyasıya yarıştığı ve toplamda en iyi 3 derecenin ödüllendirilerek, Yüzme Milli Takıma seçildiği 13-16 Aralık 2018 Türkiye Yüzme Federasyonu 11-12 Yaş Turkcell Ulusal Gelişim Projesi Türkiye Finali’nde yıllar sonra ilk kez ilimiz adına böylesine bir başarı elde eden yüzücümüz Dilara Oktay, en iyi 3’ü 17 salise farkla kaybetti.

Aylardır Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Spor Kompleksi’ndeki Yüzme Havuzunda, 3. Kademe Yüzme Antrenörü Bahar Ünal ile birlikte hazırlanan Dilara Oktay, Trabzon’daki yarışmaya 2 stilde katılıp, 4 madalya kazandı. 1200 sporcunun katıldığı yarışmada, 2. gün 100 m. Sırt (Bronz Madalya), 3. gün 50 m. Sırt (Gümüş Madalya), 100 m. Serbest (Bronz Madalya) ve 4. gün 50 m. Serbest (Bronz Madalya) kazanan Dilara Oktay, bu başarılarıyla Burdur’un bu güne kadar ki en önemli derecelerini elde etti.

3. Kademe Yüzme Antrenörü Bahar Ünal, “Başarısından dolayı sporcum Dilara’yı kutluyorum. Annesi Bade ve babası Hüseyin Çağrı Oktay’a ayrıca teşekkür ediyorum. Bu başarının özveri kısmında hep birlikte hareket ettik. Trabzon’daki Türkiye Finali’nde amacımıza çok yaklaştık. Antrenmanlarımıza tüm hızıyla hem karada, hem de suda devam ediyoruz. Bir sonraki yarışma tarihlerini bekliyoruz. Umarım Dilara ile çok daha iyi başarıları elde edip, bu başarıları Burdur’a kazandıracağız. Bu süreçte bize destek veren Gençlik ve Spor İl Müdürümüz Orhan Kemerkaya’ya da teşekkür ederim.” dedi.

Haber: Kemal Taraşlı

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, belediyecilik hizmetlerinin yanı sıra ev ziyaretleriyle de vatandaşlarla bir araya gelmeye devam ediyor.

Kışla Mahallesinde,  Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’in, eşi Hülya Ercengiz, İl Başkanı İzzet Akbulut,  İlçe Başkanı Sıdıka Gül Oğuzkan, Kadın Kolları Başkanı Zinet Gezer kadın kolları üyeleri ile ev ziyaretlerinde bulunmasına dair açıklama yapıldı;

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Kışla Mahallesi’nde oturan Çelebi Ailesi’yle birlikte akşam çayı içti. Konuk olduğu evde Çelebi Ailesi ve komşularıyla bol bol sohbet eden Başkan Ercengiz, Burdur Belediyesi’nin faaliyetleri hakkında bilgi verdi.

Başkan Ali Orkun Ercengiz, “Bu ziyaretlerde vatandaşlarımıza çalışmalarımızla ilgili birebir bilgi verme fırsatı buluyoruz. Hemşerilerimizin taleplerine de yerinde kulak veriyoruz. Hizmetlerimizin güler yüz olarak dönmesine şahit oluyor, bunun mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz” dedi.

Kışla Mahallesi sakinleri Başkan Ercengiz’e başarılarının devamını dileyerek bir kez daha kendisine teşekkür ettiler.

Yayınlandığı Kategori Manşet

BUTSO Başkanı Keyik Ekonomik Forum dergisine yaptığı açıklamada Burdur ekonomisini değerlendirdi

Burdur’un 4. veya 5. derece bölge iller arasına alınması gerektiğini belirttiği açıklandı;

Burdur Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Keyik’in, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) yayın organlarından olan Ekonomik Forum adlı derginin 2018 Kasım sayısındaki ‘Marka Kent’ bölümüne yaptığı açıklamada Burdur’un 4. veya 5. derece bölge iller arasına alınması gerektiğini belirttiği açıklandı;

Başkan Yusuf Keyik: “Burdur 3. Bölge teşviklerinden faydalanıyor ancak 3. Bölge teşviklerinden yararlanan iller içinde Gaziantep, Manisa ve Mersin şehirleri varken yatırımcıları Burdur’a çekmek imkânsız görünüyor. Burdur 4. Veya 5. Derece Bölge iller arasına alınmalıdır.” açıklamasında bulundu.

Burdur Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Keyik’in Ekonomik Forum’da yayınlanan açıklaması şöyle: 

 “Burdur, 120 kilometre yakınındaki Antalya’nın ‘Gıda Tüketim Merkezi’ olma durumunu en iyi değerlendirecek şekilde, özellikle süt ve et üretim sanayisini, ‘Stratejik Kalkınma Planları’na alması gerekiyor. 

Burdur ekonomisi, üç ana sektör, bir alternatif sektör grubundan oluşmaktadır. Birincisi tarım, hayvancılık; buna bağlı tarım makineleri ve gıda sektörü. 

İkincisi doğaltaş, mermercilik ve madencilik sektörü. 

Üçüncüsü eğitim (Pansiyonculuk, ticaret, eğlence) sektörü. 

Dördüncüsü potansiyellerinin değerlendirilmesi ve alt yapısının hazırlanması halinde oluşacak turizm sektörüdür. Burdur ekonomisi birinci derecede tarım ve hayvancılığa ve buna bağlı gelişen tarım makineleri sanayisine dayanmaktadır. Yaklaşık 80 bin ton şeker üreten Burdur Şeker Fabrikası’nın küspe, melas gibi yan ürünlerinin de önemli etkileriyle gelişen ve en geniş istihdamı sağlayan bu sektördür. 

Küçük aile işletmeciliği ile başlayan Burdur hayvancılık sektörü, yaklaşık 228 bin büyükbaş ve 362 bin küçükbaş hayvan sayısına ulaşmış ve modern çiftlik sistemlerine dönüşüm başlamıştır. Burdur’da günlük bin 100 ton süt üretimi vardır. Bunun ancak yüzde 15’i kadarı işlenebilmekte ve kalanı da çiğ süt olarak başka illerdeki firmalara satılmaktadır. Burdur’da süt sanayisinin gelişimine katkı koyacak yatırımcılara ihtiyacı vardır.

 “Unlu mamuller üretimi önemli yer tutuyor” 

Burdur gıda sanayisinde et, süt ve süt ürünleri imalatının yanı sıra un, kadayıf, tahin, helva gibi unlu mamuller üretimi de önemli yer tutmaktadır. Burdur’da tarım ve hayvancılığın artışına bağlı olarak, tarım makineleri sanayisi de gelişmektedir. Burdur tarım makineleri sanayisi 65 yılı aşkın bir tecrübeye sahiptir. Bölgemiz içindeki Antalya’nın, hızla ilerleyen bir turizm ve dünya şehri olması sebebiyle Burdur ve Isparta’nın gelişim hedeflerini de doğrudan ilgilendirmektedir. Dünyanın en gözde hareketlerini barındıran ve daha büyüklerine de açık olan Antalya’nın durumu, tam bir tüketim ve ticaret pazarı özelliği taşımaktadır. Özellikle ve öncelikle, bölge içinde göç veren ve dolayısıyla en fazla ekonomik gelişime ihtiyacı olan Burdur’a, ‘Gıda Üretim Merkezi’ olması hedefini göstermektedir. Bu yönüyle de Burdur, 120 km. yakınındaki Antalya’nın ‘Gıda Tüketim Merkezi’ olma durumunu en iyi değerlendirecek şekilde, özellikle süt ve et üretim sanayisini, ‘Stratejik Kalkınma Planları’na alması gerekmektedir. Burdur gıda sanayisinin planlama ve gelişimi ele alınırken, ‘gıda güvenliği’ yani, ‘güvenli gıda’ üretimi hedefleri de özellikle ele alınmalıdır. 

Şöyle de ifade etmek gerekir ki gıda sektörünün bir kısım ürünleri, gıda ihracatında kontrolsüz kullanılan ilaç ve zehir kalıntıları sebebiyle geri dönmektedir. Ülkemizin sosyokültürel imajına da zarar veren bu tür olayların tekrarlanması mutlaka önlenmelidir. 

“Burdur’da süt sanayisinin gelişimine katkı koyacak yatırımcıya ihtiyaç var”

Burdur; İsrail’e bağımlı olduğumuz tohum, aşı, sağlıklı gen, doğal gıda gibi konularda da üniversitesi ile birlikte gelişim şehri olabilir ve olmalıdır. Bu durum ise Burdur’un mevcut ‘tarım, hayvancılık, gıda ve tarım makineleri sektörü’ yapısında, çok ciddi şekilde bir yapısal değişim ve gelişim planlarına ihtiyaç göstermektedir. Söz konusu değişim; ileri teknoloji, yatırım sermayesi ve yetişmiş insan gücü demektir. Bu da çok süratli şekilde ve öncelikle realize edilmesi gereken Gıda ve Hayvancılık İhtisas OSB’lerin gerçekleştirilmesini ve tabii ki bu noktada teşvikte ciddi bir cazibe merkezi olmaya ihtiyaç göstermektedir. Halen 3. Bölge teşvik kapsamında olan ve yeterli yararlanma ve hedeflere ulaşımı sağlayamayan Burdur, 4. ve hatta 5. Bölge teşviklerine muhtaçtır. Bunun gerçekleşmesi ise Burdur ekonomisi içinde en temel teşkil eden gıda sektörünün üretim artışını, kalite artışını, yurt içi ve yurt dışı rekabet gücünü sağlayacak ve doğal olarak da ihracat artışı ile birlikte ülke ekonomisine katkıyı artıracaktır. 

“Mermercilik ve doğaltaş sektörü istihdam yaratıyor”

Mermercilik ve doğaltaş sektörü de halen 265 faal mermer ocağı ve 124 mermer fabrikası ve atölyesiyle faaliyet gösterirken Burdur’da 10 binden fazla vatandaşımıza iş sağlayan ve toplam istihdamın üçte birini oluşturan en büyük ve önemli sektör halini almıştır, kent ekonomisine büyük katkı sağlamaktadır. Yaklaşık 10 yıl öncesinde, daha çok mermer, traverten ve mozaik şeklinde inşaat ürünü şeklinde sanayi üretimi yapılmakta iken, yaklaşık 10 yıldır üretim ve satış şekli değişmiş; fabrika işletmeciliği, yerini ocak işletmeciliği ve blok satış işletmeciliğine bırakmıştır. Bu değişiklikte, önceleri en büyük ihracat pazarı olan Amerika’daki bütün dünyayı da etkileyen kriz, büyük rol oynamıştır. Mermer ihracatçısı, söz konusu kriz dolayısıyla yeni pazar arayışına girmiş Çin ağırlıklı blok mermer alıcılarına ulaşmıştır. Çinli blok mermer alıcıları, büyük artış göstermiş; Burdur dışından gelen çok sayıda ocak işletmecileriyle birlikte, Burdur’da yerleşik işletmeciler oluşmuştur. Dolayısıyla, toplam Burdur ihracatının yüzde 7 silah sanayi, yüzde 5 demir ve demir dışı metaller, yüzde 2 de toprak sanayisi gerçekleşmektedir. En büyük pay yüzde 82 oranı ile doğaltaş madencilik ve mermercilik sektöründe yer almaktadır. Burdur’un blok mermer ihracatı 3 milyon 200 bin tondur. Ancak mermer işletmelerinin yüzde 80’inin merkezi Burdur dışındadır. Yapılan ihracatlar Burdur ihracat rakamlarına yansımamaktadır. 

Firmalarımızın kurumsallaşmaya bakış açılarının istenilen düzeyde olmaması sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Sorunlar kurumsal bakış açısı ile çözülmesi gerekirken bireysel bakış açıları ile çözüme kavuşturulmaya çalışılması işletmelerde birçok engeli de karşı karşıya getirmektedir.  Burdur fiziki şartlar gereği çevresindeki ekonomisi gelişmiş büyük illerin etkisinde kalmaktadır. İlçelerin büyük bölümü; Antalya, Denizli ve Isparta illeri ile ticari ilişkilerini sürdürmektedir. İlde büyük ticari alanları bulmak büyük sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. 

Burdur TR61 Bölgesi (Antalya, Isparta ve Burdur) içinde yer almakta ve 3. Bölge teşviklerinden faydalanmaktadır. Ancak 3. Bölge teşviklerinden istifade eden illerin içinde “Gaziantep, Manisa, Mersin ve Samsun” gibi iller varken yatırımcıyı Burdur’a çekmek son derece imkânsız görünmektedir. Bu sebeple Burdur 4. veya 5. Derece Bölge iller arasına alınmalıdır. 

“Burdur, altyapı ve tanıtım eksiklikleri sebebi ile turizmden yeterince pay almıyor”

Burdur sekiz bin yıllık antik tarih, Sagalassos ve Kibyra gibi ikinci Efes olacak antik kentleri, zengin Burdur Müzesi, bin yıllık kültür merkezi özelliğini taşıyan il özelliğindeki Teke Yöresi kültür öğeleri, Burdur evleri, göl-baraj, yayla, mağara, kayak merkezlerinin zenginliğine rağmen alt yapı ve tanıtım eksiklikleri sebebi ile turizmden yeterince pay alamamaktadır. 

İlimizde çıkan ve uluslararası düzeyde ilgi gören Bej mermere “Burdur Beji Mermer” olarak ismini vermek sureti ile uluslararası markalaşmış bir ürünümüz bulunmaktadır. 2006 yılında kurulmuş bulunan MAKÜ (Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi) 12 yıllık bir süreçte 30 bine yakın öğrencisi ile hızla markalaşmaktadır. Marka Kent olma sürecinde Odamız son altı yılda yedi proje hazırlamak, altı projeye de ortak olmak sureti ile ilin ekonomisine ve tanıtımına katkıda bulunmaktadır. Odamızın üyelerine yönelik periyodik olarak eğitimler düzenlenmek sureti ile işletmelerin kurumsal yapıya dönüştürülmesi sağlanmaktadır.”

Yayınlandığı Kategori Manşet
No Internet Connection