Fakir Baykurt İçin Burdur’a geliyoruz… - 3.0 out of 5 based on 2 votes

Fakir Baykurt İçin Burdur’a geliyoruz…

Gazetenize yolladığım son yazım; ”Aklını Fakir  Baykurt ile Bozmak” olmalı. Hem yazıyı düşünüyor hem de şu türkü dilime dolanan türküyü söylemeye çalışıyorum:

 

“Bir insan ömrünü neye vermeli

Harcanıp gidiyor ömür dediğin

Yolda kalan da bir yürüyen de bir

Harcanıp gidiyor ömür dediğin”

Kim bilir beklide Fakir Baykurt’un “Bir türkü süresince hatırlanma” dileği  yerleşmişti belleğime bu türkü…

Evet, 11 Ekim 2019 Cuma  günü , Dikili ADD Şubesinin Tiyatro topluluğuyla birlikte ,Burdur’da olacağız . Yusuf Bey ve Ahmet Bilgen öğretmenimizin  iletişimleriyle haberdar olduğumuz  festivale  yine  onlar aracılığı ile  çağrıldık. Kim bilir çağrılmamıza Azime  abla da aracı olmuş olabilir.Bize bu anı armağan edecek olanlara  teşekkürlerimizi baştan sunalım.

 O akşam saat 20.00 da  Belediye Konferans salonunda  Fakir Baykurt’a  saygı oyunu oynayacağız.  Nazım Hikmet, Hasan Hüseyin Korkmazgil’den seçilen şiiriler;Işıl Özgentürk, Mustafa Balbay ve Yılmaz Özdilden alınan köşe yazılarından uyarlanan  oyunu ben yönettim .9 oyuncu , 4 de sahne gerisinde görevli arkadaşımızdan  oluşan  topluluğumuz  üç yıl önce kuruldu… üç yılda  dört ayrı oyun sergiledik.

Hayal Kahvesinde Yüreğim Sızladığı Zaman adlı oyunumuzla  Fakir Baykurt için  “perde”  diyeceğiz!

ADD tiyatro topluluğumuz,  Mustafa Kemal Atatürk’ün  yurttaş yetiştirme kurumlarından olan HALKEVLERİNİ yeniden canlandırma ve yapılandırma hedefiyle yola  çıktı.Köy Enstitülü öğretmenler, Halkevlerinin ve  Halk  Odalarının amacına ulaşmasında özverili çalışmışlarıdır.

“Öğretmenlerin halkı uyandırma  görevi vardır”  diyen Fakir Baykurt’un isteğini yerine getirmede tiyatro  hem  sanatsal amaç hem de doğrudan bir  araçtır.Böylesine  önemli bir  saptamada bulunmuş  ve  halk kültürünü evrensel bir bilince Türk diliyle dökmüş Fakir Baykurt’a  kendi ilinde  saygı duruşunda  bulunmak boynumuzun borcu olsa gerek. Dileriz  tüm izleyicilerimiz aynı coşkuyu  duyarlar.

Sosyal ağda gezinirken  Burdur’un  dertleri(1) sıralanmış: Ana başlıklara ayırırsak  işsizlik ve iş istihdamı—Çevre (ekolojik denge) tarım—sağlık (doktor yetersizliğiyle)  …( Ne yalan söyleyeyim saptanmış  son dert  içimi acıttı. )

Bu  dertlere, orada yaşarken tanıktım . Bütün bunlar kentte olması gerekenler  bir  de  kentli olma  bilinci vardır. Hani  Cumhuriyetin ilk yıllarında  kurulan halkevlerinin halk odalarının kültürlü yurttaş  yetiştirme hedefi gibi bir derdi vardı… Burdur’un böyle bir derdinin olmayışına sevindim. Bu dertleri okuyunca  kendime  dert edindim:  yalnızca  Burdur’da  değil bütün  illerimiz  için dert edindim . Sorular  çoğaldı: Kurum ve kuruluşların sanat ortamları var mı? Halkı kaçta kaçını  kültür sanat  ortamlarının etkin bireyleri  olarak görmekteyiz? Çevre işgali karşısında dert edinerek tepki veren  örgütlü  kitle  nedir? Fakir Baykurt’un  köyüne kurduğu  kütüphaneye sahip çıkan öğretmenlerimiz var mı, ne yapıyorlar ?  Neyse  sorular çoğalmakta…

Efendim, işten  biz kendi sesimizi ozanlarımızın  yazarlarımızın  yazdıklarıyla  buluşturarak çıkacağız karşınıza… İşte bir  derdm daha var … Bizden sonra Burdur’un emekli gücü  yeni sahneler açar mı acaba..Haydi türkünü  son dörtlüğünü   de söyleyelim de huzurunuza  öyle gelelim. Öyle ya Sona eklenmeli sözün incesi “…:

“Bir insan ömrünü neye vermeli

Para mı onur mu taş dikenli yol

Ağacın köküne inmek mi yoksa

Çırpınıp duruyor yaprak dediğin”

Evet Taşlı dikenli yolları yürünür kılmak için çırpınmak güzel yine de..Unutmayın 11 Ekim  Cuma  saat 20 de Burdur’da  sahnedeyiz  Hayal Kahvesinde  Yüreğim Sızladığı Zaman  oyunumuzu sizlerle buluşturacağız. Her buluşmanın gelişmeye güzelleşmeye  dönüşmesi dileğiyle  görüşelim mi?

Ögeyi Oylayın
(2 oy)

Yorum yapın

No Internet Connection