BTB Başkanı Gündüzalp: Maliyetlerini, fiyatlarına yansıtamayan bir sektör büyüyemez!

Burdur Ticaret Borsası Kasım ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Hikmet Çangır başkanlığında yapıldı. Yapılan ve yapılacak olan çalışmaların değerlendirildiği Mecliste, tarım ve hayvancılıktaki sorunlar ve çözüm önerileri ile ülke ekonomisi gibi konular ele alındı. Burdur Ticaret Borsası (BTB) Yönetim Kurulu Başkanı Veteriner Hekim Ömer Faruk Gündüzalp, ekonomi ve tarım sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, meclis üyelerine sunum yaptı. 

2018 yılının, gerek ülke, gerek iş dünyası gerekse tarım ve hayvancılık sektörü açısından sıkıntılı geçtiğini aktaran Burdur Ticaret Borsası Başkanı Ömer Faruk Gündüzalp, “Umudumuzu hiçbir zaman yitirmemeliyiz. Bu tür zorlukları aşmak için birlik olup, heyecanla çalışmalarımızı, üretimimizi devam ettirmeliyiz. Çünkü stratejik sektör olan tarım ve hayvancılık sektörünü, hak ettiği konuma birlikte getireceğiz. İl olarak, ülke olarak kalkınmak istiyorsak, üretmek zorundayız. Üreticimizi üretimden kaçırmamak için doğru teknikleri, doğru bilgileri kullandırmamız gerek. Bizim işlem hacmimizin yüzde 47’sini çiğ süt oluşturuyor. Kaliteli süt üretimini daha ucuza mal etmek istiyorsak, sanayi yeminden biran evvel uzaklaşıp, ucuz ve kaliteli kaba yem üretmemiz lazım” şeklinde konuştu.

Kullanılan fabrika yemi hammaddesinin, yüzde 65’inin yurt dışından ithal olarak geldiğini vurgulayan Gündüzalp, “Üreticimiz zarar etmeyip, kar etmek istiyorsa, kendi kaba yemini kendisi üretmesi lazım. Yoksa bu şartlar altında üreticimizin para kazanması çok zor. Tarımsal desteklemelerin 1 yıl değil, orta ve uzun vadeye yayılması gerekli. Besicilikte önemli bir girdi olan Pancar Küspesi üretiminin arttırılması için pancar üretimi gözden geçirilmeli. İlimizin endüstriyel tarım ürünleri olan Anason, Rezene, Haşhaş ve Susam gibi bitkiler, Bakanlığımız tarafından desteklenmeli, özel teşvikler verilip, yurt dışı ihracat engeli kaldırılmalı” dedi. 

2016 yılında, 2015’e göre bir miktar düzelen Türkiye’nin süt ve süt ürünleri ihracatı, 2017 yılında biraz daha arttığını belirten Gündüzalp, “2016 yılında süt ve süt ürünleri ihracatımız 176 bin ton. İthalatımız ise 24 bin ton olmuştu. Rakamlara baktığımızda, 2017 yılında yaklaşık 335 milyon Dolarlık ihracat, 90 milyon Dolarlık ithalat yapıldı. Sonuç olarak 2017 yılı sonunda süt ve süt ürünü ihracatımızda 2016 yılına göre yüzde 9,1 oranında artış yaşandı. Ancak, Hollanda’ya baktığımızda, 2017 süt ve süt ürünlerindeki ihracatı 10 milyar 122 milyon 779 bin Dolar, et ihracatına baktığımızda 9 milyar 441 milyon 474 bin Dolarlık ihracat gerçekleşmiş. Neden, çünkü girdi maliyetleri yok. Bizim biran evvel İsrail, Hollanda vb. ülkelerin hayvancılık modelini bırakıp, Türk tipi hayvancılık modeline geçmemiz lazım. Yem bitkisi üretiminde, hayvancılığa dayalı bir ürün deseni oluşturmalıyız. Hayvan ıslah projelerini yaygınlaştırıp, buzağı ölümlerini azaltmalıyız” ifadelerini kullandı. 

Tarım, enflasyonun baş sorumlusu gibi olarak gösterildiğine dikkat çeken Gündüzalp, “Tarımsal üretim ve ticaret enflasyonunun (ÜFE) yıllık yüzde 16 civarında, buna karşın yurt dışı üretici enflasyonunun (YD ÜFE) yüzde 55’ten fazla, yurt içi üretici enflasyon ise yüzde 40’tan fazla. Bu fiyat artışlarını yaşamış olan üretici ve ticaret kesimi, tüketiciye bunu yüzde 25 olarak yansıtabilmiştir. Bu dönemde tarımsal üretim ve ticaret ile uğraşanlar, ilan edilen tüketici enflasyonunu aşağıya çeken bir görev üstlenmiştir. Eğer bu karşılaştırmayı yıllar boyunca yaparsak, göreceğiz ki aslında tarım sektörü, diğer sektörlerden çok daha az düzeyde enflasyonu etkilemiştir. Tarım sektöründen çekilme eğiliminin bir sebebi de budur. Maliyetlerini, fiyatlarına yansıtamayan bir sektör büyüyemez. Nitekim son açıklanan büyüme rakamlarında küçülen tek sektör tarım sektörüdür. Herkes şundan emin olsun ki, bu küçülme üreticinin tembelliğinden değildir” şeklinde konuştu.

Diğer bir sorun ise küresel ısınma ve yeraltı sularının giderek azalmaya başladığını aktaran Gündüzalp, şu şekilde konuştu, “Uzmanlara göre, iklim değişikliklerinin de etkisiyle önümüzdeki yıllarda üretimi daha fazla konuşur hale geleceğiz. Türlü zorlukları yaşayan tarım sektörünün bir de bu tabloyla karşıya kalması, başta Tarım ve Orman Müdürlükleri olmak üzere herkesi yakından ilgilendiriyor. Yeniden bilgileri ve paylaşımları gözden geçirmek zorunlu hale getiriyor. Bu konuda karar vericilerin iş işten geçmeden önlem alacağına inanıyorum.”

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Yorum yapın