Ülke ateş çemberinde - 5.0 out of 5 based on 1 vote

Ülke ateş çemberinde

Saadet Partisi Genişletilmiş Merkez İlçe Divanı Grand Özeren Otel’de toplandı. SP İl ve İlçe Örgütü’yle, Kadın ve Gençlik Kolları’nı bir araya getiren toplantıyı, SP Genel İdare Kurulu Üyesi Mustafa Kaya yönetti. Toplantıda Saadet Parti’nin bugüne kadar ülke hakkındaki söylemlerinde haklı olduğu, duruşunu hiç bozmadığı ve asla makam kapma savaşı verilmedigi ve her zaman milletin faydasına işlerin yapılması gerektiğinin arkasında olunduğu vurgulandı.

Türkiye’nin şimdiki sorunları arasında  kamplaşma, ötekileştirme, insanları birbirine düşman etme olduğunu ve SP’nin çıkışınında ötekileştirmenin, kamplaşmanın ortadan kalkması adına önemli bir fırsat olduğu hatırlatıldı.

Toplantıda, Burdur’un gündeminde olan Şeker Fabrikası’nın halkın ağzında dolaşan şu ya da bu şu kadar maaş alıyor, şöyle manüpilasyon yapılıyor denilmesinin hepsinin hikaye olduğu,ülkenin bir süre sonra dışarıdaki büyük küresel güçlerin, nişasta bazlı şekerin açık pazarı haline geleceği, ardındanda bizlerde de, çocuklarımızda, bütün geleceğimizde kansorejen maddelerin vücudumuza enjekte edileceği bir süreci yaşatacakları uyarıları yapıldı. 

  SP Genel İdare Kurulu Üyesi Mustafa Kaya Saadet Partisi’nin bugüne kadar söylediklerinde hep haklı çıktığının hatırlatmasını yaparak;

“Sıkıntılı günlerden geçtiğimizi ifade etmek istiyorum. Saadet Partilililer yıllardan beri söyledikleri sözlerin tamamında haklı çıkmışlar. Keşke haklı çıkmasaydık diye kahroluyorlar. Duruşlarını bozmuyorlar. Israrla doğruları söylemeye devam ediyorlar. Bu coğrafya adına bin hedefleri var. Nedir Saadet Partililierin derdi? Makam kapma savaşı vermiyor Saadet Partililer. Asla. Saadet Partililer diyor ki bu millet Saadet Parti iktidarından ısrarla uzak kalmaya devam ederse, yakın gelecekte Türkiye gibi bir devletimiz bile kalmayabilir.” Sözleriyle kaygılarını dile getirdi. 

İktidar Partisinin attığı bir imzayla 81 milyonun kaderiyle oynadığını ve milletin geleceğe güvenle bakamadığını söyleyen Mustaf Kaya;

“Milletin dertleri ne olacak? Sürekli yarına taşınan bu sorunlar birike birike sonuda nasıl bir patlak verecek? Oyunu aldın. İktidar oldun. Makam, mevkii sahibi oldun. Bindiğin arabaların markası değişti. Oturduğun evlerin kalitesi arttı. Çoluğunu çocuğunu yurtdışına gönderdin. Bu millet ne olacak? Geleceğe güvenle nasıl bakabilecek? Bunların cevabını ki verecek? Bir atılan imzayla 81 milyon insanın kaderiyle oynuyorsun iktidar olarak. Sonrasında o oynadığın oyunla beraber hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam ediyorsun. En basitinden Suriye örneği. Miraç Gecesi’nde yapılan saldırı. Bundan öncesinde de hep bizim kutsal olan günlerde hep oraları bombaladılar. Suriye’ye de aynısını yaptılar. Hep bütün bunları sanki intikam alır gibi yaptılar. 2011 yılında Saadet Partisi ortalığı yıkarken yapmayın, etmeyin diye. Bu işin ucu uçurum. Suriye’de yeni bir Irak yapılmak isteniyor. Suriye eğer doğrudan hedef haline gelirse ardından İran var arkasında. Sonrasında hedef Türkiye  derken Saadet Partisi bugünleri anlatıyor.” Sözleriyle Saadet Partisi’nin söylediklerinin haklılığını ortaya koydu.

2011 yılından beri hiçbir yerin güveninin kalmadığını, bu yanlışlığıda söylemezse milletine ihanet etmiş olacağını düşünen SP Genel Kurulu Üyesi Mustafa Kaya;

“2011 yılından beriye bir bakalım neresi güvende kaldı. Türkiye mi güvende, Mısır mı,Libya mı, Irak mı güvende? İsrail Devleti’nden başka bir yer kalmadı. Böylesine bir kuşatılmışlık, böylesine bir çaresizlik içinde Türkiye geleceğe nasıl güvenle bakabilir? Eğer ben bu yapılan yanlışlara söylemezsem millete ihanet etmiş olurum. Bu milletin faydasına olmayan hiçbir şeyi kabul etmiyorum. Genel Başkanımızın dediği gibi 20 değil, 120 değil, 250 milletvekiline de bu millet satılmaz. Bu kadar net. Biz bu ateş çemberine çevrilmiş ülkede kendimizi yarına taşımaya çalışıyoruz. ”dedi.

 İktidar Partisi’nin bugüne kadar yaptıklarını dile getirerek 2019 yılında bu yapılanları milletin sorgulayacağını hatırlatan Mustafa Kaya;

“Ergenekon mevzusunda yanılan sensin. Saadet Partisi Ergenekon konusu gündeme geldiğinde özellikle Ameriken karşıtı subaylar tutuklanıyor dediğinde SP’yi Ergenekonculukla suçlayan sensin. Sonrasında Milli Ordu’ya kumpas kurulmuş, aldatıldık diyende sensin. AB benim bir numaralı medeniyet hedefim diye AB kriterlerini uydurmak için bin bir türlü taklayı atıp Hollanda’ya, Almanya’ya şuraya salvolar yapanda sensin. En az 10 yıl FETÖ denilen yapılanmayla her türlü işbirliğine girip,her türlü atamalarda referans olarak FETÖ’ye müracaat edilmesi gerektiğini söyleyip sonra bu milleti 15 Temmuz gibi bir ihanetle karşı karşıya bırakılmasına sebep olanda sensin. Bütün bunların bir bedeli olmayacak mı? Bütün bunları millet sana 2019’da sormayacak mı? Şimdi diyorsun ki bana bir daha oy ver. Neden vereyim? Bana bir gerekçe söyle. Türkiye sen iktidara geldiğin günden bu yana ülke daha mı güvenli,daha mı geleceğe güvenle bakıyor.  

Saadet Partisi’nin söylediği bu söylemler, gerekçeler bu milletin tek çıkış yoludur ve bu milletin SP’ye olan güvenini tazelemiştir. Saadet Partisi’nin bu çıkışları, Genel başkanımızın açıklamalarıyla yeniden benim dertlerimin çözümü siyasettedir diyerek bir anlamda siyasete karşı güven tazelemiştir.” Görüşünü ifade etti.

Türkiye’nin en büyük sorunları arasında ötekileştirme, kamplaşma ve insanları birbirine düşman etme olduğunu ve SP’nin çıkışlarının bu sorunları ortadan kaldıracağına inandığını söyleyen SP Genel Kurulu Üyesi Mustafa Kaya;

“En büyük sorunlarımızın başında kamplaşma geliyor. Bu hakaret dilinin, bu kadar hakaret dilini kullanan siyasetçilerin tabanda yansıması ne olur? Sen yukarıda kavga edersen, taban aşağıda birbirine girmez mi? Farklı siyasi tercihlerimiz olabilir. Düşman değil rakibiz. Ama şimdiki sorun kamplaşma, ötekileştirme, insanları birbirine düşman etme. SP’nin çıkışı ötekileştirmenin, kamplaşmanın ortadan kalkması adına önemli bir fırsattır. Ekonomik açıdan ne tür sıkıntılar yaşadığımızı hep beraber görüyoruz. Burdur’un gündeminde şu an Şeker Fabrikasının özelleştirilmesi var. Şeker fabrikasında şu bu kadar maaş alıyor, şöyle manüpilasyon yapılıyor denilmesinin hepsi hikaye. Tamamı bir süre sonra ülke dışarıdaki büyük küresel güçlerin, nişasta bazlı şekerin açık pazarı haline gelecek. Ardındanda bizlerdede, çocuklarımızda, bütün geleceğimizde kansorejen maddelerin vücudumuza enjekte edildiğini bir süreci yaşatacaklar.” Sözleriyle düşüncelerini dile getirdi.

Hatice Dursun

Ögeyi Oylayın
(1 Oylayın)

Yorum yapın