Şeker İş Başkanı Onay; Şeker Fabrikamız satılırsa Burdur’a, üreticiye yazık olur

Burdur Şeker Fabrikası’nın satılmasının önlenmesi için yaptıkları çalışmalara dikkat çeken Şeker İş Sendikası Başkanı Mustafa Onay  “Sivil Toplum Örgütleri’nde oturduğumuz zaman destek var ama iş meydanlara inme, şeker özelleştirmesini haykırma zamanı olduğu zaman bakıyorsunuz ki masada konuşulanlar ayağa kalktığınız zaman malesef unutuluyor.” Dedi.

Şeker İş Başkanı Onay;

Burdur Şeker Fabrikası’nın özelleştirilerek satılması konusundaki son gelişmeler hakkında gazetemize açıklamalar yaptı. 

Açıklamasında; “Bildiğimiz üzere Şeker Fabikamızı özelleştirme süreci 20 Şubat’ta başladı. 18 Nisan’da ihalesi yapılmak üzere süreç devam ediyor. Biz Şeker İş Sendikası olarak Burdur’da örgütlü bir sendika olarak öncelikle yaklaşık olarak 35 Sivil Toplum Örgütü’nü ziyaret ederek özelleştirme konusunda şu anda ki yanlış stratejilerin olduğunu nasıl bir özelleştirmenin olacağını ve özelleştirildikten sonra Türkiye’nin ve Burdur’un nasıl kayıplarla karşılaşacağını birçok oturumlarda, gazetelerde, konuşmalarımızda dile getirdik bilgisi veren Şeker İş Başkanı Onay;

 “Sivil Toplum Örgütleri’nde oturduğumuz zaman destek var ama iş meydanlara inme, şeker özelleştirmesini haykırma zamanı olduğu zaman bakıyorsunuz ki masada konuşulanlar ayağa kalktığınız zaman malesef unutuluyor.” Serzenişinde bulundu.

  Amaçlarının Burdur Şeker Fabrikası özelleştirildikten sonra;

 Burdur’un neleri kaybedeceğini insanlara anlatmak zorunda olduklarını,bunu üzerlerine düşen bir görev olduğunu vurgulayan Mustafa Onay;

“Geçtiğimiz günlerde Pancar Kooperatifi’yle beraber Şeker İş Sendikası imza kampanyası düzenledi. Bu imza kampanyasında öncelikle Burdur merkezde nişasta bazlı şekerlerin ve tatlandırıcıların halkın sağlığını bozduğunu ve raflarda bu tür tatlandırıcıların yoğun bir şekilde kullanıldığını ve bugün çocuklarımıza yedirdiğimiz tatlandırıcılar 25 yıl sonra obezite, kalp rahatsızlığı, karaciğer yetmezlikleri gibi hastalıklara neden olacak. Tabi ben tıpçı değilim. Bunlarla karşılaşılacak hastalıklara neden olduğunu birçok defa söyledik. Bunları broşürlerimizlede halkı aydınlatmaya çalıştık. Avrupa ülkelerinde tatlandırıcıların kotası %1,5 ile 2 arası. Malesef Türkiye’de %10. Bakanlar kurulu ile %50 artırılıyor,%15 civarında. Hükümetinde biz Ankara’dayken bunların %5’e çekileceği söylemleri var ama neden Avrupa ülkeleri gibi %1-%0 değil. Yani bizim %5 bile bir kota olduğu zaman bu %5’lik kota merdiven altlarında kullanılan tatlandırıcılar veya kaçak üretilen tatlandırıcılarla beraber bunun rakamını biz tahmin edemiyoruz. Halka sağlıksız tatlandırıcılar yedirilmeye devam edeceğini düşünüyorum. Kanun maddesi olarak yazsanız bile bu tatlandırıcılar hayatımıza girmeye devam edecek.” Dedi.

 “Burdur’da yaklaşık olarak 30000 imza topladık. Bu ne anlama geliyor? 30000 kişiye Şeker Fabrikası’nın özelleştirmemesi konusunda bilgilendirmeye çalıştık.İmza atmayanlarda var, atanlarda var. Atamayanların belki haberleri yoktu, belki biz ulaşamadık. Belkide işlerinin yoğunluğundan dolayı bize ulaşamamış olabilirler. İmza atmayanlarında bizden tarafta olduklarına ben inanıyorum. Bu imzaları geçtiğimiz 6-7 Mart tarihinde Ankara’ya götürdük. Yaklaşık 1,5 milyon civarında Türkiye genelinde imza toplandı. Özelleştirmenin yanlış olacağını öncelikle söyleyeyim. Neden yanlış olacak? Her zaman şunu söylüyorlar. Özellikle biz Sendika Başkanı olduğumuz zaman siyasetçiler ya da başka birileri gördüğü zaman ‘ya sizin işçinize bir şey olmayacak’ diyorlar. Bizde biliyoruz bir şey olmayacağını. Bir şey olmayacak diyenlere güveniyoruz. Bu fabrikadaki işçilerin yaklaşık olarak %70’ini emekliliği dolu zaten. Bu emekliliği dolu olan insanlar neden çalışıyor? Burdur Şeker Fabrikası hayatını devam ettirsin diye çalışıyor. Bir aldığı maaş kadar emekli maaşı da var. Ama buradaki çalışan kalifiyeli çalışan olmadığı sürece bu fabrikaları çalıştırarak rantabıl fabrika haline getiremezsiniz. Bu ustaları, bu çalışanları elinizde tutmak zorundasınız. %70’inin emekliliği doldu. Yarın özelleştirme gerçeği olduğu zaman bu %70’i zaten emekli olacak. Geri kalanlar, özelleştirilmeyecek olan 10 fabrika. Burada şüphelerimiz var.” Sözleriyle kaygılarını dile getiren Şeker İş Başkanı Onay;

 “Et Balık Kurumları’nda ve Süt Sanayileri’nde şunu gördük siz ihaleye çıkıyorsunuz özelleştirme şartnamesi alınmayan veya ihaleye girilmeyen fabrikalar ne olacak bundan sonra. 14 tane Şeker Fabrikası ihaleye çıkıyor. Bizim tahminimiz bunları 6 veya 7 tanesi satılır. Diğerleri kalır. Peki kalan 6-7 tane ile kalan 10 taneyi birleştirdiğin zaman devlet buralarda şeker üretimine devam edecek mi? Peki satılanlar içerisinde Burdur olursa Burdurlular ne yapacak? Et Balık Kurumları’da Doğu’ya baktığınız zaman veya satılmayan Et Balık Kurumları şu anda devletin elinde çalışmaya devam ediyor. Satılan bir Şeker Fabrikası, Burdur olursa yazık değil mi bu Burdur’a. Ben Burdur kamuoyuna şunu söylemek istiyorum. Yine böyle bir özelleştirme stratejisinin yanlıştır. Şeker İş Sendikası’nın savunmuş olduğu özelleştirme stratejisi öncelikle bu fabrikalar rantabıl hale getirilmeli. Diğer özel fabrikalardaki gibi veya kamunun elinde bulunan fabrikalardaki gibi yatırımları yapılmalı.” Dedi ve bu konuda Avrupa’daki modellerin örnek alınması gerektiğini söyledi.

 “Mutlaka bir geçiş süreci konulmalı buraya. Bu geçiş süreci bize göre 8 veya 10 yıl içerisinde teknolojik olarak yenilenmeli bu fabrikalar. Siz şöyle düşünün neden teknolojik olarak yenilenmeli bu fabrikalar? Özelleştirdiniz. Bizim Afyon’la, bizim Ilgın’la falan rekabet etme şansımız  yok. Çorum’la, Yozgat’la falan rekabet etme şansımız yok. Ne olacak? Özel bir şahıs burayı aldığı zaman kar edemediği bir fabrikayı elinde tutmak istemez. Yanında Afyon, Ilgın var. Daha ekonomik şartlarda şeker üretiyor ve ekonomik şartlarda şekerini ürettiği için satış maliyetinide üzerine koyduğu için daha çok kar ettirecek. Yani 8-10 yıllık süre içerisinde bu fabrikalar teknolojik olarak yenilenmeli, iş gücü olarak desteklenmeli. Bu işçileri hiç kimse sormuyor. Çok fazla maaş aldıkları söyleniyor ama biz gazetelerde de onu söyledik çok maaş aldıkları falan yok. Bir devlet memurunun aldığı maaş üzerinde maaş alan yok burada. Bodrolarınıda gösterebilirz. Bize bunu hiç sormadılar? Bu işçiler bir kampanya boyunca neden hafta tatili kullanmadı sorusu hiç sorulmadı. Çünkü bu işçiler hafta tatili kullansalardı bugün 79000 ton şeker üretildi. Bu şekeri üretme şansımız olmazdı böyle olmasaydı. İş gücü olarak takviye yapılması gerekiyor. Bu sektörder devlet kesinlikle çekilmemeli. Yani yine özetleyecek olursak 8-10 yıllık bir geçiş süreci tanınmalı. Bu geçiş sürecinde teknoloji yenilenmeli. İş gücü olarak desteklenmeli ve devlet denetleyici olmalı Şeker Fabrikaları’nın içerisinde. Böyle bir yönetim modeli Avrupa ülkelerin tamamında var. Almanya’da, Fransa’da, Hollanda’da, Polonya’da var. Buraları yeniden keşfetmenin bir anlamı yok o modellerle şeker fabrikaları tabana yayılarak böyle bir geçiş süresinden sonra özelleştirme yapılmalı bize göre.” Değerlendirmesiyle Burdur Şeker Fabrikası ve diğer Şeker Fabrika’ları hakkında bilgi verip mukayesede bulunan Şeker İş Başkanı Onay;

Burdur Şeker Fabrikası’nın arsa değeri nedeniyle satın alınması tehlikesinede dikkat çekerek;

 “Şimdi arsalar konusunda bizim Şeker Fabrikamız bölgeler dahil 1200 dekar. Fabrikanın kurulu olduğu bölüm 600 dekar. Nerelerinin kalıp, nerelerinin satılacağını bilmiyoruz. Burada şu söyleniyor. Fabrika için önemli olan arsalar satılmayacak deniyor. İnşallah. Biz gerçi özelleştirme istemiyoruzda. Bunada inşallah diyorum. Biz hiçbir zaman umudumuzu kaybetmedik, son güne kadarda kaybetmeyeceğiz ve mücadeleme devam edeceğim sonuna kadar. Peki 5 yıl sonra ne olacak? Bunun garantisi var mı? Yetkililer şunu diyor. Bu fabrikalar çalışmaya devam edecek.  O zaman şöyle denilebilirdi. 5 yıl süreç konulmazda mesela 9 yıllığına bazı arazileri veriyorsunuz, kiralayabiliryorsunuz. 49 yıl diyebilirdiniz. Şeker üretimine devam edecek diyebilirdiniz. Ben özel bir şahsın 5 yıl sonra ne yapacağını bilmiyorum. Bilemem. Bu konuda kimseninde fikri olduğunu düşünmüyorum.” Sözleriylede Burdur Şeker Fabrikası’nın 5 yıllık üretim koşuluyla satılmasının yaratacağı sonuçlara dikkat çekti. 

Burdur’da toplanan imzaların Ankara’ya götürülmesi ve sonrasında yaşanan gelişmeler hakkında da bilgi veren Şeker İş Başkanı Onay;

“Götürdüğümüz imzaları Ankara’da Genel Merkezimize teslim ettik. Genel Merkezimiz yaklaşık 1,5 milyona yakın imzanın olduğunu ve 7 Mart’ta Şeker Fabrikaları’nın özelleştirilmesiyle ilgili bir kurultayımız oldu. Bu kurultayımızı ESHAM düzenledi. Eski bakanlarımızdan Recai Kutan, Oğuzhan Asiltürk bunların başkanlıklarını yapıyorlar. Kendileride vardı. Birçok partiden katılımcılar vardı. Sadece iktidar partisinden katılımcı yoktu. Bu bir milli ürün. Bu milli fabrikaların hep beraber milli bir duruş, milli bir mutabakatla neden özelleştirilmesini tartışmamız gerekiyor. O gün çiftçi konuşurken bende o toplantıdaydım. Çiftçinin söylemiyle keşke hükümet yetkilileride olsaydıda biz neden özelleştirilememeli konusunu savunurken onlarda nedenleriyle sıralama yapabilselerdi keşke. Hükümet yetkililerinin orada olmayışı bizim kafalarımızda soru işareti. O imzaları götürdüğümüzde 7 Mart’ta Sayın Cumhurbaşkanı’yla bir görüşme sağlandı. Türk İş’e geldi Sayın Cumhurbaşkanı. Ama basına kapalı bir görüşme oldu. Bizim Türk Şeker’le ilgili, Şeker Fabrikalarının özelleştirilme süreciyle ilgili konular kendilerine Türk İş Genel Başkanı tarafından aktarıldı.

 Biz bu işin yinede geri döneceğine inanıyoruz. Şimdi biz 20 Şubat’ta ihale şartnamesi ilanına çıkıldıktan sonra Danıştay’a yürütmeyi durdurmayla ilgili bir dava açtık. Bu davayı niye açtınız derseniz? 2008’de böyle bir özelleştirme ihale süreci gerçekleştirildi. Avukatın söylemini söylüyorum. Bu şartname ile bugünkü çıkılan şartnamenin aynı olduğu sadece o gün için porföylerle satışı var. Bugün fabrikaların tek tek satışı söz konusu. Türkiye’de yüce adalete inanıyoruz. İnşallah Danıştay’danda böyle bir durdurma söz konusu olursa artık bundan sonra biz Şeker Fabrikaları’nda ucuz maliyetli şekeri nasıl  üretebiliriz, kitlemizi daha sıklıkla halka, işverene anlatarak bizi yönetenlere anlatarak ve Burdur Şeker Fabrikası’nın daha rantabıl fabrika olması için çaba göstereceğiz diye inanıyorum.” Değerlendirmesi yaparak  fabrika çalışanları olarak Şeker Fabrikası’nın hala geri döndürülebileceğine olan  inançlarını ortaya koydu.

Şeker İş Başkanı Onay açıklamasının son bölümünde; 

“Altını çizmek istiyorum. 14 fabrikanın Burdur’unda içinde yer alacağı 6-7 fabrika satılır ise diğerleri devlet tarafından çalıştırılmaya devam ederse bizimde şu anda yönetici olduğumuz Burdur’da bizi kara sayfalarla isimlerimizi basmanız gerekiyor. Çünkü satılmayan fabrikalar devlet tarafından işletilirken Burdur 5 yıl sonra ne olacağı belirsiz hal alacak. 5 yıl ömrümüz varsa çok uzun bir zaman değil. Kapanırsa Burdur’a yazık olur. Üreticiye yazık olur. Besiciye, taşıyıcıya yazık olur. İşçiye yine bir şey olmaz. Altını çiziyorum bu işçi devlet tarafından herhangi bir kuruma gönderilebilir. Diğer çalışacak fabrikalara gönderebilir. Ama mağdur olan üretici olur. İnşallah Şeker Fabrikaları’mızın özelleştirilmesi özellikle Burdur siyaseti ve Burdurlular tarafından ben düşünülmeli diye söylüyorum. Yanlış bir özelleştirme. Zamanlama olarak yanlış bir özelleştirme.” Uyarısında bulundu. 

Hatice Dursun

 

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Yorum yapın