Türkiye’nin gücü arttıkça, dünyadaki itibarı da artıyor

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş şehrimizdeki programının ikinci durağında Ak Parti İl Başkanlığını ziyaret etti

Ziyarette basına yaptığı açıklamada, Kurtulmuş, önümüzdeki sürecin sadece AK Parti bakımından değil, Türkiye'nin siyasi tarihi, geleceği açısından önemli bir dönem olduğuna vurgu yaparak, 

2019 seçimleriyle Türkiye'nin 10 Nisan'da milletin karar verdiği Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemine geçişin ilk seçimini yapacağına değinerek, "Ondan sonra Türkiye'de yeni bir sisteme, Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemine bütün kurum ve kuruluşlarıyla geçmiş olacak. Onun için şimdiye kadar ki seçim süreçlerinden daha önemli, belki de bütün seçim süreçlerinden daha zor bir seçim sürecini yaşayacağız." dedi.

Kültür ve Turizm Bakanı Kurtulmuş, seçimlerin, Türkiye'nin bundan sonraki yönetim modelini ve önümüzdeki yıllardaki gidişatını belirlemesi bakımından da önemli olduğunuda belirterek; 

Türkiye'nin gücü arttıkça, gerçekten yeryüzündeki, dünyadaki itibarı da sözünün kıymeti de artıyor.” Vurgusu yaptı

 Türkiye, bölgesinde oyunları bir şekilde değiştirebilecek güce erişen ülke haline gelmiştir." diyen Kurtulmuş, Astana sürecinde Türkiye'nin, Suriye'de yeni dönemde rol belirleyici ülkelerden birisi olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti.

Kurtulmuş, Türkiye'nin dış politikada rol belirleyen ülke haline gelmeye çalıştığına, bu anlamda çevresindeki gelişmelere karşı sözünü söyleyen ve bunun sonucunu alan bir ülke olduğuna dikkati çekti.

Türkiye'nin gücünün artırılmasının, ekonomik ve siyasi istikranını sürdürmesinin önemine dikkat çekerek

"İnşallah 2019'da cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişle, Türkiye bu anlamda yönetim kabiliyetlerini daha da güçlendirecek, daha ileriye gidecektir. Bunun için gayret etmemiz, büyük bir mücadele harcamamız, yeryüzünün her tarafındaki mazlum milletlerin sözünün sahibi olabilmemiz için 2019'u başarıyla geçmemiz gerekiyor.

Türkiye'nin 2017'deki ekonomi alanındaki başarılarının devam edebilmesi için 2019 seçimlerinde çok güçlü bir şekilde, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişi temin etmesi ve AK Parti'nin Genel Başkanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sisteminin seçilmiş ilk başkanı olması gerekir” dedi.

Türkiye'nin dünyanın her yerinde gönül coğrafyasındaki insanlara karşı sorumluluğu olduğunu belirten Bakan  Kurtulmuş, 

"Biz Filistin meselesiyle uğraşıp, bu davayı uluslararası camiaya taşıma mücadelesi verirken, sağdan soldan yeni emperyalistlerin kulaklarına üflediği sözlerle Türkiye'ye saldırmaya kalkanlar oldu. Cevaplarını alıp oturdular. İsimlerini bile söylemiyorum artık güncelliğini kaybettiği için. Ne dediler, 'Fahreddin Paşa ve tekrar geldiler, burayı emperyalist bir şekilde yönettiler, çaldılar, çırptılar. Bizde ki kutsal emanetleri aldılar, götürdüler' dedi. Bu sadece bir kişi değil, bu mantıkta olan bir sürü emperyalistlerin kulaklarına üflediği laftan başka bir şey bilmeyen bir sürü yönetici var sağda solda. Bizim için kutsal emanetler sadece Peygamber Efendimize, Mekke ya da Medine'ye ait olan birtakım kutsal fiziki emanetlerden ibaret değildir. Kutsal emanetler dediğimiz zaman oradan gelen kılıçlar ya da Peygamberimizin Sancağı Şerifi'nden ibaret değildir kutsal emanetler. Bizim için kutsal emanetler dediğimizde akla Kudüs, Mekke, Medine, İstanbul gelir. Buralar bizim için kutsal emanettir. Bu anlamda büyük bir mücadeleyi veriyoruz ve vermeye devam edeceğiz." Dedi.

Türkiye'nin başının bir türlü sıkıntılardan kurtulmamasının sebebinin, ülkenin güçlü olmasını engellemek olduğunu dile getirerek, ülkenin ileriye gitmesini engellemek için kısa tarihinde 5 darbe olduğunu, sağ sol çatışmasının çıkarıldığını, PKK'nın ülkenin başına bela edildiğini  söyledi.

Türkiye'nin DAEŞ ve diğer terör örgütleriyle mücadele etmek zorunda bırakılmasının nedeni, Türkiye'nin ayaklarına pranga vurmak ve yolunu kesmek olduğunu ifade eden Bakan Kurtulmuş, 

"Bize karşı bu kadar müttefiklik ilişkimize rağmen meşru bir şekilde istediğimiz silahları vermekte tereddüt edenlerin hatta vermeyenlerin, PYD, YPG gibi örgütlere hem de alenen 4 bini aşkın tırla beraber silahları sağlamalarının temel nedeni budur. Türkiye'nin bu bölgede terör örgütleriyle meşgul edilerek, dünyaya nizam veren bir ülke olmasını önlemek için terörü de bir alet olarak, maşa olarak kullanıyorlar. Bir sürü terör örgütleriyle Türkiye'yi hareket edemez hale getirmek istiyorlar. Bunu da aşan bir iradeyi ortaya koyuyoruz. Çok şükür terör örgütlerine karşı verilen mücadeleyi de, kim desteklerse desteklesin, eninde sonunda aziz milletimiz kazanacak ve terör örgütleri diz çökecektir.

Milletin arasına sızan, yıllarca Allah laflarıyla milleti kandırarak, iliklerini sömürmek, devleti de içi boşaltılmış hale getirmek isteyen FETÖ ülkenin başına musallat edildi. Milletin cesareti ve kararlılığıyla o darbe teşebbüsü bertaraf edildi. Ama vazgeçmiyorlar, şimdi aynı örgüt üzerinden hem içeride hem dışarıda algı operasyonuyla Türkiye'yi itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar.

2019'a kadar 7 cepheden Türkiye'ye saldırmaya devam edecekler, ancak Türk milletinde akıl, feraset, devlet birikimi ve tecrübesi var” değerlendirmesi yaptı.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Yorum yapın