Burdur Gazetesi Arşivi - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber

07 Ağustos 2019 - Çarşamba - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv

Yaklaşık 15 yıl aradan sonra, Ekim ayında yapılması planlanan ve ilk defa, tüm Türkiye’nin söz sahibi olabileceği bir platform oluşturmak için yola çıkılan III. Tarım Orman Şurası öncesi, Burdur İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde, ‘Burdur Tarım ve Orman Sektörü Değerlendirme Toplantısı’ düzenlendi.

Tüm paydaşların katıldığı toplantıda, Burdur Ticaret Borsası Meclis Başkanı Hikmet Çangır’ın, tarım ve hayvancılık sektöründe yaşanan soranları dile getirmesine dair açıklama yapıldı;

Burdur İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen değerlendirme toplantısına, AK Parti Milletvekilleri Bayram Özçelik, Yasin Uğur, AK Parti Burdur İl Başkanı Volkan Mengi, Burdur Ticaret Borsası Meclis Başkanı Hikmet Çangır, DSYB Başkanı Kamil Özcan, Köy-Koop Başkanı Osman Bütüner, Ziraat Odası Başkanı Kemal Kubilay, Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Turan Çayır, Veteriner Hekimler Odası Başkanı Kazım Üstüner, kurum müdürleri ve davetliler katıldı.

Değerlendirme toplantısında söz alan Burdur Ticaret Borsası Meclis Başkanı Hikmet Çangır, hem Burdur hem de ülke genelindeki tarım ve hayvancılık sektöründe yaşanan soranları dile getirerek, 3. Tarım ve Orman Şurasına iletilmesini istedi. 

KÜÇÜK İŞLETMELER TMO’DAN ÜRÜN ALABİLMELİ

Meclis Başkanı Çangır, ilk olarak Burdurlu üreticinin, Burdur TMO’da parakende ürün alamadığını belirterek, “Toprak Mahsulleri Ofisi’nin buradaki yeri daha evvel şube iken sonra ajans haline gelmiş. Burdur TMO’dan, tarım ve hayvancılık yapan işletmelerin parakende ürün almaları şansı yok. Yani 5-10 ton civarında ürün alamıyorlar. Bizim ilimizde büyük işletmelerin sayısı az. Ben kendi işletmeme tırlarla ürün alabilirim ama küçük işletmelerin 5 ton, 10 ton ürün almalarının sağlanmasının bizlere fayda getireceğinin düşünüyorum” ifadelerini kullandı. 

YONCA ALMAKTA GÜÇLÜK ÇEKİYORUZ

Tarım ve Orman Bakanlığının, hayvancılık alanında desteklediği  kaba yem için nitelikli ürünlerin olduğunu belirten Çangır, “Bunlardan bir tanesi kaba yem. Yonca maliyetinin ciddi bir miktarını devlet ödüyor. Hayvancılık giderinin yüzde 70’i yem. Yüzde 70’in yüzde 60’ı kaba yem. Biz, ilimizde bu imkana sahip olmadığımız için bize en yakın gibi gözüken Aksaray ve Konya gibi illerimizden alıyoruz. Orada şuanda Ürdün, Mısır, Katar gibi ülkeler yoğun bir şekilde yonca alıyorlar. Bizler Yonca almakta güçlük çekiyoruz ve fiyatlarda sorun yaşıyoruz. Yani bu ne kadar ucuz olabilir, süte yapılan zammın yüzde 15-20 olduğunu düşünürsek, yüzde 10 eksik alsak, bizim için ciddi bir miktar olur. Ülkemizin tarım ihracatı yapmasında sorun yok ancak bu değil” dedi. 

HAYVANSAL GÜBRE KULLANIMI ÖZENDİRİLMELİ

Suni gübre kullanımıyla ilgili, Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesinde, toprak analiz laboratuvarı kurulması gerektiğini belirten Çangır, “Bizim yetişmiş personelimiz vardır mutlaka, yetişmiş personellerden faydalanma şansımız yok, bu cümleyi nereye bağlayacağım, hayvancılık işletmelerinde çıkan hayvansal atık diye tabir ettiğimiz en değerli topraklarımızı güçlendiren gübrelerimiz var. Bu gübrelerin kullanımı özendirilmeli. Suni gübre yerine doğal gübrelerin kullanımının özendirilmesi ve toprak analizleriyle çiftçilere anlatılması faydalı olacaktır” Dedi.

DESTEKLEME ÖDEMELERİNİN TAKVİMİ OLUŞTURULMALI

Destekleme ödemeleri ile ilgili serzenişi de dile getiren Çangır, “Destekleme ödemelerinin bir takvimi yok. Bu yıllardır böyle. Bir 5 yılık planı olmalı. Evet doğru, şartlar öyle gerektirdiği için öyle olmuştur. Ama bundan sonrası için ne yapılmalı, bunları planlamalıyız. Hayvancılık işletmelerinde yabancı işçilerle ilgili belirli konular oluyor,  bu çalışanların devlet idaresinde olmasını talep ediyorum. Bu konuya müsamaha gösterilmemeli. Kişi yasak ve kaçak çalışıyor, radyodan da geleceğini heba ettirme, sigortasız çalışma anonsları yapılıyor. Kişi sigortasız çalışıyor, kendim memleketimizin çocuğu boşta. Yabancı uyruklu kişiler çalışacaksa, ama devlet iradesinde kontrollü ve tanımlı olması gerekiyor” dedi. 

BUZAĞILAMA GÜN ARALIĞI DESTEKLENMELİ

Buzağı desteklemeleri ve üreticilerin aldığı hayvancılık desteklemelerine de değinen Çangır, sözlerini şu şekilde sürdürdü, “Bence nihai ürüne destek verilmeli. Ama devletimiz iyi niyetli olarak birçok kalemde destekleme veriyor. Öncelikle buzağılama gün aralığının desteklenmesi gerekiyor. Bununla da ilgili çalışmaların olduğunu biliyorum. 730 güne kadar buzağılama gün aralığı var, bizim hedefimiz büyükbaş hayvanlardan yılda bir yavru almaktı. Bir yavru almak bazen olmayabilir, 390 günlere kadar çıkar, bunun 400 gün olduğunu düşünürsek, 400 gün ila 440 gün olması arasında fark şudur, bugün 7 milyon anaç hayvanımız olduğunda, bunun 3,5 milyonu dişi olduğunda, yüzde 10buzağılama gün aralığını geri çeksek, süt verimliliği yüzde 20-30 artış yaşanacak. 440 günden 400 güne çekildiğinde 7 milyondan 3,5 milyon dişi olduğunu sayarsak, 350 bin tane ilave damızlığımız olur. 2018 yılında ithal edilen damızlık sığır sayısı 110 bin. Biz, 1 yıl buzağılama gün aralığını geri çeksek, toplam 3 yıllık ithalatımızı yapmış oluyoruz.”

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

Valilikten yayınlanan bültenle Motosiklet ve Benzeri Araçlara Yönelik Trafik Birimlerin Çalışmaları hakkında kamuoyu bilgilendirildi;

 

Bu çerçevede 1 Mayıs-3 Ağustos tarihleri arasında yapılan çalışmalarda;

4.035 motosiklet vb araç kontrol edildi.

570 sürücüye toplam 570.000 Türk Lirası tutarında trafik para cezası uygulandı,

319 araç trafikten men edildi, olup bunların 50 adedinin tescilsiz olduğu,

193 motosikletin ise sürücü belgesiz olarak kullanıldığı tespit edildi.

Motosiklet ve benzeri araçların karıştığı kaza sayılarında son dönemde ‹limizde artış olduğu görülmekte. Bu yönüyle Valilik tarafından konu yakından takip edilmekte. Bu kapsamda emniyet ve jandarma trafik birimleri tarafından yapılan denetim ve kontroller artırılarak sürdürülecek, aynı zamanda bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları da devam ettirilecektir.

Bütün vatandaşlarımızdan motosiklet ve benzeri iki tekerlekli araçların kullanılmasında trafik kurallarına uygun davranılması konusunda hassasiyet göstermelerini bekliyoruz. Gençlerin ve çocukların bu araçların kullanımında kurallara uymaları noktasında anne ve babalara büyük sorumluluk düşmekte.

Tescili ve plakası olmadan, sürücü belgesiz ve kask takmadan bu araçların kesinlikle kullanılmaması gerekmekte. Unutulmamalıdır ki motosiklet kazalarında ölüm ve yaralanma oranları çok daha yüksektir.

İl  genelinde motosiklet, mobilet, motorlu bisiklet ve benzeri araçlara yönelik olarak Emniyet ve Jandarma trafik birimlerimiz tarafından yürütülen çalışmalar etkili şekilde yürütülmekte.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Ağlasun Hisar Köyü Takırdaklı Mevkii’nde ormanlık alan içerisine yasadışı Kenevir ekimi yapıldığı duyumu alan Jandarma ekiplerince yapılan titiz çalışmalar ve fiziki takip neticesinde;

 

2 Ağustos 2019 tarihinde Ağlasun İlçesi Hisar Köyü Takırdaklı Mevkii’nde yapılan operasyonda, M.A. ve A.A. isimli şahıslar yakalandı

Düzenlenen operasyonda;

 (450) Gr. Kubar Esrar maddesi, (2) Adet uyuşturucu madde kullanma aparatı, (1) adet ruhsatsız av tüfeği ve ormanlık alana ekili vaziyette (706) kök Kenevir Bitkisi ele geçirildi.

Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı ile ele geçirilen (450) Gr. Kubar Esrar maddesi muhafaza altına alınmış, (706) kök Kenevir Bitkisi Ağlasun İlçe Jandarma Komutanlığı ile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince imha edildi. fiüpheli M.A. isimli şahıs ifadesinin alınmasını müteakip serbest bırakıldı. A.A. isimli şüpheli  ise 3 Ağustos 2019 günü çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Güvenlik güçleri tarafından İl genelinde uyuşturucu satan, kullanan ve ekimini yapan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmalar kararlılıkla yürütülmekte.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Burdur Barosu’ndan iletilen ve Türkiye Barolar Birliği’ne üye barolarla ortaklaşa yapılan basın açıklamasında, Cumhuriyet Gazetesi yöneticilerinin ve bazı yazarlarının yargılanarak mahkum edildiği bir davanın söz konusu olduğu hatırlatılarak, “Davayla ilgili yeni ve önemli bu gelişme, aynı dosyada, aynı suçtan yargılananlar arasında temyiz hakkı bakımından farklı uygulama yapılması nedeniyle, temyiz hakkı olanların  cezaevine girip girmeyeceği Yargıtay’ın  kararına göre  belli olacakken, aynı konumdaki bazılarının-üstelik daha az ceza almalarına karşın- cezalarının infazına devam edilmesinin, kamu vicdanında rahatsızlık yarattı.

Ülkemizdeki ifade ve basın özgürlüğü bakımından simgesel bır nitelik taşıyan bu davanın, yalnızca yargılananları değil, ülkemizdeki bütün gazeteler ve gazetecileri ilgilendiren önemli sonuçlara gebe olduğu, kamuoyunda genel kabul görmektedir. Dava avukatlarının infazın durdurulmasına dair taleplerinin,       -adli tatilin bitmesi beklenmeksizin-  Yargıtay nöbetçi ceza dairesince bir an önce karara bağlanması, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak görevi bulunan baroların da beklentisidir.” Denildi;Dava avukatlarının infazın durdurulmasına dair taleplerinin,       -adli tatilin bitmesi beklenmeksizin-  Yargıtay nöbetçi ceza dairesince bir an önce karara bağlanması, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak görevi bulunan baroların da beklentisidir.Bu davada, aynı eylem nedeniyle yargılanmakta olan gazete yöneticilerinden bir kısmı için beş yılı aşmayan cezalara hükmedilmiş ve kanun temyiz yolunu kapalı tuttuğundan, bu kişiler yönünden verilen cezalar istinaf aşamasında kesinleşmişti. 

Bilindiği üzere, üç meslektaşımızın da aralarında olduğu Cumhuriyet Gazetesi yöneticilerinin ve bazı yazarlarının yargılanarak mahkum edildiği bir dava söz konusudur.  

Ülkemizdeki ifade ve basın özgürlüğü bakımından simgesel bır nitelik taşıyan bu davanın, yalnızca yargılananları değil, ülkemizdeki bütün gazeteler ve gazetecileri ilgilendiren önemli sonuçlara gebe olduğu, kamuoyunda genel kabul görmektedir.

Bu davada, aynı eylem nedeniyle yargılanmakta olan gazete yöneticilerinden bir kısmı için beş yılı aşmayan cezalara hükmedilmiş ve kanun temyiz yolunu kapalı tuttuğundan, bu kişiler yönünden verilen cezalar istinaf aşamasında kesinleşmişt Böylece, gazete yöneticilerinden altısı soruşturma aşamasında tutuklu kaldıkları dokuz aydan artan cezalarının infazı için 25 Nisan 2019’da, yeniden Kocaeli F Tipi Kapalı Cezaevine konulmuştu.

Geçtiğimiz günlerde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, beş yıldan fazla ceza aldığı için verilen hükmü temyiz ede(bile)n gazete yöneticilerinin başvurusu hakkındaki görüşünü hazirlayarak, ilgili ceza dairesine bildirdi.

Başsavcılık tebliğnamede, gazetenin yöneticileri hakkındaki mahkumiyet hükmünün bozulması ve beraat kararı verilmesi gerektiğini, bu bozmadan ‘Sirayet etkisi’ nedeniyle halen Kocaeli F Tipi Kapalı Cezaevinde cezaları infaz edilmekte olan gazete yöneticilerinin de yararlanması gerekeceğini belirtmiştir.

Davayla ilgili yeni ve önemli bu gelişme, aynı dosyada, aynı suçtan yargılananlar arasında temyiz hakkı bakımından farklı uygulama yapılması nedeniyle, temyiz hakki olanların  cezaevine girip girmeyeceği Yargıtay’ın  kararına göre  belli olacakken, aynı konumdaki bazılarının -üstelik daha az ceza almalarına karşın- cezalarının infazına devam edilmesi, kamu vicdanında rahatsızlık yaratmaktadır.

Nitekim, yaklaşık iki ay önce Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan Yargı Reformu Strateji Belgesinde de, Adalet Bakanınca kamuoyuna yapılan açıklamada da, bu adaletsiz duruma değinilmiş, sorunun ilk yargı paketinde yer alacak bir yasal düzenlemeyle çözüleceği, bunun da TBMM tatile girmeden gerçekleştirileceği duyurulmuştu. 

Ancak, bu yönde herhangi somut bir adım atılmadan, insanlarda yaratılan beklenti ve umut dikkate alınmaksızın, Meclis tatile girdi.

Yargıtay ilgili ceza dairesinin tebliğnamedeki görüş doğrultusunda bir bozma kararı  vermesi halinde, cezası infaz edilmekte olan gazete yöneticilerinin uğramış olduğu ağır haksızlık ve mağduriyetin telafisi ne yazık ki mümkün olamayacaktır. Onlar, haksız yere yattıklarıyla kalacaktır. Bu nedenle, hiç olmazsa bugünden sonra, bir gün dahi gecikmeye fırsat verilmeden, bu kişiler hakkındaki cezanın infazının durdurulması, hukukun ve adaletin gereği, kamu vicdanının acil ve haklı beklentisidir.

Dava avukatlarının infazın durdurulmasına dair taleplerinin,       -adli tatilin bitmesi beklenmeksizin-  Yargıtay nöbetçi ceza dairesince bir an önce karara bağlanması, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak görevi bulunan baroların da beklentisidir.

Biz aşağıdaki baro başkanları,

Yargıtay’ı, kamuoyu vicdanını derinden yaralayan bu ağır haksızlık ve adaletsizliğe derhal müdahale etmeye davet ediyoruz.

Saygılarımızla.

•Adana Barosu Av.Veli Küçük,

•Adıyaman Barosu Av.Mustafa Köroğlu,

•Afyonkarahisar Barosu Av.Turgay Şahin,

•Ağrı Barosu Av.Mehmet Salih Aydın,

•Aksaray Barosu Av.Ramazan Erhan Toprak,

•Amasya Barosu Av.Melik Derindere,

•Ankara Barosu Av.R.Erinç Sağkan,

•Antalya Barosu Av.Polat Balkan, 

•Artvin Barosu Av.Ali Uğur Çağal,

•Aydın Barosu Av.Gökhan Bozkurt,

•Balıkesir Barosu Av.Erol Kayabay, 

•Bartın Barosu Av.Ferhat Parlatır, 

•Batman Barosu Av.Abdülhamit Çakan,

•Bilecik Barosu Av.Halime Aynur, 

•Bingöl Barosu Av.Hanifi Budancamanak,

•Bitlis Barosu Av.Fuat Özgül,

•Bolu Barosu Av.Sabri Erhendekçi,

•Burdur Barosu Av.Ramazan Gedik,

•Bursa Barosu Av.Gürkan Altun,

•Çanakkale Barosu Av.Bülent Şarlan,

•Çorum Barosu Av.Kenan Yaşar,

•Denizli Barosu Av.Müjdat İlhan, 

•Diyarbakır Barosu Av.Cihan Aydın,

•Düzce Barosu Av.Azade Ay,

•Edirne Barosu Av.Alper Pınar,

•Elazığ Barosu Av.Mustafa Yentür,

•Eskişehir Barosu Av.Mustafa Elagöz,

•Gaziantep Barosu Av.Bektaş Şarklı,

•Giresun Barosu Av.Soner Karademir,

•Gümüşhane-Bayburt Bölge Barosu Av.Serkan Pekmezci,

•Hakkari Barosu Av.Zeydin Kaya,

•Hatay Barosu Av.Ekrem Dönmez,

•Iğdır Barosu Av.Serkan Alakan,

•Isparta Barosu Av.Ünsal Çankaya, 

•İstanbul Barosu Av.Mehmet Durakoğlu,

•İzmir Barosu Av.Özkan Yücel, 

•Kahramanmaraş Barosu Av.Muhammed Burak Gül,

•Kastamonu Barosu Av.Özgür Demir,

•Kayseri Barosu Av.Cavit Dursun, 

•Kırklareli Barosu Av.Turgay Hınız, 

•Kırşehir Barosu Av.Mehtap Tuzcu,

•Kocaeli Barosu Av.Bahar Gültekin Candemir,

•Konya Barosu Av.Mustafa Aladağ,

•Malatya Barosu Av.Enver Han,

•Manisa Barosu Av.Ali Arslan,

•Mardin Barosu Av.Çelebi Araz,

•Mersin Barosu Av.Bilgin Yeşilboğaz,

•Muş Barosu Av.Abdülbaki Çelebi,

•Niğde Barosu Av.Osman Çimen,

•Ordu Barosu Av.Haluk Murat Poyraz,

•Osmaniye Barosu Av. Halil Yavuzdoğan,

•Rize Barosu Av.Ümit Peçe,

•Sakarya Barosu Av.Abdurrahim Burak,

•Siirt Barosu Av.Nizam Dilek,

•Sinop Barosu Av.Hicran Kandemir,

•Şanlıurfa Barosu Av.Abdullah Öncel,

•Şırnak Barosu Av.Nuşirevan Elçi,

•Tekirdağ Barosu Av. Sedat Tenekeci,

•Tokat Barosu Av.Melih Yardımcı,

•Trabzon Barosu Av.Sibel Suiçmez,

•Tunceli Barosu Av.Kenan Çetin,

•Uşak Barosu Av.Emin Coşkun,

•Van Barosu Av.Zülküf Uçar,

•Yalova Barosu Av.Fedayi Doğruyol,

•Yozgat Barosu Av.Mehmet Şimşek,

•Zonguldak Barosu Av.Özel Eroğlu.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Salı, 06 Ağustos 2019 14:18

Salda davasında mahkemeden ara karar

Salda Gölü’nde Millet Bahçesi projesinin iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle açılan davada, Isparta İdare Mahkemesi’nce  verilen ara kararla, 5 gün içinde proje ve ihaleyle ilgili tüm belgeleri istendi.

 

Salda Gölü’nde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Millet Bahçesi ve Millet Bahçesine ait Sosyal Donatıları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi ihalesi, bir hafta önce yargıya taşındı. 31 Temmuz’da yapılan ihalenin yürütmesinin durdurulması ve iptali istenen davayla ilgili Isparta İdare Mahkemesi ara karar verdi.

Mahkeme, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile TOKİ’den ihale onay belgesi, ihale onay belgesi düzenlendikten sonra yapılan işlemler, ihale kararının hangi idari makam/merci tarafından alındığı ve onaylandığına dair tüm belgeleri istedi. Ayrıca ihale kararını onaylayan şube veya birim tarafından gerçekleştirilen ihaleyle ilgili durumun ayrıntılı izah edilmesi de talep edildi. Mahkeme söz konusu tüm belgelerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20’nci ve 20/A-f maddesi uyarınca davanın ivedi yargılama usulüne tabi olması sebebiyle ara karar süresinin 5 gün olarak belirlenmesine oy birliğiyle karar verdi.

Davayı açan avukat Münip Ermiş, “bu tür davalarda idareye verilen cevap süresi normalde 30 günken mahkemenin yetkisi çerçevesinde acil bir durum olması nedeniyle bu davada süreyi 5 güne indirdi Çünkü bu süre kısaltması daha çok yürütmenin durdurulması taleplerinde sözkonusu oluyor. 5 gün içerisinde Bakanlık ve TOKİ’nin yanıtları vermek ve tüm ihale dosyalarını, projeleri mahkemeye göndermesi gerekiyor. 5 gün sonra mahkeme tekrar toplanarak yürütmenin durdurulmasıyla ilgili karar verecek” dedi.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Geçtiğimiz Haziran ayında Merkez Kayaaltı Köyü sakinleri, öğrenci sayısının azlığı gerekçesiyle kapatılmasına karar verilen ortaokul için Milli Eğitim Müdürlüğü önünde eylem yapmıştı.

 

Milletvekili Mehmet Göker, CHP İl Başkanı İzzet Akbulut ve partililer de Kayaaltı Köyü’ndeki Ortaokulun kapatılmaması, taşımalı sisteme geçilmemesi konusunda Kayaaltı köylüleri ile birlikte basına açıklama yapmışlardı. Salda Gölü’ne yapılacak millet bahçesi projesinin iptali için yapılan basın açıklaması sırasında Milletvekili Göker Kayaaltı Köyü Ortaokulu’nun kapatılması konusuna da değindi.  

 Okulun eğitim öğretime devam etmesini ve çocukların taşımalı eğitime mecbur kalmamasını isteyen Milletvekili Mehmet Göker ve CHP örgütü yetkililere seslenerek konunun tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini, şayet bu konuda dersliğiyapmaya devletin gücü yoksa kendilerine yetki verilmesini istediklerini söylediler. 

Milletvekili Mehmet Göker yaptığı basın açıklaması sırasında;

“Kayaaltı Köyü’müzde yıkılması planlanan okulumuzun bizim önerdiğimiz gerekçelerle tekrar mülki idareler ve yöneticiler kapsamında değerlendirilerek eğitim sistemi başlamadan bir an önce çözüm bulunması lazım. Buradan tekrar Milli Eğitim Bakanı’na, Vali’ye ve Milli Eğitim Müdürü’ne sesleniyoruz. Buradaki derslik eğer depreme dayanıksızsa, devletin bunu yaptıracak gücü yoksa bize yetki verin. Biz buraya yapılacak olan dersliğin maddi gereksinimini Burdurlular olarak karşılamaya hazırız. Bu kampanyada öncelik yapmaya Belediye Başkanı, örgütüm ve ben buna hazırız. Yeter ki bu yolda bir adım atın. Bırakın çocuklar köylerinde okusun.” çağrısında bulundu.

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet
Salı, 06 Ağustos 2019 14:18

Öncelik yayanın

‘Öncelik Hayatın Öncelik Yayanın’ projesi kapsamında, Kemal Solmaz Caddesi’ne  de ‘Önce Yaya’ zemin işaretlemesi yapıldı.  Göseller çizilirken trafik akışı kontrollü bir şekilde devam etti.

İçişleri Bakanlığı tarafından 2019 yılı ‘Yaya Öncelikli Trafik Yılı’ ilan edilmişti. Bu kapsamda ‘Öncelik Hayatın Öncelik Yayanın’ sloganıyla bir proje çalışması başlatıldı. Başta okullar olmak üzere trafik ışıklarının bulunmadığı kavşaklara, ‘Önce Yaya’ görselleri çizilmeye devam ediyor.  

Trafikte yaya güvenliği ve yaya önceliği bilincinin oluşturulması, bunun yanında yayaları da yaya geçitlerini kullanmaya yönlendirmek için hazırlanan ‘Önce Yaya’ görselleri, şehrin bir çok farklı noktasına yapılıyor.

Mine Kaya

Yayınlandığı Kategori Manşet
Salı, 06 Ağustos 2019 14:18

Açık havada sinema keyfi

Burdur Belediyesi’nce organize edilen açık hava sinema günleri Bağlar Mahallesi Havaalanı Caddesi’nde “Organize İşler” isimli film ile başlamıştı.

Sosyal belediyecilik anlayışıyla yürüttüğü hizmetlere bir yenisini daha ekleyen Burdur Belediyesi, yaz aylarında vatandaşların aileleri ile birlikte güzel vakit geçirebilmeleri için Açık Hava Sinema Günleri düzenliyor. Sinemaseverler, Burdur’un eski yazlık sinemalarını anımsatan bu etkinlik sayesinde bir anlamda nostalji yaşıyor, mahallelerinde komşularıyla birlikte samimi bir ortamda sinema seyretmenin keyfini sürüyorlar.

Vatandaşlar geçtiğimiz akşam Burdur Belediyesi Konferans ve Sergi Salonu Otopark alanında yazlık sinema keyfinin tadını çıkardılar. Gösterimde, başrollerinde Altan Erkekli, Tolga Tekin, Özge Özberk, Binnur Kaya ve Sumru Yavrucuk’un oynadığı, yönetmenliğini Çağan Irmak’ın yaptığı ‘Bizi Hatırla’ filmi izlendi.

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet
No Internet Connection