Burdur Gazetesi Arşivi - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber
Pazartesi, 26 Ağustos 2019 15:47

27 Ağustos 2019 - Salı - Burdur Gazetesi

27 Ağustos 2019 - Salı - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv

Sevgili dostlar hepinize merhabalar, kucak dolusu selamlar. Bu gezimizde Ağrı’nın tarih kokan sarayı İshak Paşa’ya davetlisiniz cümbür cemaat. O zaman buyurun doğunun sanat harikası Ağrı İshak Paşa Sarayı’na.

İshak Paşa Sarayı, bölgeye hakim bir tepe üzerinde muhteşem güzelliği, her bir köşesindeki sanatsal zerafeti ve estetiğiyle adeta sizi büyük bir ihtişam ve heybetiyle karşılar. Fakat o kadar narin ve mütevazidir ki hiç kimseyi küçümsemeden, böbürlenmeden bütün kapılarını bütün sıcaklığıyla açıverir gerçek güzelliğin alçakgönüllülükte yattığını fısıldarcasına. Bu muhteşem saray, bir taraftan gözlerinizi inanılmaz zerafetiyle büyülerken diğer taraftan da içinizi ısıtıverecektir. Çünkü dünya üzerinde kalorifer tesisatının kurulduğu ilk saraydır, İshak Paşa Sarayı.

 VEFALI KOMŞU: AĞRI DAĞI

Sarayın komşusundan bahsetmeden olmaz! Sesinizi  duyar gibiyim sarayın komşusu mu olur? Bütün sorularınızı yanıtlayacağım. Sarayın komşusu, sessiz dumanlı Ağrı Dağı. Ağrı Dağı’nın gözü, kulağı sarayın hep üzerindedir, bütün heybetiyle kucaklar sarayı. Sanki sarayın koruyuculuğunu üstlenmiş gibi. Eminim bu sıcak dostlukta içinizi ısıtacaktır. 

 GÖZÜ YÜKSEKLERDE OLAN SARAY: İSHAK PAŞA

Saray, bir tepenin üzerine inşa edilmiş sanki kendi haline terk edilmiş gibi. İshak Paşa Sarayı’nın yapımı Sultan 4. Murat’ın İran seferine katılan kahramanlığıyla savaşta adını duyuran hatta sağ kolunu kaybeden “Çolak” lakaplı Abdi Paşa tarafından başlatılmış ancak ölümü üzerine oğlu İshak Paşa tarafından tamamlanmıştır. Bu saray, Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesinin 5 km doğusunda yer alıp bir tepenin üzerine inşa edilmiştir. İstanbul Topkapı Sarayı’ndan sonra harem, harem odası, avlu ve benzeri müştemilatların bulunduğu Anadolu’daki ikinci saray sistemidir. İshak Paşa Sarayı, Osmanlı’nın durağan dönemi olarak nitelendirilen lale devrinin son ve büyük yapısıdır. Yapının saray bölümü, iki kattan oluşmaktadır. 366 oda da bu iki kat içinde yer almaktadır. Bu yapı, 115x50 m2 alana inşa edilmiştir. Yapılış tarihi ise hicri 1199, milâdi 1784’tür. Hatta Osmanlı’nın kitabelerinde Osmanlı Türkçesiyle “Bin yüz ile doksan dokuz oldu buna tarih İshak’a meram üzere kerem kıl dü cihanı” olarak da kaydedilmiştir. Böylesine muhteşem güzellikte ve bir o kadar da ihtişamlı yapının ustası, maalesef bilinmemektedir, Ancak bazı kaynaklarda Ahıskalı ustalarca yapıldığından söz edilmektedir. Bu mimaride Osmanlı mimarisinin yanında Fas ve Selçuklu mimarilerinden de esintiler görülmektedir.

 İKİ KALBİN SICAKLIĞI

Bu alçakgönüllü saray, kendi sıcaklığını dostuyla sevgilisiyle de paylaşır, böylece iki kalp ısınır. Bu tarihi güzellikteki saray,  dünyada kalorifer tesisatının döşendiği ilk saraydır. Ayrıca ilk su ve kanalizasyon sistemi de bulunmaktadır. Bu sarayın kalorifer sistemi yapılırken hamam sisteminden esinlenilmiştir. Taş duvarlarının içinde yer alan ve gözle görülebilen boşluklarda boru tesisatı dikkat çekmektedir. Böylelikle sarayın merkezi ısıtma sistemiyle ısıtıldığı anlaşılmaktadır.

 DOĞU'NUN SATOSU

Demiştik ya sarayımız herkesi sımsıcak içtenliğiyle ve sıcaklığıyla kucaklar. Tabi ki bu sözümüzün de bir anlamı vardır. Sarayımız; harem, harem odaları, aşevi, hamam, toplantı salonları, eğlence yerleri, mahkeme salonu, camii, çeşitli hizmet odaları, oturma odaları, uşak ve seyis odaları, muhafız koğuşları, cezaevi, erzak depoları, cephanelik, tavlalar, bodrum katlarında çeşitli hizmet odaları vb. bölümler barındırmaktadır. Ayrıca sarayda iki musluklu çeşme bulunmaktadır. Bu çeşmelerin birinden su, diğerinden ise süt akmaktaydı. Günümüzde ise sadece su akmakta olup süt akan eşme maalesef işlevselliğini kaybetmiş durumdadır. 

 GÜNDÜZÜ AYRI GECESİ AYRI GÜZEL

Bu sarayın gündüzü ayrı, gecesi ayrı güzeldir. Akşam tarih rüzgarı, Ağrı’nın semalarında bir tepede buluşur. Esen tarih rüzgarının, sizi ecdadımıza, tozlu tarihimize götüreceğinden hiç şüpheniz olmasın.

 İSHAK PAŞA SARAYI ÜZGÜN, EKSİK VE YARIM

Evet maalesef doğunun parlayan yıldızı İshak Paşa Sarayı’nın bir kanayan yarası vardır. Bu sarayın bir tane cümle kapısı varmış. Öyle ki bu altından bir kapıymış. 1877-1878 yıllarında gerçekleşen Osmanlı-Rus Harbi’nde Ruslar, bölgeyi işgal edince bu kapıyı ve değerli eşyaları alıp Rusya’ya götürmüşlerdir. Maalesef müzelerinde de halen sergilemektedir. Böylelikle saray; ne hazindir ki öksüz, yetim ve mahzun bırakılmıştır. 

 AĞRI'NIN SICAK TARİHİ DİMDİK AYAKTA

Ağrı Doğubeyazıt’ta 1840 yılında şiddetli bir deprem meydana gelmiştir. Depremde bölgede ağır tahribata neden olurken, sarayın sadece birkaç bölümü hasar görür. Şüphesiz bu durum, sarayın dayanıklılığını göstermektedir. Elbette bunun da bir nedeni vardır. Peki hatırlayabildiniz mi? Efsanelerin dediğine bakarsak bu muhteşem sarayın koruyucusunun gizemli Ağrı Dağı olduğu kulaklarımıza fısıldanmaktadır.

 AĞRI'NIN GÖZDESİ VE SEVDİCEĞİNİN ZİNDANLARI

Aşk mı esirdir bize, yoksa biz mi aşka bilinmez ama Ağrı Dağı, gün geçtikçe esir olur bu saraya tıpkı mem’in ve zin’in aşkın esiri oldukları gibi. Evet zindan dedik; öyleyse her gülün dikeni olduğu gibi sarayımızın da dikenleri zindanlarıdır. Bu zindanlar, kişilerin suçlarına göre ikiye ayrılmaktadır: Hafif cezaya mahkum olmuş mahkumlar aydınlık zindanda, ağır cezaya mahkum olanlar ise karanlık zindanda cezasını çekerlermiş.

 İSHAK PAŞA SARAYI'NA YELKEN AÇIN

Evet sevgili dostlar, can gezikolikler, bu gezimizde muhteşem bir sanat eserini, Ağrı İshak Paşa Sarayı’nı, hep birlikte gezmenin, satırlara dökmenin mutluluğunu ve keyfini yaşamaktayım. İshak Paşa Sarayı, can Anadolu’muzda gerçekten gezilip görülmesi gereken yerlerden biri. Öyleyse özgürlüğünüzü alın ve muhteşem güzelliği, her bir köşesinde buram buram sanatın koktuğu, estetiğin adeta konuştuğu, zerafetin ise büyülediği, sizi tarihin büyüleyici koridorlarında seyahate çıkaracak İshak Paşa Sarayı’na yelken açın, hep seyahatte kalın, tarihimizle birlikte sağlıcakla kalın. 

 İlknur TUNÇ

Yayınlandığı Kategori Manşet

MHP İl Başkanı Hikmet Ökte 31 Mart ve 24 Haziran seçimlerini gazetemize değerlendirdi. Bilindiği üzere 31 Mart yerel seçimlerinde MHP; Tefenni, Çavdır, Çeltikçi, Söğüt, Yusufça ve Kızılkaya belediyelerini kazanmıştı. 2024 yerel seçimleri için 15 seçim bölgesinin tümünü takip ettiklerini belirten MHP İl Başkanı Hikmet Ökte, seçimlerin ardından geçen 5 aylık süreçte MHP’li belediyelerin hizmetleri ve faaliyetleri aktardı.  

Kentimizde tarım ve hayvancılık sektörünün ağırlıklı olarak yapıldığına dikkat çeken MHP İl Başkanı Hikmet Ökte, girdi maliyetlerinin artışını hatırlatarak MHP’nin ülkemizdeki ekonomik sıkıntılara önerdiği çözüm yollarını aktardı.  

MHP İl Başkanı Hikmet Ökte seçimlerin ardından yaptığı açıklamada;

“Yerel ve genelde MHP’nin oyları 31 Mart oylarına göre biraz daha halk bazında gittiğimiz belde,köy ve ilçelerdeki ziyaretlerimizde bize olan teveccühü her geçen gün artmaktadır. Bizde görüyoruz ki MHP’ye olan sempatikliğin ve bilhassa MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye olan tabandaki insanları teveccühü MHP’ye olan bakışın daha güzel olacağına inancımız sonsuz. Çünkü TBMM ve Türkiye Cumhuriyeti’ni şuan da siyasi haricinde düşünen bir liderimiz var. 1997 yılında söylediği önce partim sonra ber düsturuyla yola çıktığı bu dava yolunda her zaman Türkiye Cumhuriyeti’ni düşünen kendi siyasi partisini ikinci sıraya koyan bir liderimiz var. Bundan dolayıda Türkiye Cumhuriyeti’nin en hassas dönemlerinde Türkiye Cumhuriyeti’nin MHP’ye ihtiyaç olduğu en hassas dönemlerde hiçbir zaman oy avcılığı yapmamış, hep Türkiye Cumhuriyeti’nin lehine olan kararlara destek vermiştir. Geçmişte bir sürü örnekleri var. Onun için bizlerde teşkilatlar 31 Mart mahalli idareler seçiminden sonra belediye başkanlarımız ve il genel meclisimizle birlikte ziyaretler yapmaktayız ve yapmaya da devam edeceğiz. Çünkü halk bazında bir istek var. Halk bazında bize karşı bir teveccüh var. Bunun da semeresini inşallah 2023’te yapılacak olan genel seçimlerde MHP’ye de yansıyacaktır. Yıllardır bu siyasetin içinden biri olarak geçmişteki yaşadığımız zorlukları gördük. Bugünkü ortamı da görüyoruz. Bundan dolayıda 2023 şimdiden söylüyorum geleceğin siyasi partisi MHP olacaktır. 

Burdur’da merkezde Cumhur İttifakı olduğundan dolayı merkezde oyumuz yok ama il genel meclisi bazında oyumuz var. Burada da Cumhur İttifakı olduğundan dolayı il genel meclisi olarak çıkaramadık ama halkın hem Cumhur İttifakı’nı destekleyip, hem de MHP’nin il genel meclisi oyu kullanma sürecinde Cumhur İttifakı il genel meclisinde de vardır şeklinde Cumhur İttifakı belediye başkanlığı seçiminde belediye başkanına verip, il genel meclisi üyesi seçiminde de Cumhur İttifakı adayı olarak gördüğü için oylarımızın çoğu Ak Parti ittifakına gitmiştir. Ama ilçeler bazında yaşadığımız süreçten sonra MHP Burdur il bazında toplanmıştır. Bugüne kadar tarihinde görmediği belediye başkanlığı kazanmıştır. Bunun sebebi de MHP’ye olan inanç ve Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’ye olan inançlarından dolayı halkın bir teveccühü olmuştur. Bu sayede 6 tane belediye aldık. Allah’ın iziniyle 2024’ten sonra da MHP belediyeleri daha artacak. Çünkü şu an itibariyle bir 5 aylık süreçte 15 seçim bölgesindeki tüm belediyeleri takip etmekteyiz. Bu takip sonucunda da yapılan hizmetleri siz de farkına varacaksınız. Her ne kadar basına fazla düşemese de yerelde belediye başkanlarımızın yapmış olduğu hizmetler ve aktiveteler Burdur’da dillerdedir. Bunların semeresini de yine önümüzdeki süreçlerde göreceksiniz her ne kadar Cumhur İttifakı süreci işlese de bazı kesimlerde hala bazı kurumlarda hizmet konusunda bazı engellemeler olmaktadır. Biz bunları bir rapor halinde genel merkezimizi de ilettik. Asla MHP’nin yapmak istediği hizmetleri engellemeye hiç kimsenin hakkı yoktur.”dedi. 

Cumhur İttifakı konusunda değerlendirmelerde bulunan MHP İl Başkanı Ökte; 

“Yukarıda iki liderimiz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin ortak anlaşmasIndan sonra bizim MHP cenaatında lider, teşkilat her zaman ön plandadır. Genel Başkanımızın almış olduğu kararların arkasındayız. Burada iki liderimizin yapmış olduğu anlaşma her ne kadar tam net çalışmasa da biz Cumuhr İttifakı’na zarar verecek bir olay içerisinde olmayacağız. Olan teşkilatlarımıza da gerekli önlemleri de alacağız. Ama 17 yıllık süreçteki tek başına bir iktidar vermiş olduğu rahatlığı hala üzerinden atamadığından dolayı bazı kurumlarda sıkıntılarımız var. Bunu kimse inkar edemez. Bu sıkıntıları da biz en kısa sürede milletvekilleri ve Ak Parti İl Başkanı Volkan Mengi’yle de gidereceğimize inanıyoruz. Gidarmak zorundayız. Eminim ki bu süreçte ortak haraket edeceğimize eminim. 

Ülkemizde yaşanan ekonomik sıkıntılar hakkında MHP’nin çözüm yolları nelerdir?

MHP olarak Genel Başkanımız hükümet ortağı değildir. Sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin zor dönemlerdeki sıkıntılarından dolayı Genel Başkanımız Ak Parti hükümetine ve Cumhur İttifakı’na destek vermektedir. Hatırlarsanız sosyal medyada, televizyonlarda hükümet ortağı olması yönünde bakanlık alması yönünde genel başkanımızın sözleri vardır. Biz bu ülkeyi karşılıksız sevdik. Karşılıksız olarak biz Cumhur İttifakı’nı destekliyoruz şeklinde açıklama yaptı. 

Yerel bazda bir ekonomik kriz var. Bir sosyal patlama konusuda da işini kaybeden, ekonomik sıkıntıdan dolayı işten çıkan işçiler konusunda bize çok mürcaatlar vardır. Halkımız işinin devam edeceğinden sonra hesaplama yaparak ev, araba ihtiyacına göre hesaplama yapmıştır. Burdur’umuzda hayvancılık ve tarım sektörü yoğun olarak yapıldığı için girdilerin ne kadar yüksek olduğunu toplum biliyor. Bundan dolayı satışlarda da imal ettikleri mallarında satılmadığını, toplumda biliyor. Ama Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı olarak bu süreçten kurtulacağız. Gelecek Türkiye Cumhuriyeti’nin 2023’e giden Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yıl kuruluşundan dolayı Türkiye dünyanın ilk 10 ekonomisi içinde yer alacaktır.”değerlendirmesi yaptı. 

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet
Pazartesi, 26 Ağustos 2019 15:47

Başkan Ercengiz; TOKİ’de konutlar yükseliyor

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, yapımı devam eden TOKİ konutları projesini gazetemize yaptığı açıklamada değerlendirerek; “Daireler öncelikle hak sahiplerine verilmek  üzere yapılmakta. İhtiyaç sahipleri için yapılacak konutlar için henüz başvuru işlemleri başlamış değil.”dedi. 

 

Projenin uygulamaya başlamasıyla Depremevleri Pazarı’ndan 100. Yıl Karakolu’nun arkasındaki konutların olduğu bölgeye kadar olan alan tamamen yıkılacak 655 konut, 41 ticari alan, yeşil alanlar, kültür merkezi, sağlık ocağı, karakol gibi ihtiyaç alanlarının da oluşturulacağı yeni bir yerleşim yeri yaratılacak. Hak sahiplerinin alacağı konutların dışındaki konutların ise ne zaman yapılıp, satışa çıkacağı konusunda bir bilgi yok.

Ev sahibi olmak isteyenlerin büyük bir merakla bekledikleri toplu konut için yapım çalışmaları devam etmekte. Depremevlerindeki TOKİ konutlarının projelendirme evresinden sonra yapım aşamasına geçildi. 

Daha önce kentin girişindeki yeni otogarın yanına 2006-2007 yıllarında TOKİ evleri inşa edilmişti. Bur-Kent Tefenni yolunda da ikinci etap sosyal konutlar yapılarak hak sahiplerine teslim edilmişti.

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz TOKI konutlarıyla ilgili açıklamasında;

“TOKİ’de konutlar yükseliyor. Öncelikle hak sahiplerine verilmek üzere daireler yapılıyor. Ardından da vatandaşa satılacak konutlar yapılacak. Toplu Konut İdaresi tarafından yaıplan konutlarda her zaman söylediğimiz gibi biz Burdur Belediyesi olarak elimizden gelen bütün özveriyi sağlıyoruz. Başta arazi vererek bunu yaptık. Şimdi de o alanda TOKİ’nin hızlı ilerleyebilmesi için gerektiğinde bize de iş düştüğünde gidip kendilerine yardımcı oluyoruz. Herhangi bir sıkıntı yok.”bilgisi verdi.

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet

Saadet Partisi Burdur Gençlik Kolları başkanı Hüseyin Eroğlu, atanamayan üniversite mezunları ve mülakatlardaki adaletsizlikleri dile getiren bir basın açıklaması yaptı. Saadet Partisi İl Divan Tolantısı’nın ardından AGD salonunda yapılan açıklamaya gençlik kolları üyeleri, İl Başkanı Süleyman Arslan, Merkez İlçe Başkanı Abdullah Acar ve partililer katıldı. 

Saadet Partisi Burdur Gençlik Kolları Başkanı Hüseyin Eroğlu açıklamasında; Adaletin herkese hakkını vermek olduğunu ve bu hakkı kat’i suretle yerine getirecek olanın ise adil ve sosyal devletin iradesi olduğuna vurgu yaparak “Bugün burada; geleceği şekillendirecek olan bütün gençleri temsilen konuşacağız. Bugün burada; hayalleri solan ve dahi hayatları solan biz gençlerin sıkıntılarını konuşacağız. Bugün burada; gençlerin haklarını ve geleceğini gasp eden uygulamaları konuşacağız. Ve bugün burada sinelerde katmerlenmiş adaletsizliği, yüzlere kara leke olarak çalınmış liyakatsizliği konuşacağız. Adalet herkese hakkını vermektir ve bu hakkı kat’i suretle yerine getirecek olan ise adil ve sosyal devletin iradesidir.” Değerlendirmesi yaptı.

DİPLOMALAR; ADETA İŞŞSİZLİK SERTİFİKASI

Ülkemizde adalete olan güvenin Cumhurbaşkanı yardımcısının da açıklamasına göre % 38,1 olduğunu, 685 bin üniversite mezunun kayıtlı işsiz statüsünde bulunduğunu belirten Hüseyin Eroğlu; “Toplumun ve geleceğin teminatı olan ve her fırsatta siyasilerin ve yöneticilerin süslü cümlelerine mazhar olan gençlerin durumundan da bahsetmek elzemdir: Türkiye’de 15-24 yaş aralığında bulunan kişi sayısı 12.971.396.

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) verilerine göre 2019 yılında işsizler topluluğunun %25’ini gençler oluşturmakta ve bunların 684.889’u ise diplomalı işsiz genç olarak kayıtlara geçmiştir.

Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) sisteminde kayıtlı Lisans mezunu işsiz sayısı 664 bin, Yüksek Lisans mezunu işsiz sayısı 20 bin, doktoralı işsiz sayısı 889 dir.” Dedi.

280 BİN ÖĞRENCİ HAKKINDA YASAL İŞLEM

Üniversitelilerin mezun olduktan sonra sadece işsizlik değil, aynı zamanda KYK borcu ile de baş başa kaldığını ifade eden Saadet Partisi Burdur Gençlik Kolları Başkanı Hüseyin Eroğlu; “Öğrenciyken bir geliri olmayan genç, devletin sağladığı öğrenim kredisine ihtiyaç duyuyor. Böylece üniversiteden borçlanmış olarak mezun oluyor. Faizlerle birlikte bu borç kısa sürede işsiz bir gencin ödeyemeyeceği boyutlara ulaşıyor. Geçtiğimiz günlerde KYK borcunu ödeyemediğinden dolayı haklarında yasal işlem başlatılması için Hazine ve Maliye Bakanlığına bildirilen mezun sayısı 280 bin. Peki soruyoruz: Başlatılacak işlem yasal mı, faiz helal mi? Gençlerin ümidini yeşertmek amacıyla da kurulan üniversiteler artık adeta “gençlere işsiz denilmek yerine öğrenci denilerek genç işsiz sayısını düşürmek” amacına hizmet etmektedir. Malumunuz üzere üniversite eğitimine devam eden bir genç, işsiz sayılmamaktadır.” Dedi.

SON 2 YILDA, ATANAMAYAN 50 ÖĞRETMEN İNTİHAR ETTİ

“Son iki yılda ataması yapılmadığı için hayatına son veren öğretmen sayısı ise maalesef 50’dir. Kamu atamalarında getirilen mülakat sistemi adaletsizliğin en belirgin göstergesi ve liyakatsizliğin merkezi konumuna gelmiştir. Mülakatlarda mesleki yeterlilikleri yerine adayların siyasi eğilimleri, dünya görüşleri, iktidar partisine karşı tutumları belirleyici olmaktadır. 

Onlarca yıllık emekler 5 dakikalık bir mülakat ile yerle bir edilmektedir. Mülakat sistemiyle özetle; Ankara’da dayısı olmayan ortada kalmıştır. Kamu Personeli Seçme Sınavı’nda 1. olduğu halde mülakat sisteminde düşük puan alarak atanamayan Deniz Öğretmen ve daha binlercesi bulunmaktadır.” Diyen Saadet Partisi Burdur Gençlik Kolları Başkanı Hüseyin EROĞLU yazılı sınav ve mülakatta başarılı olduğu halde “Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması” adı altında yapılan uygulama ile sicilinde herhangi bir problem olmadığı halde ataması gerçekleşmeyen veya aylarca bekletilen gençler için bu çıkmazların çekilmez bir hal almaya başladığını sözlerine ekledi.

PEKİ ÇÖZÜM NEDİR?

Yapılan açıklamada çözüm önerisi olarak Saadet Partisi’nin önerileri maddeler halinde sıralandı. İşte o maddeler.

1-Ülkemizin en önemli kaynağı olan gençler istatistiki verilerin öznesi olmaktan çıkarılıp; gençlerin nitelikleri ve ihtiyaçları tespit edilmelidir.

2-Üniversiteler, gençlerin yeteneklerini değerlendirmeli, ilgisini dikkate almalı ve gelecek kaygısı olmadan donanımlı şekilde hayata atılmalarını sağlamalıdır.

3-Her şehire her bölümün açılmasındansa o şehrin veya o bölgenin ihtiyaçlarına ve imkanlarına göre okulların ve bölümlerin açılması, mezun olanların iş bulma oranları ve mezun oldukları bölümle ilgili yeterlilikleri ölçülüp verimsiz bölümlerin ve okulların kapatılması veya o bölümlerin ihtiyaca göre değiştirilmesi gerekmektedir.

4-Kamu atamalarında ülke ihtiyacını karşılayacak şekilde kontenjan artırımına gidilmelidir ve öncelikle sağlıkta sonrasında tüm alanlarda taşeron hizmet ve personel alımlarının yerine çalışma verimi kontrol edilmek üzere kamuda ihtiyaç duyulan personelin kadro ile çalıştırılması sağlamalıdır.

5-Mülakat sistemi derhal düzenlenmeli; itaat değil liyakat, sadakat değil ehliyet ölçülmeli ve sorgulanabilir, adil ve şeffaf bir mülakat sistemi uygulanmalıdır.

Mülakat sonuçlarının ve Güvenlik Soruşturmasının açıklanma süreleri için limitler belirlenmelidir ve Güvenlik Soruşturması, mülakat sonuçlarının açıklanmasından sonra yapılmalı-sonuçlandırılmalıdır.

6-Sicilinde herhangi bir problem olmayanlar için “Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması” engel olmamalıdır.

“Saadet Partisi Gençlik Kolları olarak bizler, geleceği şekillendirmek için sorumluluk almaya hazırız” diyen EROĞLU sorunların çözülmesi, mağduriyetlerin giderilmesi için yetkilileri göreve ve bütün mağdurları, sorunlarını konuşarak çözümler üretmek üzere iş birliğine davet etti.

Basın açıklamasında üzerinde “TORPİL DEĞİL, ADALET İSTİYORUZ, “DAYILAR! AMCALAR! MÜLAKATA KARIŞMASIN”, “MÜLAKAT DEĞİL, LİYAKAT ESAS ALINMALIDIR”, KAZANANI BELLİ OLAN MÜLAKAT OLMAZ” yazılı dövizler taşındı.

Yayınlandığı Kategori Manşet
No Internet Connection