Burdur Gazetesi Arşivi - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber
Cumartesi, 08 Haziran 2019 14:39

10 Haziran 2019 - Pazartesi - Burdur Gazetesi

10 Haziran 2019 - Pazartesi - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv

“Devlet Hastanesi çalışanları huzursuz, mutsuz” başlığı ile gazetemizde yer alan haberimizin ardından, Burdur Devlet Hastanesi Hekimleri adına basın açıklaması yayınlayan Isparta-Burdur Tabip Odası Başkanı Dr. Mehmet Ali Gökçe Devlet Hastanesi doktorlarının sorunlarını ve taleplerini dile getirdi;

 

Burdur Devlet Hastanesi ile ilgili son dönemdeki sıkıntılar sebebi ile Isparta-Burdur Tabip Odası Yöneticileri ile Burdur Devlet Hastanesi hekimlerinin katılımıyla bir toplantı yapıldı.  

Burdur Devlet Hastanesi’nde yapılan toplantıya Isparta-Burdur Tabip Odası Başkanı Dr. Mehmet Ali GÖKÇE, Hastane temsilcisi Dr. Tevfik Serkan ÖZKAN, Tabip Odası eski yöneticileri Dr. Ulaş SAĞLAM, Dr. Ümit GÜMÜŞTAŞ ve hastane hekimlerinin tamamına yakını katılmıştır. Toplantıda aşağıdaki sorunlar tespit edilmiştir. Isparta-Burdur Tabip Odası olarak aşağıdaki sorunların ivedilikle çözümünü temenni ediyoruz.

Son günlerde Burdur Kamuoyunda Burdur Devlet Hastanesi’nde huzursuzluk olduğu paylaşılmaktadır. İl Sağlık Müdürlüğü tarafından bu durumun sebebinin ekonomik sebepler olduğu bilinçli olarak lanse edilmektedir. Ekonomik sorunlar zincirin son halkasıdır. 

• Hastanede hekimlerin muhatap olabileceği idari boşluğun bir an önce giderilmesi gerekmektedir. Bu yapılırken de liyakat sahibi insanların tercih edilmesi gerekmektedir. 

• İl Sağlık Müdürlüğü’nün iletişim problemini bir an önce çözmesi, görüşme talebi olan hekimlerin bu taleplerini geri çevirmekten vazgeçmeleri gerekmektedir. Sağlık personelleriyle herhangi bir görüşme yapılmadan, basına hastanede herhangi bir sorun ve huzursuzluk yoktur demek iletişimsizliğin en büyük göstergesidir.

• İl içi ve İl dışı görevlendirmelerin keyfi, birdenbire, ben yaptım oldu mantığıyla haftanın son mesai saatinde tebliğ edilmeye çalışılması hekimin de bir insan olduğunun düşünülmediği anlamına gelmektedir. Bu üsluptan derhal uzaklaşılması gerekmektedir. 

• Hastanenin fiziki koşullarına, hastane işleyişine tam olarak vakıf olmayan, aktif hekimlik yapmayan, hatta hekim olmayan kişilerin İl Sağlık Müdürlüğü’nde yıllardır aynı koltukları işgal etmesi sorunun oluşmasında en büyük neden, çözümünde de en büyük engeldir. 

• Burdur Devlet Hastanesi, Burdur Merkez’ de 24 saat kesintisiz hizmet veren tam teşekküllü tek sağlık kuruluşudur. İl Sağlık Müdürlüğü’nden yapılan talihsiz açıklamada “tercih edilmeyen doktorlar” ifadesinin bulunması, İl Sağlık Müdürlüğü’nün ne kadar hekim dostu olduğunun göstergesidir. Bu ifadeyi şiddetle kınıyoruz. Tercih edilmeyen doktorlar değil, halkımızın hak ettiği fiziksel ortamı ve kaliteyi sağlayamayan İl Sağlık Müdürlüğü’ dür. Bu arada yeni hastane inşaatının durduğuna dair dedikoduları kamuoyundan takip etmekteyiz. Bu konuda bizlere herhangi bir açıklama yapılmamaktadır.

• İl Sağlık Müdürlüğü’nün yaptığı talihsiz açıklamada, daha fazla hasta yatırılması ve daha fazla ameliyat yapılması önerisinde bulunulmuştur. Bu endikasyon dışı (gereksiz) tedavi anlamına gelmektedir. Bu tip yaklaşım halk sağlığına ciddi anlamda zarar vermektedir. Bu durum hasta hekim ilişkisine ticari gözle bakıldığının göstergesidir.

• Gerekli alt yapı ve hazırlık yapılmadan birden bire geçiş yapılan hastane otomasyon sisteminde sıklıkla sorunlar ortaya çıkmaktadır. Bu sorunlar sebebiyle haftalardır hastalarımız ve çalışanlarımız mağdur olmaktadır. Yine fatura hekimlere kesilmektedir.

• İhtiyacımız olan cerrahi malzemelerin gerekli kalitede sayıda ve zamanda alınmasına hastane müdüriyetinin ve İl Sağlık Müdürlüğü’nün engeller çıkarması büyük bir problem haline gelmiştir. Bu durum bir kısım ameliyatların gerekli ekip olmasına rağmen yapılamamasına hastaların mağdur edilip çevre İllere gitmesine sebep olmaktadır.

• Yoğun çalışma temposunun olması, kanuni sınırlamanın üzerinde listeye koyulan icap listelerinin olması, hekimlerimizde kronik yorgunluğa ve umutsuzluğa sebep olmaktadır. Bu da iş veriminin düşmesine sebep olmaktadır.

• Kamuoyunu son günlerde en çok meşgul eden konu, tayin istenip istenilmediğidir. Evet çok sayıda arkadaşımız geçtiğimiz aylarda tayin isteyip gitmiştir. Bu günlerde tayin istemiş ve önümüzdeki günlerde tayin istemeyi planlamaktadır. Bu sayı 30-40 ‘lı rakamları bulacaktır.

• Son olarak şunu belirtmek isteriz ki gelir dağılımında adaletsizlik, sağlık personelinin hak ettiğini alamaması önemli bir sorundur. Ancak bizler için daha önemli olan etik konular ve hekimlik onurumuzdur. Bugüne kadar sorunlarımızın dile getirilmesinde ve çözümlenmesi sürecinde bizlere destek olan basın mensubu arkadaşlarımıza, tüm sivil toplum kuruluşlarına dostlarımıza teşekkürü borç biliriz.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde Honamlı Keçi ırkının saflaştırılması ve damızlık Honamlı Keçisi yetiştirilmesi çalışmaları başarı ile sürdürülüyor.

 

Honamlı Keçisi özellikleriyle üstün ırk

Geçen yıl saf Honamlı keçi ırkından damızlık teke ve damızlık dışı (kurbanlık) hayvan satışı yapılmasından önce açıklama yapan MAKÜ Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özkan Elmaz,  9 yıldır Türkiye’nin değeri olan Honamlı keçi ırkı üzerinde üniversite olarak bilimsel çalışmaları yaptıkları, projelerin neticesinde Kasım 2015’te Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Honamlı keçi ırkının ayrı bir keçi ırkı olarak tescil edildiği bilgisini Verdi.

MAKÜ yerel kalkınmanın dinamiği

Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz konuya ilişkin yaptığı açıklamada;  “Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi üstlendiği misyon çerçevesinde özellikle bölgesiyle uyumlu ve bölgesine hizmet eden, yerel kalkınmanın da dinamiği olmayı hedefleyen bir Üniversitedir. Üniversitemiz bünyesinde yürütülen proje çerçevesinde damızlık ve kurbanlık satışlarımız bugün başladı. Bu yıl ilkini gerçekleştiriyoruz, bundan sonraki yıllarda bu artarak devam edecek. Projeyi, elde edilen ürünlerin saf, temiz, hastalıklardan ari, her türlü bilimsel çalışması yapılmış, sonuçları test edilmiş, örnek bir çiftlik olması münasebetiyle oldukça değerli bir çalışma olarak görüyoruz.  O yüzden bu projede emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Burada gerçekleştirdiğimiz sadece kurbanlık satışı gibi algılanmamalı. Teke bölgesinin tüm yetiştiricilerinin problemlerine çözüm üretiyoruz ve üretmeye devam edeceğiz. Zaten devletimizin Üniversitelere yatırım yapmasındaki amaç da budur. Üniversitelerin amacı sadece öğrenci mezun etmek değil, bulunduğu bölgeye faydalı olmak, bulunduğu ekosistemin bir parçası haline gelmektir. Buradan damızlığı alan üreticimiz kendi çiftliğinde çiftleştirmesini yaparak hem etçil hem de sütçül anlamda kaliteli, verimli sürüler elde etmiş olacak. Bu da birim alandan elde edilen verimi yükseltecek.” Demişti.

Honamlı Keçisi koruma altında

Hürriyet Gazetesi’nin Akdeniz Eki’nde Honamlı Keçisi koruma altında başlığıyla yapılan haberde; “Genetik çeşitliliğin korunması ve evcil hayvan genetik kaynaklarının yok olmalarının önlenmesi amacıyla, Tarım ve Orman Bakanlığı’nca ülkesel çapta uygulanan Halk Elinde Hayvan Islahı  Projesi kapsamındaki Honamlı Keçisi Islah Projesi umut vaat ediyor.

Honamlı Yörükleri tarafından yetiştirilen ve bu yörük aşireti tarafından günümüze kadar korunmuş olan, adını da  yörüklerden alan bu keçi ırkı, ağırlıklı olarak Antalya, Isparta, Burdur ve Muğla’nın Akdenize bakan yamaçlarında yetiştiriliyor.

Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada ‘Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Antalya Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği ve Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi işbirliğiyle yürütülen geliştirme amaçlı 2 ayrı projede  12 ilçede 77 yetiştirici ve 12 bin 600 Honamlı Keçisi yer alıyor. 

Proje kapsamında saf yetiştirme ve seleksiyona dayalı  olarak yetiştirici koşullarında hayvan genetik kaynaklarının korunması ve geliştirilmesi amaçlanıyor’ bilgisi verildi.

Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Bahri Dağdaş Tarımsal Araştırma Enstitüsü ile ortaklaşa yürütülen Honamlı Keçisi Yerinde Koruma Projesi’nde yer alan yetiştiriciler ile de Honamlı Keçisi’nin saf olarak yetiştirilmesi ve korunması sağlanıyor” denmekte.

2013 yılı Temmuz ayında Rektör Prof. Dr. Mustafa Saatcı öncülüğünde Veteriner Fakültesi Zootekni Anabilim Dalı öğretim üyeleri “Honamlı keçi ırkının üreme, süt verimi, karkas özelliklerinin belirlenmesi ve bu ırkın anatomik özelliklerinin osteolojik (Anatominin kemiklerle ilgili bölümü) yönden kıl keçisiyle karşılaştırılması” isimli proje çalışması TÜBİTAK tarafından da desteklendi. MAKÜ Veteriner Fakültesi Zootekni Anabilim Dalı Öğretim üyesi Doç. Dr. Özkan Elmaz’ın yürütücüsü olduğu  proje kapsamında, İstiklâl Yerleşkesi’ndeki çitflikte yetiştirilen 70 Honamlı dişi keçi ile 2 Honamlı tekeden oluşan sürü ilk yavrularını vermeye başladı.Çiftlikteki  60 keçiden 45’i doğum yaptı. Bu doğumlarda toplam 65 yavru dünyaya geldi. 

Honamlı Keçisi kıl keçisi değil özel ırk

Mehmet Akif Ersoy Ünviersitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Saatcı o dönemde Çiflikte yaptığı açıklamada “Herşey bir fikir, düşünce ve hayalle başlar. Bundan 6-7 yıl önce Keçi demekten imtina edildiği bir dönemde Keçinin günah keçisi olduğu bir dönemde keçilerimizin bir değer olduğu, keçilerimizin milli bir kaynağımız olduğu bunu en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiği düşüncesi ile yola çıktık. İçinde bulunduğumuz Teke Yöresindeki keçi sürülerini dolaştık. Halk arasında Honamlı olarak tabir edilen aslında kıl keçisi olmayan çok daha farklı özellikleri olan, çok daha üstün özellikleri olan başka bir ırkı tesbit ettik.  Hazırladığımız projelerimizi TÜBİTAK’a sunduk.” Dedi.

Aynı dönemde Honamlı keçi ırkının laktasyon süt verimi ve süt bileşimini hakkında ilk verilerin toplanmaya başlandığını söyleyen Yrd. Doç. Özkan Elmaz ise çalışmalarda önemli bir etçi ırk olduğu yönünde elde edilen veriler ışığında doğan oğlakların büyümesinin 2 yıl boyunca düzenli aralıklarla takip edileceğini belirtti.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Cumartesi, 08 Haziran 2019 14:39

Zincirleme kazada 5 yaralı

Antalya Kavşağı’nda 4 aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında 5 kişi yaralandı.

Dursun M. yönetimindeki 60 AAZ 296 plakalı sebze yüklü kamyon kırmızı ışıkta duramayınca kavşakta  bekleyen Limi Çalın’ın kullandığı 34 BCP 695, Buse Sena Karataş’ın kullandığı 34 S 1488, Alican Yüksel kullandığı 15 AN 776 ve Ogün Bayram Zengin yönetimindeki 15 AL 885 plakalı araçlara çarptı. Çarpmanın neticesinde can kaybı yaşanmazken araçlarda bulunan 5 kişi yaralandı. 

Kaza yerine çok sayıda ambulans sevk edildi. 112 ekipleri kazada hafif yaralanan Buse Sena Karataş, Manolya Çalış, Melike Çalış, Kezban Zengin ve Alican Yüksel’e kaza mahalinde ilk müdahaleyi yaptılar.  Kaza sebebiyle karayolu bir süre araç trafiğine kapanırken araçlar hasar gördü.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Üzerine dökülen kızgın yağla ileri derecede yanan 2,5 yaşındaki Suriyeli bebek özel uçakla İstanbul’a sevk edildi.

Gölhisar Devlet Hastanesi’ne getirilen 2,5 yaşındaki Suriyeli Şem Abdullah bebek ambulans uçakla İstanbul Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gönderildi.

Suriyeli Şem Abdullah’ın annesinin yemek yapması esnasında kaza ile bebeğin üzerine kızgın yağ döküldü. Yanan bebeğin vücudunda ve yüzünde ileri derece yanıklar oluştu. İhbar üzerine gelen ambulansla önce Gölhisar Devlet Hastanesi’ne götürülen bebek, daha sonra Burdur Devlet Hastanesi’ne sevk edildi.

Hastanede yapılan ilk müdahalenin ardından Şem Abdullah bebek, Sağlık Bakanlığı Hava Koordinasyon Merkezi ile yapılan görüşme sonucu gelen ambulans uçakla, İstanbul Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi.

Yayınlandığı Kategori Manşet
No Internet Connection